- Kategori
- Güncel
Sola bak sonuca bak
Gelişmelerin kısa vadeli değil uzun vadeli sonuçları değerlendirilmelidir. Türkiye’nin temel meselesi aslında PKK terörü veya IŞİD değildir. Bu meseleler uzun vadede bölgemizde oluşacak yeni düzenin araçlarından ibarettir. İsmini duyduğumuz bu yapılar günün birinde, tarih sahnesinden silinecek kendi ideolojileri uğruna savaştıklarını düşünenler aslında başka bir şeye hizmet ettiklerini anlayacaklardır.
Geçmişte sosyalizm uğruna kargaşa ortamı oluşturanlar, faaliyetleri neticesinde bir darbe yapılmasına ve darbenin sonunda kapitalist anlayışlı bir hükümetin göreve gelmesine hizmet ettiler. Bugün de aynı düşünce kendisine yakın hissettiği gruplarla kaos ortamı oluşturarak, ülkemizi ABD saflarına sürüklemektedir. Türkiye’de oluşan eylemleri, sebeplerini anlamadan hükümet tek suçluymuş gibi yorumlar; bu kadar patlama, bombalama kargaşası yetmezmiş gibi ülke içinde de bu olayları bahane ederek yıkıcı protestolara girerseniz ülkenizin hükümeti ABD ile müttefikliğe mecbur kalır. Yurt içinde gelişen olaylarda hepimiz devletimizin safında yer alıp hükümeti müttefiksiz bırakmasaydık başka güçler bu durumumuzdan faydalanamaz, bizi korkutulup kendi safına çekilecek bir ülke olarak algılayamazdı. Bugün ülkesindeki muhaliflerden bırakın destek almayı köstek yiyen iktidar dışarıda kendini göstererek içerde istikrarı sağlama mecburiyetine girdi. Bir kez dışa bu şekilde açılmışsanız artık muhataplarınız ülke içinden değil mecburen dışarıdan olacaktır.
PKK teröristleri IŞİD’le savaşıyorum diyordu hatta savaşçı eleman sıkıntısı çekildiği, bu yüzden gençlerin kaçırıldığı söyleniyordu. Peki IŞİD ile savaşırken Türkiye’ye saldırması, iki koldan savaş yürütmesi ne oluyor? Bu kadar yaygın ve merkezi yapısı güçlü bir örgüt mü? Her tarafta savaş veriyor, koordinasyonu sağlıyor. Böyle bir şey olmaz. Resmen Türkiye’yi üzerine gelmesi için teşvik ediyor. Acaba bu eylemler Kuzey Irak’a müdahale etmemiz isteyenlerin bir planı mı, PKK bunun bahanesi mi? Üstelik ilginç bir şekilde bizim Barzani ile olan ilişkilerimiz PKK ile mücadele sayesinde büyüyor, iki taraf kenetleniyor. Barzani ortak düşman ilan edilen PKK sayesinde halkımız nazarında meşruiyetini elde ediyor. Sosyalist denilen PKK terörü geçmişte olduğu gibi bugün de feodal yapıdaki Kuzey Irak yönetimini Türkiye ile müttefikliğe itiyor.
Yapılanların seçimde iktidar olabilmek için olduğunu söyleyenler, halkın oylarının böyle savaş ortamı ile yönlendirildiğini düşünenler peki neden sürekli gösteriler, eylemler, patlamalar gibi başka türlü manipülasyonlar üzerinden politika yaptılar? Üzerinde konuştukları şey ekonomik, politik, sosyal meseleler miydi? Hayır yine savaş gibi başkalarınca ülke gündemine taşınan çiçek eylemi, ağaç eylemi, İsviçre bankaları gibi şeylerdi. Böyle şeylerle taraftar kazanmaya çalıştılar. Eğer ülkenin geleceği için oturulup iktidarla belli politikalar üzerinden anlaşıp dışarının hükümeti zayıflatmaya çalışmalarına itibar etmeselerdi bugün ülkenin sahip olduğu tarihsel gücü kendi emellerimiz için kullanabilirdik. İktidar da eleştirilebilir ama ona zarar vermek kabul edilemez. Halbuki şimdi ülkenin sükuneti adına dış güçlerle (ABD) mecburi bir müttefiklik yapmak durumuna gelebiliriz ya da geldik.
İçimizdeki savaşı kazanabilmek adına başkalarına dış politikada ülke gücümüzü kullandırmamalıyız. Ülkemizde bütünleştirici, sosyal yapıyı modern değerlerle ve zamanımızın gerekleriyle yeniden ele alacak, ileriyi gören sol bir düşünceye ihtiyacımız var. Hangi kesim olursa olsun bunların aşırılıklarını ancak böyle bir düşünce sistemi medeni bir şekilde fikir yoluyla, ülkemize zarar getirmeden engelleyebilir.