- Kategori
- Deneme
Son üzümler mevsimi: Ekim

Doğu Karadeniz'de asmalı siyah üzüm en güzel ağaçlarda yetişir. Küçücük bir asmayı herhangi bir ağacın dibine dikin, birkaç sene içinde o ağacın tepesine ulaşması işten bile değildir. Ulaşınca da en güzel meyvelerini o ağaçların dallarında verir. En bol güneşi bu dallarda aldığı ve sık sık yağan yağmurların suyunu özümseyerek olgunlaştığı için saldığı o nefis kokuyu ve kömür karası rengi başka yerde bulamazsınız.
Eylülün başında olgunlaşmaya ve sonuna doğru da tükenmeye yüz tutan bu nadide meyvenin ekimde ilk soğukların düşmesiyle bulunması artık mucizelere kalır. Çocukluğumuzda bu mucizeyi aramak için ağaçların en üst dallarına çıkar, asmaların en sık yerlerine sokulur, bir-iki salkım üzüm arardık. Yer yer dökülmeye yüz tutmuş birkaç salkım bulduğumuzda da adeta bayram ederdik.
Şimdi artık çok uzaklarda kalmış o günlerden zihnimde silinmez izler var. Belki de bu izlerin dürtüsüyle henüz yapraklarını dökmemiş bir ağaç gördüğümde o güzel son üzümleri arar gözlerim..Sanki İstanbul'un göbeğindeki şu ağaca tırmandığımda onları bulacak mışım gibi..
İşte böyle ekim ayı son üzümler mevsimidir. Yazdan nasılsa kalabilmiş bol güneşli bir gündür; titremeyi göze alabilen küçük bir plaj kaçamağıdır veya serin rüzgârların at koşturduğu koruluklarda yapılan son bir pikniktir.
Bundan sonrası artık dağlara düşen kardır; iliklere kadar işleyen rüzgâr ve hatta karla karışık yağmurlardır; bahar ve yaz ayları başka bir mevsime kalmıştır. Sanki uzaktaki sıradağların arkasındadır..Bir türlü gerçekleşmeyen umutlarımızla..
Fakat her soluk alışta yeni bir ümit var. Tıpkı ağaç dallarında saklı o son üzümler gibi..