- Kategori
- Gündelik Yaşam
Solcular-İslamcılar...

Sevgili Ufuk KESİCİ'nin İslamcılar-Solcular yazısını keyifle okudum. Hatta bir kitabın ilk bölümünü bitirmiş gibi hissettim sonuna geldiğimde. Kendisi yorumuma karşılık beni kırmadı ve ben de bu yazıyı yazmak için oturdum tüm harfleri silinmiş olan emektar klavyemin başına.
Yazımı Ufuk Bey'in yazısından alıntılar yaparak uzatmak istemiyorum. Sadece başlığında bir değişiklik yapacağım. Bunun yanında madde madde yazmaktansa paragraf olarak yazmayı uygun buldum umarım okurken sıkılmazsınız :)
*
Geçmiş ve bugün ki zamanın solcularından başlıyorum. Zamanın solcuları yıllarca mücadele ettiler, bugün biz ölüyoruz ama ileride davamız yaşayacak biz boşuna ölmeyeceğiz dediler. Bu zamanın solcuları değişen dünya ya ayak uydurup gelmişlerini geçmişlerini unutuverdiler.
Zamanın islamcıları, geçmişte "Allah, Kitap, Peygamber" diyorlardı. Bugünün islamcıları, "Allah, Türban, İnsan hakları" demeye başladılar.
Zamanın solcuları mücadele uğruna okullarından atıldı, köylerinden sürüldü, ülkelerinden kovuldu. Bugünün sözde solcuları okullarında dernek bile kurmaktan aciz, hatta varsa bir derneğe üye olmayan, öğrenci hayatı zihniyeti ile okumuş olmak için herhangi bir bölüm " okuyor ! "
Zamanın islamcıları gözlerini karartıp, kız çocuğunun okuması ihtmaline olumlu bakmazken, bugünün islamcıları ( trajikomik bir şekilde ) okula girebilmek için türban üzerine peruk takıyorlar.
Zamanın solcuları yıllarca mücadele edip, sadece halkı bilinçlendirmeye çalışırken , bugünün sözde solcuları bilinçlerini herşeye kapatmış bir şekilde, bugünün islamcılarının halkın beynini yıkamasını izliyorlar.
*
Yazıma burada bir ara verip bir açıklama yapma isteği doğdu bir an içimde. Zamanın ve bugünün solcuları diyorum ancak ben etrafımda bugünün solcuları olmadığı için bundan sonra bugünün insanları olarak devam edeyim diyorum.
*
Zamanın islamcıları, bulundukları dönemde şartlar elverse de katı kurallara sahip olmalarına karşı, bugün banka faizi ile insanlara zulüm yapanların ürettikleri otomobilleri alıyor, zamanın da düşman belledikleri insanların yaptığı yapılarda oturuyorlar.
Zamanın solcuları barışı savunurken savaşçı ilan edildiler, bugünün insanları ne savaşı ne barışı umursamıyorlar.
*
Karşılaştırmalar yordu beni. Ufuk bey'i takdir ediyorum bu sabrından dolayı. Ben biraz da içimden geldiği gibi anlatayım derdimi...
*
Küçüktük biz. Anlamazdık etrafımızda olup bitenleri ilk zamanlar. Ne zaman ki anlayıp sorular sormaya başladık (bazılarımız) dikkat çekti. Aman he bu çocuk yoldan çıkar korkusuyla zamanın solcularının maşa olarak kullanıldığı anlatıldı bize. Şimdilerde dönüp bakıyorum çevreme " sol " kavramı yüksek gelirli ailelerin çocuklarının otoban şeridindeki maceralarında adı geçen bir hale geldi.
Zamanında atıp tuttular hani neredeler diyenleri haklı çıkardılar. Kendileri tanık olan kişiler, bugün sanki o yıllar hiç yaşanmamış gibi oturup o zamanları ileriki nesillere anlatıp aşılamak yerine, susmayı tercih ettiler.
Davalarını sürdürmemekle kalmayıp, kendi çocuklarını burjuvazinin ellerine bıraktılar. Göz göre göre zamanında yaşadıklarını unutup, çocuklarını amerika'ya eğitime gönderdiler.
Yani zamanında kız çocuklarını sokağa çıkarmayan islamcılar, bugün en büyük koz olarak türbanlı kızlarını sürdüler ön saflara.
Kısacası, ölen öldü toprak oldu su verenleri olmadı. Bugün insani mücadele adı altında ölenler şehit diye adlandılır oldu...
*
Demem odur ki ;
Acıyorum bize.Gençliğimize... Biz başaramadık. Geçmişte yaşanılan hikayeleri bu devrin getirdiği şımarıklıkla tükettik, hiç ettik. Tek derdimiz, para, pul kıyafet oldu. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın atasözünün öncüleri olduk biz. Yazık bize... Tarihin şımarık, işe yaramaz, boş çocuklarıyız ve bugün eğer geçmişten yana hiçbir iz kalmadıysa bu bugünkü gençliğin suçudur ve onları eğitenlerin. Tabi en büyük suç robotlaşmış gençlerin. Ne verdin de ne istiyorsun demeyip, her istenileni veren gençlere...
*
Ufuk bey sizin yazınız kadar sürükleyici ve açık olmadı biliyorum. Umarım anlatabilmişimdir derdimi...