- Kategori
- Kitap
Son Ada
İki üç gündür elimde Zülfü Livaneli’nin Son Ada kitabı var ve bitmek üzere. http://www.livaneli.gen.tr/son-ada/
Kitapta konu, sadece 40 hanenin olduğu çok sakin, kendi halinde insanların yaşadığı, cennetten bir köşe gibi olan, sessiz, sakin bir adada geçiyor. Huzur dolu bu adada günler, ta ki adada bir evin bir şekilde satılığa çıkması ve bu evinde eskiden devlet başkanlığı yapmış eski bir politikacı tarafından satın alınması, karısı, iki suratsız kız torunu ve korkutucu korumalarıyla adaya gelmeleriyle çekilmez hale geliyor. Eski politikacının kendisini adada başkan gibi hissetmesi ve her şeye hükmetmeye çalışmasıyla huzur bozuluyor…
Kitabı okurken yaşanan olayları göz ardı ederek; ya da göz ardı etmek demeyelim de , -yaşanan olaylardan payıma düşenleri kendime ders olarak aldıktan sonra- , adanın sadece doğasını, sakinliğini, huzurunu istedi yüreğim ve kendimi orada görmek istedim. En sevdiklerimden, kız kardeşimi, eşimi, annemi, halamı, eşimin anne ve babasını da orada bulmak istedim.
Mesela Dileğim, seni bir öğleden sonra altında eski kotundan yaptığın şortun, güneşten rengi solmuş ama çok rahat bir tişörtün ve parmak arası terliklerin, saçların iki yana örülmüş, kafanda bandana ile bahçende çiçeklerinin saksılarını değiştirip, yeni tomurcuklanmış, renk renk çiçekleri ufaklı, büyüklü renkli saksılara ekerken düşlüyorum. Çok mutlusun, mutluluğun eline, yüzüne her yerine bulaşmış. Tatlı Kedin Mercan, her an ayağının altında, her an senden sevgi dilenme peşinde arsızca.
Sevgilim seni de evimizin güneş ışığıyla dolu mutfağımızda düşlüyorum. Ellerimizle yaptığımız peynirler ve tavuklarımızın altından aldığımız taptaze yumurtalar ile hazırladığımız uzun kahvaltı sonrası balığa çıkıyoruz. Tuttuğumuz çeşitli balıkları akşam ki bol zeytinyağlı salatamızın yanına hazırlamak üzere merine ederken hayal ediyorum seni.…Sende deniz şortu var,üzerinde hiçbir zaman vazgeçemeyeceğin en eski ama senin en çok sevdiğin, rengi soluk tişörtün, dilinde de Scorpions dan bir melodi…
Nil’im deniz kenarında arkadaşlarıyla top oynayıp,bisiklete binsin istiyorum..Saçları güneşten iyice açılmış,sapsarı olmuş,kısacık şortu ve kafasında zorla taktırdığım şapkasıyla güle oynaya arkadaşlarına önderlik etmeye çalışıyor düşümde.Öylesine özgür,öylesine mutlu ve huzurlu bir çocuk.
Biraz ileride ki evde halam ve annem birlikte yaşıyorlar. Bahçeye mis gibi yumuşatıcı kokusuyla çiçek gibi çamaşırlar yıkayıp asmışlar. Çamaşırları astıkları iki ağacın biraz ilerisinde geniş bir masa var, masalarında öğle yemeği için hepimizin sevdiği yemek olan mantı açıyorlar ve bir yandan da eskileri konuşuyorlar. Muhtemelen kocalarını düşünüyor, özlüyor ve keşke onlarda yanımızda olsalardı diyorlar, biraz hüzünlü ama bir arada olmaktan mutlu, keyifliler.
İki tane büyük, ihtişamlı kavak ağacı yanda ki evde, eşimin ailesi yaşıyor! Alev annem, bembeyaz evinin kapısını ve camlarını maviye boyamış, bahçenin girişine, çiçek saksılarının yanına tahtadan kırmızı bir bank koymuş. Bankın üstünü sarma yaprakları sarmış ve gölgelenmesini sağlamış o bölgenin. Halit Babam bankın üzerinde oturmuş bulmaca çözüyor, öncesinde günlük gazetelerini okumuş yanında ki sehpada çayı ve tadım çekirdeği var.
Alev annem ise güneş ışığı ile dolu ferah salonunda arkadaşlarıyla gün yapıyor, mutfaktan mis gibi poğaça kokuları ve adanın şen şakrak hatunlarının kahkaha sesleri geliyor.
Ve hayallere daldım da daldım bu güzel kitabı okurken. Gündüz denize girip,balığa çıkmak,öğlen siesta yapmak,bahçemde tuvalimin karşısına geçip,dalgalarla dans eden martıların resmini yapmak istedim..Akşam yan komşuda rakılı balıklı,müzikli muhabbet etmek ,gecenin ilerleyen saatlerinde yasemin , melisa ve bi sürü çiçek kokuları ve kuş cıvıltıları içinde olan evimin bahçesinde kucağımda uyuyakalan kızımın saçını okşayarak kitabımı okumak istedim.....Gece ise denizden gelen dalga seslerinin yarattığı ninni etkisiyle güzel rüyalara dalarak uyumak istedim Son Ada kitabını okurken.
Söyleyin bana bizim bu hayatta yaşayacağımız hayalim de ki gibi günlerimiz olacak mı yoksa hep böyle yaşam telaşında mı geçecek ömrümüz? …