- Kategori
- Gündelik Yaşam
Siz bugün kaç yaşındasınız?

alıntıdır
Mutfak sohbetindeyiz yine. Kaynayan çayın buharı camı buğulandırırken masada oturmuş annemin koşturmalarını izliyorum. Her şeye aynı anda hakim olma yetisini de hazır yeri gelmişken bir kez daha tebrik ediyorum. Çay demlenirken bize kahve hazırlıyor, bir yandan da muhabbet ediyor.
Sohbetlerimizin en verimlisi masa başında geçenler nedense. Koltuklara serilip rahat rahat konuşmak varken, illa ki mutfakta o taburelerde oturulacak. İkimizde de takıntı halini aldı. Kahveler piştikten sonra oturduk ikimizde yerimize. Yerlerimiz diyorum onlarda bellidir çünkü. Kimse kimsenin taburesine oturmaz bizde:)
Başlıyor anlatmaya. Önce yeğenlerden sonra kendisinden devam ediyor.
****
Birden yıllar önce yaptığı konuşmalara gider, yaşadığı bir olayı anlatır ve bugün ile değerlendirir. Bu kez;
“Biz kırklı yaşların başında teyzenlerle konuşurken, kendimizi hep daha genç hissettiğimizi söylerdik. Öyleydi de. Kırkların başındayken kendimi henüz 30 – 35 yaş arası gibi hissederdim. Hatta bazen 35 i bile fazla bulurdum, yakıştırmazdım kendime” dedi.
Belli ki, bugün o zamana oranla kendini daha bir yıpranmış hissediyordu.
“Bir önceki günü aratmayacak günler yaşamalı insan. Her gün aynı şeyleri yapmak sıkıntı verse de, biliyorum bir gün gelecek bugünleri de arayacağım” dedi ardından.
Neden böyle olur bilinmez ama dediği de yanlış değil. Sahiden her geçen gün aranıyor ve biyolojik yaşın ne olursa olsun, ruh yaşını ruh halin belirliyor.
****
Bazen baktığımda kendime 25-26 yaşı hiç yakıştıramam mesela. O gün öyle çok şey üst üste gelir ki, yaşımdan büyük şeylere olgunluk göstermek zorunda kalırım ve birden yolun yarısına varırım. Bazen de tam tersi, hala 16 da seyir eden, sorumlulukları oldukça hafif biriymişim gibi rahat olurum.
Yaşını belirlemek gerçekten insanın ruh haliyle mi alakalı?
Her geçen günün arandığı şu hayatta kendimize verebileceğimiz en güzel hediye “az yıpranmak.”
Her derdin bir çaresi, her çaresi bulunanın bir yenisi olacak her zaman. Olacak ki, hayat devam etsin.
Bu süreç içerisinde ise yapılacak en güzel şey, şimdi hissettiğimiz yaşı sabit tutmak. Mevsim geçsin, düzen değişsin, güneş batsın yeniden doğsun ve bizim ruh yaşımız hep aynı yerinde seyir etsin. Hep en genç haliyle, en mutlu gününde, en coşkulu,en sağlıklı saatlerinde kalsın.
Yapmak söylemek kadar kolay olmasa da, zorluklar bizlerin varacağı güzelliklere giden yoldur. İçimiz, kaç yaşına gelirsek gelelim hep aynı kalsın. Ne yüreğimizin taa derinlerinde barınan o çocuk bizi bıraksın, ne de “an” ın kavramı unutulsun.
Dün bitti, yarın gelecek, önemli olan ise; şimdi!
İçinde bulunduğumuz anın değerini bilerek, bugünün bize verilmiş yeni bir armağan olduğunun düşünerek soruyorum;
Siz bugün kaç yaşındasınız?