- Kategori
- Şiir
Soğan dolması...

Soğan Dolması
Mustafa Atilla da döndü nihayet,
Bundan böyle artık felsefe yine gündemde
Çala kaşık ütopyayı atıştırırız
Sonra dünya meselelerini karıştırırız,
Felsefe sorunlara çare bulmaksa eğer
Bulmak için önce bir kafa bulmaya değer
Kafasız felsefe, felsefesiz bir kafa
Ne dersen de, boş kasa ; boş eğer..
Öyleyse hepimiz iyi izleniyoruz
Bizim şiirler de artık gıybet uyandırmıyor,
Gerçi bu kapıyı da kapatmak isteyenler var,
Var da biraz sıkar, nedensiz kapı açmak
Yani niye bu işin de felsefesi yapılmasın
Kimse kendi kendine boş bir arzuya kapılmasın
Kapatmakmış. Herkes önce kendi önünü kapatsın
Yoksa, yani hem aralık bırak kapıyı, çık git
Hem de kendiliğinden bozmaya çalış yapıyı
Olmaz, olamaz.. Yani ben öyle diyorum
Ben öyle diyorsam, Mustafa mutlaka karşıdır.
Çünkü her tezin bir anti tezi olmalı
Sonra herkes oturup bir senteze ulaşmalı.
Şiirin de felsefesi olur mu acaba?
Biz sabahtan beri ne yapıyoruz burada,
Sanki soğan ekmek doğrayıp, tirit yapıyoruz
Kimse, kimsenin söylediğini dinlemiyor
Hep kendi konuşacak, fikrini anlatacak
Peki, felsefe böyle mi olur; bi dinleyin,
Bi anlayın, sonra meşveret kurun,
Karşılaştırın düşüncelerinizi, biraz adam olun
Hep benim, hep ben, ben bilirimlen
Nereye kadar gidilir ki; bi oturun
Bi sen söyle, bi ben; bi de öteki,
Sonra karar verelim, dünyaya bakalım
Doğaya bakmadan, hey hiç felsefe olmaz
Kimse kimseyi kandırmasın, boş taslar dolmaz.
Neyse sevindik, biz bize kalmış gibi
Yine de yolunmuş kaz gibi hep seni andık,
Bakındık sağa sola, yarı yolda kaldık
Olsun varsın, sen yine varol, da biraz çevreye bak
Yoksa birileri çıkıp, çenemize bir yumruk çakacak..