- Kategori
- Deneme
Son kriz

Sen kriz geçirdiğinde, İnegöl köftecisinin camına yapışmıştım. Yemek ne gezer, turşularını sayıyordum her bir porsiyonun: Ne çok sevdiğini o an hatırladım. Dürüstçe, bir tanesini senin için arakladım.
Ve duvarda bir resim vardı. Doğrusu aykırıydı, hiç yakışmıyordu düşündüklerimize. Yine de bir kez daha bakamadan edemedim, beynime kazıdığım görüntüsüne.
Sen hastaneye koşturulduğunda, bir çingene falıma yapışmıştı. Elimden akacak ya geleceğim; öylesine heyacanlı, çizgi çizgiydim, al al ve tombul, damarsız, kararsız. Dürüstçe, çoktan razıydım yalanlarına, ömrümün uzunluğuna, gecenin karanlığına, yine de hoşlanacağın bir şeyleri söylemesini isterdim, ölümün yararına
Sen yoğun bakımdayken ben bir taydım; adsız-zamansız bir bozkırda, acemi, ama ivecen, koşacağı yönü bilmeyen, bir taydım. Yürüdükçe genişleyip büyüyen, varıldıkça ırayan, bu bozkırda yalnızdım.
Sen makineye bağlandığında, ben dipsiz kuyulardaydım, ve muhtemelen, öldüğümde, oradan kaçacaksın.