- Kategori
- Sivil Toplum
Sivil havacılık, cep telefonu ve organizasyon
Bugünkü Milliyet gazetesi internet sayfasında yandaki haberi detayları ile okuyabilirsiniz." Havada cep telefonu operasyonu. THY uçağının inişinde ILS sinyalleri arıza verince, pilot açık cep telefonu olabileceğini belirtti. Bir yolcunun telefonunu açık unuttuğu öğrenildi. Aynı haber Hürriyet gazetesinde "düşüyoruz
kim cepten konuşuyor" başlığı ile verilmişti. Geçenlerde de bir uçağımız Ankara' ya inerken pistin üstünde kar temizleme aracı görüp " habere göre yaklaşık 1000 metre" kala pas geçmişti. Sorun kule ile kar temizleme aracı arasındaki telsiz bağlantısının kesilmesinden kaynaklanmış. İşe bakın yolcunun telefonu açık, görevlinin telsizi kesik. Şimdi bunun üzerine 23 Aralık 2007 tarihli Hürriyet gazetesi pazar ilavesi Kokpit sayfasındaki A340 uçaklarında önce mesaj gönderilmesine sonra konuşmaya izin verilmesi için gerekli teknolojik yatırım anlaşmasının yapıldığı haberini okuyun ve tekrar düşünün bunun sonucu bizde ne olur ?
Sayın okurlar ben "insan faktöründen ayrı tutarsanız teknolojik olarak en güvenli ulaşım aracı olan" uçağa binmeyi sanırım 50' ye yakın uçuş yaptıktan sonra bıraktım. Nedeni ise işte bu. Ülkemizde bizden bağımsız yaratılmış teknolojileri mevcut insan yapımız ile kullanamıyoruz. Bu tür bir mental organizasyon, davranış biçimi sorunumuz her alanda var.
Yapılacak olan teknolojik yatırım uçuş güvenliği sorunlarını çözüyor olabilir. Ama lütfen düşünün, eğer Türk insanına havada da cep telefonu ile konuşma izni verirseniz ne olur? Sayın okurlar hepimiz çok önemli ve vazgeçilemez insanlarızdır. Herşey daima bize sorulmalıdır. Hepimiz sosyal, insan ilişkileri çok kuvvetli, aranan kişilerizdir. Biz olmazsak işde, eğlencede olmaz. Yaptığımız her konuşma o anda ve mutlaka yapılması gereken konuşmalardır. Biz bağırmazsak anlaşamayız. Biz aynı anda konuşmazsak olmaz. Sıra ile konuşamayız. Lütfen bir öğle saatinde bir iş merkezinde etrafınıza bakın. Cep telefonlarını ceplerinden çıkarmak için dahi zaman kaybedilemeyecek önemde işleri yapan ne kadar çok insanımız var ve bu yüzden (çoğu kez kez iki cep telefonu birden) o hayati aleti avuç içlerinde taşıyorlar. Ve lütfen konuşmalarına kulak verin (bunun için çaba sarfetmenize gerek yok, tersi için çaba sarfetmelisiniz) ne kadar hayati ve o anda konuşulması gerekli önemli noktalar son derece anlamlı / nazik -nabr, hı, ha, okey bye, yap, öptüm gibi- uzun cümle/kelimelerle ifade ediliyor. Sayın okurlar aracımla yapmadığım Antalya iş yolculuklarımda seçtiğim firma sabaha karşı 04.00 civarında Afyon tesislerinde mola veriyor. Otobüsün -doğaldırki ben hariç- tamamı bu önemli insanlarla dolu ve en az yarısı o saatte gerçekten cep telefonları ile bir yerlerle konuşuyorlar. 04.00' de, otobüs molasında. Nasıl bu girişimde bulunulabilir ülkemde anlayamıyorum. Bildiğim kadarı ile Lufthansa bile bu konuda tek kriterin güvenlik olamayacağını belirtip ihtiyatla yaklaşıyor.
Sayın okurlar ya ben bizim insanımızı yanlış tanıyorum, ya da doğru tanıyorum ama katılmadığımı belirttiğim mantaliteler, düşünce sistematikleri normal. Ama o zamanda neden biz bu haldeyiz sorusunun cevabı havada kalıyor ki buna da takılmamak gerekiyor sanırım.
kim cepten konuşuyor" başlığı ile verilmişti. Geçenlerde de bir uçağımız Ankara' ya inerken pistin üstünde kar temizleme aracı görüp " habere göre yaklaşık 1000 metre" kala pas geçmişti. Sorun kule ile kar temizleme aracı arasındaki telsiz bağlantısının kesilmesinden kaynaklanmış. İşe bakın yolcunun telefonu açık, görevlinin telsizi kesik. Şimdi bunun üzerine 23 Aralık 2007 tarihli Hürriyet gazetesi pazar ilavesi Kokpit sayfasındaki A340 uçaklarında önce mesaj gönderilmesine sonra konuşmaya izin verilmesi için gerekli teknolojik yatırım anlaşmasının yapıldığı haberini okuyun ve tekrar düşünün bunun sonucu bizde ne olur ?
Sayın okurlar ben "insan faktöründen ayrı tutarsanız teknolojik olarak en güvenli ulaşım aracı olan" uçağa binmeyi sanırım 50' ye yakın uçuş yaptıktan sonra bıraktım. Nedeni ise işte bu. Ülkemizde bizden bağımsız yaratılmış teknolojileri mevcut insan yapımız ile kullanamıyoruz. Bu tür bir mental organizasyon, davranış biçimi sorunumuz her alanda var.
Yapılacak olan teknolojik yatırım uçuş güvenliği sorunlarını çözüyor olabilir. Ama lütfen düşünün, eğer Türk insanına havada da cep telefonu ile konuşma izni verirseniz ne olur? Sayın okurlar hepimiz çok önemli ve vazgeçilemez insanlarızdır. Herşey daima bize sorulmalıdır. Hepimiz sosyal, insan ilişkileri çok kuvvetli, aranan kişilerizdir. Biz olmazsak işde, eğlencede olmaz. Yaptığımız her konuşma o anda ve mutlaka yapılması gereken konuşmalardır. Biz bağırmazsak anlaşamayız. Biz aynı anda konuşmazsak olmaz. Sıra ile konuşamayız. Lütfen bir öğle saatinde bir iş merkezinde etrafınıza bakın. Cep telefonlarını ceplerinden çıkarmak için dahi zaman kaybedilemeyecek önemde işleri yapan ne kadar çok insanımız var ve bu yüzden (çoğu kez kez iki cep telefonu birden) o hayati aleti avuç içlerinde taşıyorlar. Ve lütfen konuşmalarına kulak verin (bunun için çaba sarfetmenize gerek yok, tersi için çaba sarfetmelisiniz) ne kadar hayati ve o anda konuşulması gerekli önemli noktalar son derece anlamlı / nazik -nabr, hı, ha, okey bye, yap, öptüm gibi- uzun cümle/kelimelerle ifade ediliyor. Sayın okurlar aracımla yapmadığım Antalya iş yolculuklarımda seçtiğim firma sabaha karşı 04.00 civarında Afyon tesislerinde mola veriyor. Otobüsün -doğaldırki ben hariç- tamamı bu önemli insanlarla dolu ve en az yarısı o saatte gerçekten cep telefonları ile bir yerlerle konuşuyorlar. 04.00' de, otobüs molasında. Nasıl bu girişimde bulunulabilir ülkemde anlayamıyorum. Bildiğim kadarı ile Lufthansa bile bu konuda tek kriterin güvenlik olamayacağını belirtip ihtiyatla yaklaşıyor.
Sayın okurlar ya ben bizim insanımızı yanlış tanıyorum, ya da doğru tanıyorum ama katılmadığımı belirttiğim mantaliteler, düşünce sistematikleri normal. Ama o zamanda neden biz bu haldeyiz sorusunun cevabı havada kalıyor ki buna da takılmamak gerekiyor sanırım.