- Kategori
- Futbol
Son kale de düştü; Fenerbahçe

Futbol sevgimi de bitirdiler.
2008-2009 Türkiye ligleri biteli 2 aya yakın bir süre geçti.. Sezonu Beşiktaş şampiyon olarak bitirdi. Ben aylar önce sezonu Sivas veya Trabzon şampiyon olacak demiştim.
Demek ki perde arkası pazarlıkları yeterince sezemedim. Sezon başında düşüncem Beşiktaş’tı ancak Ertuğrul Sağlam kovulunca Mustafa Denizlili Beşiktaş’ın şampiyon olamayacağını söylemiştim. Bu yazıyı okuyan Beşiktaşlı arkadaşlar belki bana kızacaklar. “Yanıldın işte daha ne konuşuyorsun” diyebilirler. Kendilerince haklı sebepleri olabilir. Sonuçta ben bir Türkiye gerçeğini ortaya koymuş ve buna dayanarak bir tahmin yapmıştım. Tahminimde yanılmış olmam ortaya koyduğum sebeplerin geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bu şüpheli bir ölümün cinayet olduğu gerçeğini ortaya çıkarıp katili yanlış teşhis etmeye benzer. Sonuçta biz dışardan gördüklerimize bakarak yorum yapıyoruz, gerçekte perde arkasında neler döndüğünü tam anlamı ile bilmemizin olanağı yok.
Elbet bu yazıyı okuyan arkadaşlar şunu demekte haklı olabilirler. Mademki yanıldın o halde ortaya koyduğun sebeplerde yanlış. Acaba?. Şampiyonluğun %80 oranında belli olduğu haftalarda maçlar oynanırken benimde taraftarı olduğum büyük bir kulübün genel kurulu vardı. Fenerbahçe. Doğal olarak başkan seçilmesi beklenen kişi Aziz Yıldırım’dı. Nitekim en yakın rakibine ciddi bir oy farkı atarak yeniden başkan seçildi. Hayırlı uğurlu olsun diyeceğim ama gazete haberlerinde işin içyüzünde bir takım şeyler döndüğü kesin.
Bu yıl Emre Belözoğlu’nu transfer ederek ülke iktidarının arkasında ki cemaata sevgilerini sunan Başkan bunun yetmediğini anlayınca genel kurulda AKP’nin hatta Başbakan’ın yakını kişilerini de listeye aldı. Kadir Topbaş’ın oğlu ile Cihan Kamer’de yeni listeye dahil olanlardan.
100. yılını Nazım Hikmet Ran şiirleri ile kutlayan bir yönetim aradan geçen iki yıl sonra geldiği nokta iktidara yaranmak için yeni isimleri bünyesine kabul etmiş görünüyor. Kamuoyuna Atatürk’ün takımı diye kendini lanse eden bir takım buna yalnızca iki yıl dayanabildi. Daha önce Fethullah cemaatına teslim olan Beşiktaş ve Galatasaray’ın ardından Fenerbahçe de bu noktadan sonra teslim bayrağını çekmiş demektir. Sizin anlayacağınız bu durum SON KALE DE DÜŞTÜ anlamı taşıyor demektir.
O zaman son sözüm Beşiktaşlılara. Sezon bitince bir düşünsünler bakalım. Akıllarında adam gibi sistemli, çağdaş ve futbola doyuran hangi maç kaldı acaba? Koca bir sezonda çağdaş futboldan alabildiğine uzak, sistemi bilmeyen ve tanımayan bir hoca ile şampiyon olduklarına sevinebilirler ama onlara bu şampiyonluk kaç tane maçı hatırlatacak ki? Düşününki ilk beş de yer alan takımlardan yalnızca Galatasaray’ı (aO da 2-1 ve sezonu kapamış bir GS karşısında) yenebilen bir takım şampiyon oluyor. O zaman şampiyonluğunuz hayırlı olsun sevgili Beşiktaşlılar ve bu şampiyonluk size çok pahalıya patlayacak haberiniz olsun. Ayrıca arada bir hatırlayın siz mi şampiyon oldunuz yoksa şampiyon mu yapıldınız? Bunu bu satırların yazarı değil GS başkanı Adnan Polat aylar önce söyledi.. Geçmiş yıllarda kendisinin nasıl şampiyon yapıldığını iyi bilen Başkan bu yıl ise “Önümüzü kesiyorlar ve bizi ve Fenerbahçe’yi şampiyon yapmayacaklar” demişti. Bu sözlerin arkasından yapılan FB kongresi, kongrede iktidara çok yakın isimlerin yer alması ve Başkan Aziz Yıldırım’ın üç yıl üst üste şampiyon olacağız sözü? Ben bir yıl sonrası için sözümü bir FB’li olarak şimdiden söylüyorum. Gelecek yıl olası bir FB şampiyonluğu şaibelidir. Tıpkı geçen yılki GS ve bu yıl ki BJK şampiyonluğu gibi. Milyonlarca insanın futbola ilgisi üzerinde büyük oyunlar oynanıyor.
Son Not:
Yorumsuz!
1)Beşiktaşın eski menejeri Sinan Engin "Bu yılki şampiyonluk 100 yıl şampiyonluğundan biraz daha temiz" dedi.
2) Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç " Yıllardır Mustafa Denizli'yi tanırım hayatımda bu kadar kötü bir performans gösteren Mustafa Denizli'yi görmedim" dedi.
Saygılar.
Ali İhsan UĞUZ