20 Temmuz '14
- Kategori
- Sosyoloji
Son şans Ekmeleddin mi?
Son İsrail saldırılarıyla biraz da olsa ikinci plana itilen cumhurbaşkanlığı seçimleri için aslında pek de zaman kalmadı.Yazlıkçılar gelecekler mi ?,chp-mhp birleşimi tutacak mı? Derken daha küçük partilerin de katılımıyla çatıyı oluşturan yapıların sayısı 9'a kadar çıkmıştı en son .
Her seçim süprizlere gebedir. Her seçimin kendi atmosferi var. Bu seçimlerle yerel seçimler arasında çok büyük farklar var. Geçen seçimlerde herkes bir teyakkuzdaydı ,çekişme had safhadaydı. Partiler ve adaylar daha bir at yarışı mantığıyla meydanlarda boğazlarını yırtarcasına kendilerini parçalıyorlardı.Hatta son demlere doğru bir tanesi yeni ötmeye başlayan horoz gibi olmuştu da hepimizi gülümsetmeyi sonunda başarabilmişti. O seçim beklendiği gibi sonuçlandı üç aşağı beş yukarı. Lakin bir muaamma duruyor şimdi önümüzde ;"Cumhurbaşkanlığı seçimleri". Bu seçimi muamma yapan etkenlerden belki de en önmelisi şüphesiz Ekmel Bey'in alicenap kişiliği . Kılıçdaroğlu'nun daha usturuplu ve daha olgun ,söz erbabı hali olarak -tabi hayata bakışları farklılığını söylemiyorum- karşımıza çıktı. Özlediğimiz ne çok şey varmış ! Ekmel Bey bir nebze de olsa hatırlattı bize.
Bir cumhurbaşkanı adayımız daha önceki siyasi kariyeri nasılsa aynı üslupla "köşk"e yürürken," ben cumhurbaşkanlığı görevine yükselmeyeceğim,o görevi kendi seviyeme çekeceğim" mesajlarını gözümüzün içine sokuverirken diğer adaylar hep bir üst seviyeye taşınma olarak gördükleri "cb"seçimlerine kendilerini hazırlamaya çalışıyorlar.
Ekmel Bey'in siyasi çevrelere,unutulan özeleştiri kültürünü katmasına son örnek "İnönü dönemi" ni diktatöryaya yakın olarak nitelendirilebilecek açıklamaları örnek gösterilebilir. Hakikaten bir chpli olmasa da kendini tümleyenlerden birinin de bu parti olduğu düşünülürse bana göre pek de güzel bir özeleştiridir.Partilere de örnek olacak cinsten. Geçenlerde de Mhp'nin ve Mhplinin de adayı olduğunu göz önünde bulundurarak Kürt sorununa Mhp'nin şimdiye kadar durduğu messafeden bir fersah daha öteye giderek daha ılımlı bakmıştı.
Sorunları doğru görerek çözmeye çalışmak gelişmenin başlangıcıdır.İster zihinsel gelişme açısından isterse ekonomik büyüme açısından elzemdir."Öteki" insanların hak sorunu mu var?Düzeltilmeli.Gelir adaletsizliği mi var ? Sağlanmalı. Müslüman kardeşlerimiz öldürülüyor mu ? Doğru dış politikalarla gereken düzmece olarak değil de gerçekten yapılmalı. İşte Ekmel Bey'de ben bunu görüyorum.
Demirtaş'ın çizgisi ve siyasi hayatı malum .Sol tandans içerisinden gelen bir lider. Daha 41 yaşında olmasına rağmen neredeyse kendisiyle yaşıt bir sorunun liderliğini ve cb seçimlerinde cb adaylığını yapıyor. Habertürk gazetesinde yayınlanan röportajını okudum. Okuyanların dikkatini çekmiştir. Genel ifadelerin dışına çıkamamış Demirtaş ailesi. Röportajı yapan arkadaşımız da "röp"e not düşmüş :" Selahattin Bey kontrolcu,bir eksik bir yanlış olmasın diye uğraşıyor.Eşi Başak hanım daha doğal ve rahat. " Güzel tesbit etmiş. Klasik bir kürt-zaza ailesi Demirtaşlar.Pot kırmamak için tetikte bekliiyorlar , "röp"ü okurken çokça aklıma :Geceden epey düşünmüşler hatta canlandırmasını yapıp derlerine iyi çalışmışşlar düşüncesi geldi. Yine de tebrik etmek gerekir kendisini ve ailesini. Türkiye'ye çok önemli adımlar attırıyorlar.
Biraz zorla cicileme bicileme olsa da medyanın Kürt hareketi liderine karşı tutumu dikkate değer bir şekilde gelişti. Olması gereken de buydu.Normalleşme. Ne yazık ki ülkemize normalleşme "devrim" ile gelebiliyor.
Yakalanan bu seviyeli atmosferin sebebi Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu Beyefendidir. Zira Demirtaş aynı Demirtaş,Erdoğan "katmerlenerek" devam ediyor ama Ekmel Bey'in üslubuna çok fazla cart curt yapamaıyorlar. Biraz"Şirin Baba"vari otoriter insan. Sözü dinlenir ve gittiği yere ağırlığını koyar. Gayet sempatik ve tecrübeli. Umarım olumlu anlamda gelişerek yaşamını devam ettirir ,tabiki cumhurbaşkanı olarak. Zira Türkiye okumuşları 2.Erdoğan hayalkırıklığını yaşamaya hazır değil,en azından ben değilim !