- Kategori
- Siyaset
Sorular, sorular!

Gökyüzünün masmavi olduğu, ağaçların yemyeşil olduğu mis gibi bir Türkiye’den, havanın kirli olduğu gıpgri betonerme Türkiye’ye giden yola MEDENİYET adını vermek ve bundan gurur duymak, -helal olsun bize- çok enteresan bir yaklaşım! Ve bunu yaparken tarihimize bakıp eski padişahlardan kahramanlar yaratmak ve ECDADIMIZI belirlemek!
İsviçre mutlulukta dünya birincisi seçilirken Türkiye’de var olan doğal güzelliklerini çirkin, çirkef insanları ile bozması, kirletmesi, toplumu dine sokarken ahlaksızlaştırması, nasıl açıklanabilir? Kitaplar yerine kişisel gelişim kitapları okuyarak modernleşip gelişkin olmak, nasıl mümkün olabilir? Ve bunun adını okuyan ve inanan gençlik ilan etmek? Nedir bu süper kahraman aşkı?
Hayatım boyunca Mustafa Kemal’in bilimsel yaklaşımına hayran olmuş birisiyim. Hayatım boyunca bilimi arayıp bulup öğrenmiş birisi olarak, ilim irfandan bu kadar uzak bir ülkede yaşamak, bazen gerçekten işkenceye dönüşüyor. Biliyorum ben yaşanan ortamın paydaşı değil seyircisiyim ancak bu bile Atama kendi kendime vermiş olduğum sözün altında ezilmemi sağlıyor! Yok artık arkadaş bu kadarı ziyadesiyle fazla! Osmanlıca ’yı seven biri olarak bakanların ne konuştuğunu anlamamak bana gerçekten saçma geliyor! Çünkü iyiden iyiye Arapça konuşuyorlar artık!
Suriye’den aldığımız potansiyel oy birikimleri olan yeni Arap vatandaşlarımız bir amaçla Türkiye’ye getirilirken üniversitelere bedava girecek olmalarını açıklayamıyorum. Sebebi okuyan Türk nüfusunun yeterliliği karşısında yetkin Türkiye vatandaşları yetiştirmekse buna pek itiraz edemem. Ama gerçekten ne amaçla bu ülkeye getirildiler? Sayıları 4 milyon ile Türkiye’nin en büyük azınlığını mı yaratıyoruz? Avrupa 50 bine çok derken, biz?
Gizli kapaklı kapılar ardında yapılan Türkiye’nin geleceğine dair bilmediğimiz planların hayrımıza olduğuna dair çıkan medya haberlerinin güvenirliliğini vatandaş olarak nasıl sınayacağız? Ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz ama Başkanlık Sistemi kanılarla oylanmaya başladı bile! Bu nasıl bir oylamadır 3 yıldır ben anlamıyorum. Amaç bu fikre insanlar inandırılıp keyfi bir anayasa yaratmaksa ben böyle yeni bir anayasanın demokratik olduğunu nasıl bileceğim? Ya da kim bu yeni sistemi benim(vatandaş) adıma denetleyecek? Son dönemde torba içinde yapılan yasa ticaretine benzer bir şekilde yasama ilerleyecekse bu ülkede demokrasi nasıl gelişecek? Adalet insanların ve hükümetin tekelinde nasıl olabilir ve böyle bir ülke nasıl demokratik olabilir? Demokrasi sadece seçim mi demektir? Ya halk yanlışlıkla bir diktatör seçerse, demokrasi vatandaşını nasıl koruyacak? Devletin dini varken milletin din özgürlüğü nasıl hayata geçirilecek?
Çok soru, cevap veren az kişi var. Çok problem, çözen az kişi var. Devlet ile hükümet karıştırılmış, kurumlar azarlanmış ve yasalarla haddini bildirilmek üzere fişlenirken, devlet ile hükümetin karıştırılmama ihtimali var mıdır?
Hani Avrupalaşma ve demokratikleşme hedefi nerede kaldı? Galiba artık ihtiyaç kalmadı!
Neyse! Umarım bu yazım yayınlanır çünkü artık soru sormanın vakti geldi ve geçiyor da!