- Kategori
- Siyaset
Son gazi... / ''Türkiye Defteri''

Kuvva-i Milliye Subayları...
Cumhuriyetin eski savaşçılarından kimse kalmadı...''Büyük Taarruz''un , 'o zor savaş yıllarının', genç teğmenlerinden Mustafa Şekip Birgöl'de bu dünyadan ayrıldı... O Milli Mücadele'de ki, son gazi subayımızdı!... Toprağı nurla dolsun...
Onun imparatorluktan cumhuriyete , yedi kuşak subay bir aileden gelmesi de farklı bir anlam ve önem arz etmektedir. Bu bir devrin canlı tarihinin artık bittiğinin üzüntü veren göstergesidir. Bundan sonra, bizi var eden bu büyük cumhuriyet için savaşanların tüm anıları tarihin unutulmaz sayfalarında yer alacak...
Mustafa Kemal Paşa, Kuvva-i Milliye'yi şöyle tanımlıyordu: ''... Hükümet merkezi düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasi ve askeri bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, ulusun ve devletin bağımsızlığını koruyacak kuvvetlere, emrediyorlardı!... Bu biçimde yapılan emirlerle, devlet ve ulusun araçları temel görevlerini yapamıyorlardı, yapamazlardı da!... Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, ordu adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu!... İşte bunun içindir ki , yurdu savunmaktan ve korumaktan ibaret olan, temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya ulusun kendisine kalıyordu!... İşte biz buna Kuvva-i Milliye diyoruz...''
Şair'de şöyle diyordu, onlar için;
'' ateşi ve ihaneti gördük
ve kanlı bankerler pazarında
memleketi alaman'a satanlar
yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
düştüler can kaygusuna
ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından
karanlığa karışarak basıp gittiler.
yaralıydı, yorgundu , fakirdi millet
en azılı düvellerle döğüşüyordu fakat,
dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat
iki kat soyulmamak için...''
(Nazım Hikmet, Kuvva-i Milliye Destanı )
Dünyanın yeni bir kriz yaşadığı, bu ''Kurtlar Sofrası''nda, gene bu günlerde, bu coğrafyada yapılmak istenen yeni değişimlere karşı, sistemli bir şekilde bağlanan basiretimizi çözmek ve ulusal birliğimizi sağlamak için, gerekli reformları yapabilecek, siyasi birliğimizi sağlayacak, bir ''Ulusal Birlik Hükümeti''ne olan ihtiyaç, daralan zamanlarda kendini daha da iyi hissettirmektedir.