- Kategori
- Siyaset
Sol ve "Ergenekon," Belge ve Kentel'in iki yazısı
Taraf Gazetesi'nde, rastlantı eseri, iki gün üst üste iki yazı okudum. İlki Ferhat Kentel isimli yazarın, ötekisi ise Murat Belge isimli yazarın yazısı idi. Her ikisinde de, Ergenekon bağlamında, sola solculara yönelik eleştiriler var.
Belge diyor ki,
1- Sol, Gladio'yu Akp'nin çökertmesini, karşıt taraf bu işi yaptığı için işi küçümseme huyuna sahiptir.
2- Türkiye tarihinin en önemli olaylarından biri oluyor, bunu söylemek bir borçtur, ama solcularda bu kadirşinaslık pek yok.
3- Sol, kemalizme ve devletçiliğe yakın olduğu için Ergenekoncu aile ile ortak paylaşımları sloganları var.
4- Sol, demokrasi ve liberalizmle bağ kurmalı, kurmazsa faşizme kayar ve Ergenekonculuk sevimli gelir.
5- Türkiye'de sol soğuk savaş döneminde şekillendi, berlin duvarı yıkıldığında bu dönem bitti, ama bizim solcular hala o eski soğuk savaş dönemi mantalitesi içinde kaldı, aşamadı. O yüzden Ergenekon ilgi alanlarına giremiyor...
Kentel de, 'Ergenekonun beton korunakları delindikçe, ' 'eriyen Ergenekon dağı' gibi betimlemelerle, yeni bir döneme girildiğini ama solcuların bunun farkında olmadığını vs. onları aşağılamaya çalışan bir dil ile anlatmaya çalışıyor.
Belge'nin yazısının başlığı ("Sol" ve Ergenekon)
Ötekinin başlığı ise (Ergenekon altında kalan 'solculuk')
Eleştiri yaparken solu tırnak içine almalarının nedeni, genel olarak solu değil de belli tarzdaki solu eleştirmeleri.
Bu yazım dilinin basit olduğu açık. Açık uçlu ifadelerle, bir büyük kitleye yönelik bir tür yargısız infazda bulunmanın bir kıymeti olmasa gerekir. Bu ülkede milyonlarca solcu insan var. Üstü kapalı bir şekilde solcular diyerek, bunların Ergenekon'u sevimli bulduklarını söylemek yanlıştır ve daha ötesi kışkırtmaya girer.
Şu aşamasında eğer onlar Ergenekon davasından dolayı, solu, kayıtsızca eleştiriyorsa, biz de, bu iki yazarı, Ergenekon'u ibra etmeye çalışmakla ve hedef saptırmakla eleştirebiliriz. Bu gayet mümkündür. Ama bu ne kadar haksız ise, onlarınki de o kadar haksızdır. İki eleştiri aynı düzeydedir. Tırnak içine koymak istersek, onların solculuğuna da koyabiliriz. Çünkü, olmayan bir şeyi oluyor gibi göstermek, sol aklın yapmayacağı bir şeydir der, bunu yaparız.
Gelelim düşünme yanlışlarına:
Bu ülkede, gerçek anlamda yargısız infazlar katliamlar o kadar çoktur ki, gözaltındaki kişiler, gerçekten Ergenekoncu olsa bile, bunu tam bir Ergenekon davası olarak görmek mümkün değildir. Eğer biri, bunu bana gerçek solculuk adına 'Ergenekon dağı eriyor' diye takdim ederse, onun ya art niyetli olduğunu ya da manipüle olduğunu düşünürüm. Aynı şekilde, tırnak içi solu, sayısız suçun faillerinin ortaya çıkmasını, basit psikolojik yanılsamalarla değerlendiremeyecek bir kitle olmakla suçlayan düşünceyi de, ayakları yere basmayan burnu büyük bir yaklaşım olarak düşünürüm.
Esas şaşırtıcı olan, bu kişilerin, pek çok muğlak, belirsiz yanı varken ve henüz netleşmemiş bir davada, böylesi sabit fikirli yorumlar yapabilmesi. Ergenekon gerçek anlamda soruşturulup, bunu kim yaparsa yapsın, Kentel'in dediği gibi zombiler ortaya çıktığında, buna sevinmeyecek sol var ise, o zaman onları tırnak içine alarak eleştirin, ama o zamana kadarki eleştiler yargısız infazdır ve basittir. Tertip taşıma ihtimali bile olan böyle bir konuda siz erkenden 'halay çekin', ama böyle yapmıyor diye, belki safdil olmuyor diye, kendinizi dolaylı olarak yüceltecek şekilde kimseyi suçlamayın.
Doğru olan, başlıkta olduğu gibi, solu değil de, "Ergenekon"u tırnak içine almaktır.