- Kategori
- Güncel
Siz T.C. Başbakanı mısınız yoksa Ahlak Kavmi Şeyhülislamı mısınız?

Siz T.C. Başbakanı mısınız yoksa Ahlak Kavmi Şeyhülislamı mısınız?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği ‘Denizli’de üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenciyle aynı evde kalıyor. Vali Bey’e talimat verdik, bunun bir şekilde denetimi yapılacak’ sözleri büyük tepki uyandırdı.
Günlerdir ‘yaşam tarzı özgürlüğü’ ‘diline pelesenk olmuş’ bir Başbakan; ’muhafazakar demokrat’ yapımıza ters derken G-20 Ülkelerinin en gerisine düşüyor.
Diğer yandan Başbakan Erdoğan T.C. Devleti’nin yönetim anlayışını ‘Yeni Cumhuriyet’ olarak tanımlamaya başlıyor.
Başbakan Erdoğan ‘Yeni Türkiye’nin oturduğu temel taşlarını şöyle tanımlıyor:
"Biz Müslüman’ız. Rabbim bizi kavimler halinde yaratmış. Herkes farklı kavimde. Ama birbirine üstünlük taslamamış. Bakıyorsun, Türklükle üstünlük taslıyor. Niye üstünlük taslıyorsun, geç o işi. Sen illa onu Türk Milleti diye dayatırsan öbürü de Kürt Milleti der. Diyorlar ki Türk Milleti hepsini kavrar. Hayır, kavramaz. Millet kavramının önüne etnik bir unsuru ‘ Türklüğü’ koyarsanız ‘ayrımcılık’ olur.”
Bugünlerde Başbakan Erdoğan çalışmalarında, devlet yönetiminde ve ‘yeni nesiller’in aile-içi ve ‘ilköğretim,’ ‘lise’ eğitiminde ‘din unsuru’ vb. gibi konularda yoğunlaşmış bulunuyor.
Özellikle ‘kavim’ kavramını oldukça benimseyen Başbakan Erdoğan AKP’nin Kızılcahamam kampında ‘erkek-kız’ öğrencilerin birlikte kaldığı evleri denetleyeceklerini ifade ediyor.
Başbakan Erdoğan, ‘Biz kızlarmızın erkek öğrencilerle ‘ayrıştırma’ çabasına devam ediyoruz..’ vurgusunu yapıyor.
Sayın Başbakan’ım bu cümleden hepsi bizim evlatlarımız olan ‘erkek öğrencileri’ de ‘potansiyel mütecaviz’ erkekler konumuna düşürüyorsunuz.
‘ALLAH sizlere bağışlasın’ Sizin de dört evladınız aynı üniversite sıralarında yurt içinde, yurt dışında öğrenim gördüler.
Sizin evlatlarınız hepsi 18 yaşını tamamlamış birer üniversite öğrencisi iken; ‘erkek evladınızı’ okul arkadaşı olan bir ‘kız öğrenci’ için ‘potansiyel mütecaviz’ olarak mı algılıyordunuz?
Bugüne kadar ebeveyn’ olarak onlara verdiğiniz ‘aile terbiyesi’ ve aldıkları ‘eğitime’ güvendiniz, Onlarla ‘gurur’ duydunuz.
Değil mi?
Hatta ABD Üniversitelerinde öğrenim gören evlatlarınız ‘erkek-kız’ öğrencilerin ayrı katlarda yaşadığı Amerikalı öğrencilerle aynı yurt binasını paylaşmadılar mı?
Çünkü Onlar ‘uygar’ bir ‘Yeni Dünya’da yaşıyorlardı.
Amerika’da olsa bile Onlara güveniyordunuz!
Ama Siz T.C.’nde yaşayan bu ülkenin gençlerine hiç güvenmiyorsunuz!
Sayın Başbakan’ım partinize “Acaba Müslüman Demokrat denilemediği için mi Muhafazakar Demokrat deniliyor?”
Çünkü Sizin ‘Yüksek Öğenim Kurumları’nda özlem duyduğunuz ‘erkek-kız’ öğrenciler arasında uygulanacak ‘haremlik-selamlık’ yaşam tarzı G-20 Ülkelerinin hiçbir Hıristiyan Demokrat Partisi’nin tüzüğünde yer almıyor.
Sayın Başbakan’ım beyninizin ürettiği ‘olumsuz yaşam tarzı’ sizi etkisi altına almakta, münferit olayların yansımasıyla da düşüncelerinizle ‘Muhafazakar Demokrat’ gibi değil; ‘Ahlak Kavmi’nin ‘Lideri’ gibi davranışlar sergiliyorsunuz.
Yoksa partiniz, AKP’nin kurucu ve taşıyıcı omurgası hala’ Milli Görüş’ müdür?
Sayın Başbakan’ım üniversite öğrencisi evlatlarımız ‘hukuksal boyut’ta 18 yaşını doldurmuş olup ‘rüşt’ünü ispat etmiştir.
Bu nedenle T.C. 1982 Anayasası’nın A Bölümü Özel Hayat’ın Gizliliği ve Korunması Bölümü’nde Madde 20.- uyarınca; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”
Madde 21.- “Kimsenin konutuna dokunulamaz.” hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümler yerel yöneticilerin de Başbakan Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda ’inisiyatif kullanımı’ engellemekte ve ‘yasa dışı’ işlemi önlemekte olduğunu umuyorum.
06.11.2013, İzmir, Türkiye
Not: Fotoğraf Alıntıdır.