- Kategori
- Sinema
Son Samuray

Saigo Takamori
Güzel bir tarihi film izledim.
“Ben kendinde eski ve yeni gelenekleri birleştiren bir savaşçıya aitim.” Bu söz filmin sonlarına doğru oyuncu – filmde samuraylara esir olup sonra onların tarafına geçen bir Amerikalı askeri canlandıran – Tom Cruise’a verilen samuray kılıcının üzerinde yazıyordu.
Savaş sahneleri ve giysileri oldukça etkileyici olan filmde geçen duygusal konulara, güzel Japon kadınlarına değinmeyeceğim. İstediğim filmin konusuna değinmek.
1876-1877 yıllarında, Osmanlı topraklarında ’93 harbi olurken, Japonya’da feodal ilişkiler üzerine kurulmuş olan samuraylar ordusu, yerini kapitalist düzene dayanan, ateşli silahlar kullanan, dakikada 200 mermi atan makineli tüfekleri, büyük topları olan modern, düzenli bir orduya bırakıyordu. Samuray ordusu, geleneklerine bağlı, kılıç, ok ve yay kullanan fakat kişisel yetenekleri çok üstün olan bireylerden oluşuyordu. Yenilmek büyük onursuzluktu. Bu onursuzlukla yaşamak istemeyenler harakiri yapıyordu. Ancak yeni ordu yeni bir düzen almakla birlikte, geleneklerini de sürdürmeye devam etti. Daha önce Japonya’da feodal beylerin beylikleri vardı. Bunlar sürekli olarak birbirleriyle savaşırlardı. Bu yüzden Japonya Orta Çağ ilişkilerinden kurtulamamış, birliğini sağlayamamış gelişmeyi başaramamış, neredeyse bir sömürge ülke gibi yaşamıştı. Şogun denen derebeylerinin hepsi imparatora bağlıydı ama birbirleriyle sürekli savaşıyorlardı.
Bizde 1826 yılında yaşanan Yeniçeri Ocağının kaldırılması olayı, orada 1877 yılında oldu ve bizi roket gibi geçtiler. Bizim Yeniçeri Ocağı da modernleşme isteği karşısında direnmiş, “Biz gerilmiş deri üzerine ok atarak talim yaparız,” demişlerdi ve onların da değişimi, daha doğrusu yok edilişi kanlı olmuştu. Bu son bizde de onlarda da kaçınılmazdı: Feodalist ilişkilerden milliyetçiliğe geçiş. Ancak yok olduğu sanılan şeyler öyle kolay yok olmuyor. Osmanlı döneminde çok görülen isyanlar Cumhuriyetin ilanıyla azaldı ve son buldu, ama aşiret yaşantısı ve toprak ağalığı ilişkileri hâlâ zayıflamış da olsa sürdü ve sürüyor.
Yeni düzene geçen ordusuyla Japonya’nın tarihin ilerleyen yıllarında Rusya’ya ve Çin’i işgal etmiş olan İngiltere’ye karşı başarılarını biliyoruz. 1905’te Rusya’dan Sahalin Adası’nın yarısını aldı. Özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan önce neredeyse bütün Pasifik’i ve Çin’in Mançurya bölgesini işgal etti.
Savaşta ABD’ye yenilmiş olmasına rağmen, yüzünü ileriye döndürdüğü için yeni buluşlarda ve ekonomik alanda çok başarılı oldu. Başarısını, modernleşmeye geçmesi olduğu kadar, kendi içinde birliğini sağlamış olmasına da borçludur.
http://kayipzamaninpesinde.blogspot.com/2011/02/son-samuray-uzerinden-hakikatler-ve.html