- Kategori
- Futbol
Sivasspor-Beşiktaş maç öncesi yorum

Sivasspor – Beşiktaş maçı öncesi maça ilişkin fikir yürütelim.
Sivasspor’un mevcut yolu Bank Asya
Sivasspor’un bu sezon yaşadığı düşüşün arkaplanında gerçekçilikten idealizme kayan teknik yönetim anlayışı yatıyor. Bülent Uygun’un kendine ve takımına duyduğu gerçekçi olmayan güven bu sonu hazırladı. Balili, Tum, Sylla, Diallo gibi oyunculara yol verilmesi, sezona Erman, Cihan gibi ince oyuncularla başlanması, başarının doğru analizini yapılamadığını anlatıyor. Milli takımımızın teknik yönetiminin Avrupa Şampiyonası üçüncülüğünü bir turnuvada üçüncü olmuş olmanın ötesinde algılamış olması nasıl artı başarısızlık doğurduysa, Sivasspor’un başarıyı algılayış şekli benzeri başarısızlığın zeminini hazırladı. Muhsin Ertuğral seçimi de doğru analiz yoksunluğundan ileri gelen bir seçim. Sivasspor idealist olduktan sonra ritmini kaybetti. Ertuğral, Türkiye’de çalışan hocaların belki de en idealist olanı. Hocanın hocalık vasıfları üst düzey de olsa, bu hocayla devam edilmesi halinde Sivasspor küme düşer. Sivasspor’un idealist değil, realist/pragmatik bir hocaya ihtiyacı var. Türkiye'de Sivasspor'un işini görecek tipte hocalar var. İkinci yarı paşa paşa Bülent Uygun’un kapısını da çalabilirler.
İyi sonuçlar bu maç özelinde yanıltmamalı
Son üç maçta Beşiktaş üst düzey takımlara karşı iyi sonuçlar aldı. Sivasspor üst düzey bir takım değil. “Üst düzeyi yenebilen alt düzeyi kolay yener.” Bu akıl yürütme biçimi zaman zaman işe yarar; ama her zaman iş görmez. Beşiktaş’ta Ernst, Fink oyunun merkezinde yer alan oyuncular. Hücum oyununda Beşiktaş bu nedenle gişe yapmıyor. Denizli'nin oyununda Fink’e yaratıcı olmak düşüyor, bu da Erol Taş’ın “iyi”yi oynadığı bir filme benziyor (detaylar için bkz. Beşiktaş-Antalyaspor maçından notlar http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=197849 ). Zorluk derecesi yüksek maçlarda ise oyun merkezinde iki Alman ön savunma takıma artı katkı sağladı. Galatasaray, M.United, CSKA maçlarında ön savunma bölgesinde Ekrem kullanılmasaydı benzeri sonuçlar o maçlarda da alınabilirdi. Beşiktaş’ın üretkenliğinde esaslı bir fark gözlenmiyor. Zorluk derecesi yüksek maçlardan başarılı sonuçlarla ayrılınmış olunması bu nedenle bu maç özelinde bir belirleyici değil. Beşiktaş’ın avantajı rakibin ligin Denizlispor ile birlikte en kötü takımı olması.
İbrahim Üzülmez'in güveni, Sivasspor için silah!
Rehavet unsurunun etki etmesi en olası oyuncu İbrahim Üzülmez. Üzülmez Fenerbahçe maçında çoğunluk tarafından maçın adamı seçildi (bence maçın adamı Fink’ti) + M.United maçı sonrası da övgü aldı. Bu tespitlerin gerçekçi bir zemininin olmaması bu ve önümüzdeki birkaç maç özelinde Üzülmez ve Beşiktaş için tehlike. Fenerbahçe maçında kontrolündeki topu Gönül’e kaptırdı ve rakibi pozisyona soktu, ardından Gönül çok korkulacak bir pozisyonun içerisinde olmadığı ve ceza sahası içerisinde olduğu halde Gönül’e bariz bir ihlalde bulundu. Hakem penaltı çalsa maçın sonucu değişebilirdi. Benzeri pozisyon geçen sezon da yaşanmıştı: Gönül, Bobo’ya tekme atmış, Bobo düşmediği ve oyuna devam ettiği için hakem oyunu devam ettirmiş, “stoper Gönül” de bu maçtan sonra Üzülmez gibi övgü almıştı. Hatta onu stoper oynatan Aragones de. M.United maçında, M.United sadece iki kez etkili geldi, iki pozisyonda da Üzülmez rakibin pozisyona girmesini sağlayan oyuncuydu. İkinci yarı öyle bir pozisyonda kendini yere attı ki, hakem oyunu devam ettirse taraftar havaalanında bu kez onu isterdi. İki sezon önce Yattara’nın önünde kendini benzeri şekilde bırakmış, hakem Bülent Yıldırım oyunu devam ettirdiği için Beşiktaş gol yemişti. Gerçekçi olmayan güven her zaman başa bela olur. Üzülmez, Fenerbahçe ve M.United maçlarının ardından hakkında yazılanların etkisiyle gerçekçi olmayan bir güven durumu içerisine girerse, ki bu seçenek daha olası, bu maçta veya önümüzdeki birkaç maç içinde Beşiktaş suni güvenin bedelini öder. Ertuğral takımının en yetenekli oyuncusu olan ve iki çizgide de oynayabilen Erman'ı Üzülmez'in karşısında oynatmalı. Bu, bedelin bu maçta ödenme olasılığını artıran bir hamle olur.