- Kategori
- Spor
Siz hiç böyle heyecan gördünüz mü?

Bursada yüzme il temsilciliği faaliyet proğramı gereğince 26.27 Mayıs 2007 tarihlerinde Gençlik ve spor İl Müdürlüğü (7-8) Yaş Minikler Yüzme Şenlikleri Atatürk Kapalı Yüzme Havuzunda gerçekleşti.Bu şenliklerde görevli bir hakem olarak yaşamış olduğum o mütiş anları hiç unutamayacağım.O körpe bedenlerdeki heyecanı hiç bir şeye değişemem, o heyecanı hiç bir olayda da alacağıma ve tatacagıma hiç inanmıyorum.
Doğrusunu söylemek gerekirse o yumurcakları gördüğümde bunların yüzecegine hiç akıl sıra erdiremedim, hadi serbest yüzebilirler , serbest bayrak yarışlarını yüzeceğine hiç ihtimal vermedim.Derken müsabakalar başladı dakika 1 , goller peşpeşe gelmeye başladı, ilk defa böyle zevkli bir müsabakaya şahit oluyorum.O genç umutların heyecanını görmek gerek .start taşına gelen minikler heyecenlanmaya başladıkları an ilk yaptıkları ellerini kemirenler, elini küçük bebekler gibi emenlermi, boş boş cevreye bakanlar, start vermeden havuza atlayanlar yani herşeyi görmek mümkün.Tabi bunları anlatırken o anı yaşamak gerek bire bir, canlı canlı...
Çoğunun ilk müsabakası olması nedeniyle heyecanları doruk naktasındaydı.Maçta stil hakemi olarak görev aldığımdan türübüne yakın olmam nedeniyle de bir çok konuşmaya da şahit oldum.Bir miniğin öğretmenim ben ne zaman yüzücem demesini, ardından; öğretmenim hep birazdan diyosunuz ama yüzmüyorum, sıkıldım ... tabi buradaki cocuk konuşması, mimikleri görmek gerek.Müthiç haz aldım anlatamam...sonradan bir iki veliyle görüşmemle çocukların maç öncesi ruh hallerinden bahsetmelerini istediğimde, onlarında benim gibi hayretler içinde kaldıklarını, çocukları o gece hiç zaptedemediklerini, soru üzerine soru sorduklarını yatıramadıklarını anlattılar.Tekrardan maça dönmek gerekirse , müsabakalarda birinci olanların elini yumruk yapıp kaldırmaları, bağırmaları, yüzüp de sonuncu olanların gözyaşları, birinci olanların sevinci , heyecandan yüzen sporcunun gözlüğü güneş gözlüğü gibi kullanması o şekilde yüzmesi, boğulma tehlikesi geçirenler, sitilleri karıştıranlar, yani anlayacağınız herşey içiçeydi.
En zorluk çektiğimiz de bayrak yarışları oldu.Çoçukları toparlamak, sıraya koymak, yerlerine yerleştirmek bayağı ğüçtü. Miniklerin bayraklardaki o müthiş tezahurat karşısında kıyasıya yarışmaları o müsabakaya ayrı bir renk verdi.Özellikle 50m yi bitirip diğer sporcunun suya atlamaları müthişti , çocuklar arkadaşlarının üzerine atlamamak için hep köşelere atlamaları ayrı bir akıl oyunu gibiydi. O anda dahi onu düşünmeleri beni hayretlere düşürdü.Bursadaki yüzme potansiyeli bayağı yüksek, özellikle özel okulların katkıları gözardı edilemez. Tabi bunun yanında bazı kamu kuruluşlarında hakkını yememek lazım. Ailelerin çoçuklara vermiş oldukları o özveriye gerçekten teşekkür etmek gerek sporcunun çekirdekte yetişmesi ve aile desteğinin olması onun gelecekte başarılı bir sporcu olmasının kanıtıdır.Stadın hınca hınç dolması o özverinin karesiydi...Yüzmeye destek verenlere teşekkürler...