26 Ocak '08
- Kategori
- Sivil Toplum
Türban Allah'ın emri değildir

Ülkemizin geleceğini karatan Türbancılara karşı verdiğimiz mücadeleden başarılı oluruz? Türbancıların savunması Kuran'a dayalı ise bizimde bunun böyle olmadığını Kuran'a göre yaparsak onların gıkı çıkamaz.
Maide 51(Hristiyan ve Yahudilerle dost olmayınız..) Ayetle ilgili olarak basından çıkan yazılara Diyanet bir şey yapabildi mi veya bu Ayeti savunabildi mi? Türbanla ilgili olarak yazdığım bu yazının benzerini yazmadığım Gazeteci, parti ve Milletvekili kalmadı diyebilirim. Türbana karşı mücadele edenler zayıf kaldığını düşünerek ve bir katkım olur düşüncesiyle size yazıyorum.
Türban kullanılarak siyasetçi oy, makam, sermaye para ve gazeteci ise yazı peşindedir. Türban konusuna gelince: Türbanı, özgürlükler veya demokrasi açısından ele alırsanız bunlar belkide doğrudur ve bu yaklaşımınız Türbana yeşil ışık yakmak ve onlara destek çıkmaktır. Türbancı cephenin karşısında olan cephe olaya böyle yaklaşırsa bu işi baştan kaybetmiş demektir. Gözardı edilen şey ise, gerçekten Türban Allahın emrimidir veya bu emir var ise neden ve hangi şartlarda gelmiştir sorusunun cevabını bulmak gerekmektedir. İşte bizlerin kuvvetli olduğu yer burasıdır, ama bizler bu konuda ne soru soruyoruz ne de bu konuda Gazetelere demeç veriyoruz? Kuran'ı İlahıyatçılar bilir havasına (sanki bizler geri zekalıyız) girmişiz, onlar ise din sorgulanır korkusuyla bu işle ilgili olarak yalan söylemektedirler (Örnek Maide51 A).
2004 yılında Sn S.Ateş Vatan gazetesinde bu konuyla ilgili yazı yazdı sizler uyudunuz veya araştırıp destek vermediniz? Türbanın neden ve niçin geldiğini Ahzab 59. ayeti beraber okuyalım! (Ey Peygamber!eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu onların tanınmasını ve bundan dolayı inciltilmemelerini (burası önemli) sağlar. Ayetteki ifade (tanınıp inciltilmemeleri) şunu ifade etmektedir. Müslüman kadınlar örtünecek ve bu şekilde (Üniforma-işaret) onların, Arap erkeklerinin tecavüzünden korunacaklardır. Yani Türban o zaman ki şartlara göre gelmiş (tecavüz edilen mal gibi pazarda satılan kadını) ve o zaman için geçerlidir. Ayrıca müslüman kadınların tecavüzünü önlemek için örtünme ayetini gönderen Allah nedense köle ve cariyeler ve diğer dinlere mensup kadınlar için bu ayeti uygulatmamış ve onların tecavüzüne yeşil ışık yakmıştır. Yani bu ayete göre Arap erkekleri müslüman kadına tecavüz edemezler ama diğer kadınlara edebilirler demektir. Türbana karşı olmak hiçbir zaman hak ihlali veya insan haklarına karşı gelmek olarak algılanmamalıdır. Çünkü Türbanın dinde de yeri yoktur ve insanlar kandırılmaktadır. Şimdi burada şöyle bir durumda söz konusudur? Ayete göre peygamberin eşleri bile güvende değildir. (tanınıp incinmeme) Madem ki türban Allahın emri ise yine Allahın emirleri olan Maide51, Tahrim5, Hülle(ahlaksızca), iki kadının miras ve şahitlikteki hakkı bir erkeğe eşit olduğunuda savunmaları veya bunu istemeleri gerekmez mi? Çünkü Kuran uygulanacaksa, işine geleni değil, tüm ayetleri uygulamaları lazım gelir? Türbana karışan Allah, nedense köle ve cariyelik için ayet göndermemiştir? Dini, vicdan yerine şekil olarak(Türban, namaz, oruç, Hac) algılayıp insanları baskı altına almak aslında hoş bir şey değildir. Neden Müslümanların geri olduğu ve terör belasından kurtulamadıkları benim ve sizin için herhalde anlaşılmıştır. Eğer Allah, herşeye karışsaydı insana AKIL verirmiydi ? Saygılarımla