- Kategori
- Anılar
Siyah beyaz özlem

Kumandalarımızın tuşlarına basmak suretiyle verdiğimiz komut bazen bir haber, belki bir spor ya da bir dizi, film veya belgesel olarak çıkar, karşımıza.
Oysa özlenen veya özlediğimiz şeylerle bizleri buluşturan ve o hissi yaşatan filmlerimiz siyah ve beyaza bürünerek kastettiği yaşlılığını hatırlatarak bir kara trene bindirip seyahat ettirir, bizi.
Buğulu bir ses ile açılan perde de ya bir Türk Sanat Musikisi yahut ta bir caz ile karşılar, bizleri.
Aktör, aktris ve figüranların yansıttığı karakterler ve birbiriyle yaşadığı diyaloglar kaybettiğimiz değerlerimizi ve ne hazindir ki estetik konuşma üslubunu hatırlatır, bizlere.
Tabi arada bir Kasımpaşa, Tophane ve Köprü altı ağzıyla da konuşan yok değildir. Ama sanki kırmaz, incitmez bizleri, yine de. Çünkü o kaba ve argo gibi görünen dilin altında nüktedan, bazen taşlayan ve bazen de ağlatan mesajlar vardır, aslında.
Ofsayt Osman’ın Hâkim Amcası’na haykırarak sual ettiği gibi;
“Bu da mı ofsayt..!” diye.
Oysa acı başlayan her şey tatlı biter, umumiyetle. Kötüler kaybederken, iyiler hep galip gelir.
İşte onun için çok seviyorum ben siyah beyaz filmleri.
Özellikle yapanın yanına kar kaldığı günümüzde. Bir başka seviyor, bir başka izliyorum.
SON