Sorun kerpiç mi / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '10

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Sorun kerpiç mi

Çok uzun süredir yazmıyordum. Çünkü gerçekten farklı bakışların bu ülkede değerlendirilmediğini, okunmadığını görüyorum. Ya da tepkiler bir olay olduktan sonra sonuca veriliyor. Ama göz göre göre olaylar geliyorum derken üstat yazarlarımız dahil hiç kimsede sloganvari ve yine analitik düşüncenin a harfinden yoksun tepkiler dışında bir yorum bir bakış açısı yok. Bu ülke bu şekilde gidecek fiziksel olarak tükenene kadar. Ve bu gidiş beni pes ettirmişti. Ancak son deprem ve meşhur kerpiç açıklamaları beni yeniden çıldırttı. (Bu daha önce normal olduğum anlamına gelmiyor kuşkusuz.) Bu nedenle deprem, Efes Pilsen' in ve medyanın hali ve diğer yaşadığımız iç siyasi olaylara geriye doğru gideceğim.

Son yaşanan depremin faturası kerpiç yapılaşmaya kesiliyor. Bu kadar anlamsız bir açıklama görmedim. Ben 99 depreminden sanırım iki ay sonra çadır kentlere gittim. Adapazarı, Gölcük ve Yalova' da dolaştım. Yıkılan binalar betondu. İstanbul Avcılar' da yıkılan ve/veya onarım gerekir denen binalar da betondu. Sorun evin hangi materyal ile yapıldığı değil, nerede ve hangi mühendislik hesapları ile ve bu hesaplara ne kadar uygun malzeme ile yapıldığı veya yapılmadığıdır.

Tamamen bilim insanlarından okuduğum kadarı ile fayın tam üstüne doğru bir bina yapılsa yıkılmayacağı belirtiliyor. O zaman kerpicin suçu ne ? Anadolu' da yığınla yapılan kazıda çıkarılan yerleşkelerdeki evler radye temel, çelik iskelet üzerine dökme beton ile mi yapılmışlar da bugüne kadar gelmişler. Afrodisias' taki hipodrom neyle yapılmış da sapasağlam ayakta. Allianoi deprem de mi yıkılmış yoksa şimdi biz mi baraj altında bırakacağız?

Sayın okurlar kerpice fatura kesip, betonlaşmak için gerekçe aramayalım. Tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye' ninde deprem / fay haritası bellidir. Bu hatların tarihi geçmişi ve üretkenlik dönemleri bellidir. Yaklaşık olarak, ne zaman, nerede, ne şiddette deprem olacağı bellidir. Şu anda bu hat/lar üzerindeki yerleşkelerin nitelik ve nicelikleri bellidir. Türkiye' nin ne yazık ki nitelik ve nicelik olarak toplumsal yaşam/yerleşim eğilimi bellidir. Allah aşkına o zaman yapılması gerekenler halen yapmakta olduklarımız mıdır?

Türkiye' de hangi siyasal partinin toplumun yaşam nicelik/nitelik ilişkisini ülkemizin fiziksel ve doğal olarak değişemeyecek yapısı ile paralel yürütmeye dair bir projesi var. (Depremde acil kullanım yolu levhası dikmek depreme önlem almak değildir.) 10 gün önce Avcılar' daydım. Şu anda güçlü hapşırsanız hiç değilse çatlak oluşacak binalarda yerleşim var. Bunu anlamak için mühendis olmanız gerekmiyor. Peki ama Türkiye' nin fiziksel yapısına paralel bir yaşam çizgisi getirmeye çalışan bir siyasal partiye oy verirmiyiz veya içimizden böyle bir parti çıkabilir mi?

Kaçımızın yarasalar umurunda, kaçımızın Fırtına deresi umurunda, kaçımız bu ülkenin nüfus artış hızının en azından sıfır olması, yerleşim, sanayileşme, gelişme! planlarımızın değişmesi gerektiğini kabul edebiliriz.

Sayın okurlar ülkemizde deprem bence bizim beynimizdeki depremden çok daha seyrek oluyor ve daha az zararlı. Biz sürekli olarak yıkıyoruz. Ama günün birinde yıkacak bir şeyimiz kalmayacak. O zaman ne olacak çok merak ediyorum.

 
Toplam blog
: 226
: 558
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..