- Kategori
- Şiir
Son nefesini

Kibirle ortalarına alıp
Hınzır bulutlar kuşatmış
O dolgun ve ışık deryası
O güzel prensasi
Biri bir balyoz yapmış kendinden
Diğeri yutacak nerdeyse
Ağzını açmış kocaman
Biri de azametli öz gerçeğini unutup
Almış gerili yayına günahını
Saldırıp dururlar dört bir yandan
Zamanın o kanlı elleriyle
Bitsin diye gözdeliği
Önce halesini kırıp döktüler
Kanlı bıçaklı düşmanlarmış gibi
Vurdular onu kalbinden
Dökülüp saçıldı ışığı
Dağların sarp yamaçlarına
Sonra da hain çeteler kuşattı
Ortalarına alıp Mehmet'i
Pençesine göz koymuşlar aslanımın
Aşağıdan yukarıdan saldırıp kalleşçe
Çelikten kapıları kırabilme uğruna
Vurmuşlar Mehmet'i
zap suyuna düşerken son gülüşü
Vahşi bir rüzgâr alıp götürmüş son nefesini
İrkilip kabarsa da şehirler
Dökülse de bütün yıldızlar
Ne çıkar
Karanlık bir ölüm yürümüş
Yiğidimin yüzünde
Acılar toplayıp dursa da çığlıklar
Sen de beni kuşatırsın hevesle
Gür özün akar büklümler yaparak
Karanlıkta ışık arayan hayallerime
Huzur da getirsen üzgülü dizelerime
Hüzüne çarpıp yansırım yine de gölgeme