Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
764
 

Sorunumuz türban değil..Kadınız biz !!

Sorunumuz türban değil..Kadınız biz !!
 

Bir SSK hastahanesinde gördüklerimi anlatacağım sizlere. Son dönemde tartışılan türbanın, kadınlarının değil, kadınlar üzerinden siyaset yapmaya meraklı AKP nin sorunu olduğunu bir kez daha gözler önüne sereceğim .

Hastamı ararken, odalarda, doğum yapmak için gelen kadınların 2 şerli olarak yataklarda yattığını farkettim. Neden? diye sorduğumda " yer yok bacım" cevabını aldım. Her taraf pislik içinde, bir kısmının kolunda suni sancı için serum takılı. Çarşafların bir kısmının rengi gri, bej renge dönüşmüş ve kan lekesi içinde. Hışımla odaya giren hemşireler odayı boşaltın diye bas bas bağırıyor. Sancısı gelen bir genç bayanın yanına gittim. İlk bebeği . Yanında hiç kimse yok. Muş'tan gelmiş. Elini tuttum. 18 yaşında daha. Eşinin 3. karısı. Adam 43 yaşında. Biz sohbet ederken yatağının ıslandığını farkettim "korkma bebek geliyor" diyip hemşire aramaya koyuldum. Hemşireler bir odaya toplanmış konuşuyorlar. Afedersiniz diyip konuyu anlattım. "Siz doktor musunuz? İdrarını kaçırmıştır" yanıtını aldım. La havle diyip başka bir odaya baktım belki doktor bulurum diye. Yok. O odada da sancı çeken kadınlar var. Avaz avaz , kendileri ile ilgilenilsin diye son perdeden bağıran tipler. Onlar bağırdıkça hemşire hakarete varan bir şekilde daha çok bağırıyor. Koridorda bana doğru gelen bir hemşireye yalvararak " ne olur bir bakar mısınız?" dedim.

Güler yüzle elbette dedi gittik. "Bunun suyu gelmiş doktora haber vereceğim" dedi. 5 dakika içinde geri döndü. Hastayı kaldırıp koluna girdi doğum odasına götürdü. O hemşireye denk gelmeseydim ve haber vermeseydim annenin de bebeğin de hayatı tehlikeye girecekti. İşlerimi hallettikten sonra yeniden kata uğradım. Henüz dönmemişti. Asansörden inen , tekerlekli sandalyede, kolunda ki serum şişesini tutarak gelen hastalar dikkatimi çekti. Üzerlerinde ki gecelikler kan lekesi içinde. Hastabakıcıya " Bunlar nerden geliyor?" diye sorduğumda " DOĞUMHANEDEN" yanıtını aldım. Evet doğum yapan hastalar, bebek sahibi olmanın dayanılmaz hazzı ve keyfi içerisinde !!!!! odalarına getiriliyordu. Bağırılarak, hakaret edilerek ,
pis çarşaflarda, avaz avaz bağıran görevliler nezaretinde ANNE oluyor onlar. Utandım, üzüldüm, içim acıdı. İstanbul'da, hastahanede doğum yapan şanslı azınlıktan olduklarını zannedenler için.. Öyle ya benim Ülkem'de yaşlı, eğitimsiz köy ebelerinin elinde can veren binlerce " takdir-i ilahi" kurbanları da vardı.

Kadınların türbandan önce, eğitime ihtiyacı var. Haklarının ve özgürlüklerinin nerede başlayıp nerede bittiğini bilmeleri gerekiyor. Ezilmelerinin, dayak yemelerinin, 2.-3. eş olmalarının KADER olmadığını birilerinin onlara anlatması bu konuda eğitmesi gerekiyor. Regl olan bir geçkızın " artık evlenmesi "
gerekmediğini öğrenmesi lazım. En az erkekler kadar kanunlar önünde eşit haklara sahip olduklarını anlamaları lazım.

Anlatmamız lazım." Beşikten mezara eğitim" diyen Milli Eğitim Bakanı , öğrenimin sadece tarih, coğrafya, türkçe, matematik olmadığını fark etsin artık. Cinsel eğitim dersleri zorunlu olsun kızlar için de erkekler için de. İnsanlar cinsiyetlerinden utanmasın. Kaçamak , yasak, bilinçsiz ve sağlıksız ilişkilere o zaman girmeyeceklerdir. Cinselliklerini yaşamanın , doğanın bahşettiği en olağanüstü duygu olduğunu farketmeyen, bunu ayıp ve günah olarak gören binlerce hatta milyonlarca gencimize yol açsınlar, yol açalım. Bu gün ahlaki açıdan erozyona uğramışsak , bunun en büyük nedeni eğitimsizlik , günah ve ayıp tabularıdır. İnsanlar cinsel açlıklarını sanal ortamlarda, aile içinde , en yakın kız arkadaşını bile cinsel obje olarak görerek yaşamaya çalışıyor. Hastahane kapılarında kürtaj olmak için bekleyen 15 yaşında kızlarımız olduğu kadar bir o kadarda ortaokul yaşlarında doğum kontrol hapı almak için bekleyen var. Bunları konuşmazsak, bu konuları ayıp olarak görür çocuklarımızla aramıza mesafeler koyarsak kaçınılmaz son bir gün bizim kapımızı da çalacaktır.

Cinsiyet ne olursa olsun, insan olmanın, ızdıraplı bir süreç olduğu güzelim Ülkem' de , eğitimden , çağdaşlıktan bahsedenler , kadınlarla erkeklerin tokalaşmadığı, ayrı ayrı oturtulduğu, başlarının örtüldüğü bir zümrenin destekçisi ve felaket olacak bir gidişatın da tetikçisi.

Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine ilk kişiyim blog okuyan. Hastanedeki manzarayı anlatırken biraz hafif kaçmş. Daha beterleri var Türkiyemiz de. İstanbul'un en ünlü doğum hastanesinde doğumu bekleyen kadınların bulunduğu katta tuvalete bile gidemezsiniz. O kadar pis ki mikrop kaparsınız. Elinizi bile değdirmeye iğrenirsiniz. Zavallı kadınlar inim inim inlerler. Yakınları yanlarına alınmaz. Acılarını tek başlarına çekerler. Bide hemşireler tarafından azarlanırlar. "O işi yapmayı biliyorsunuz, şimdi de bağırırsınız" derler. Sanki kendileri uzaylı. Sağlık problemleri çözülmediği sürece Türkiyede ilgilenicek başka konu olmamalı. Varsa yoksa sağlık.

Ayşe Yavuz 
 31.01.2008 15:59
Cevap :
Evet sevgili Ayşe YAVUZ, Tuvalet rezaletini de gördüm. Lavaboların altları kırık,suyu açtığın an alttan akıyor. Çöplerin içi pet dolu. Beslediğimiz hayvanlara canlı olduğu için,yaradılan olduğu için daha ilgili ve itina ile yaklaşıyoruz. En çokta gücüme giden şey konuşmayı bilmeyen hastabakıcıların yine kendileri gibi Anadolu'dan gelmiş hasta insanlara sanki bulaşıcı hastalıkları var gibi davranması. Azarlaması. Ve bizim bu insanlara Beyfendi diye hitap etmek zorunda kalışımız kendimize olan saygımızdan. Sağlık ve umutla kalın  31.01.2008 23:32
 

İşte ülkenin hali. Her yerde türban tartışıp, meclis gündemini türbanla doldururken görülmeyenler. Bu ülkenin çok sorunu var. Çözecek hükümet bekliyor. Hükümetse türbanla yatıp, türbanla kalkıyor. Elinize, kaleminize sağlık. Sevgilerimle...

moonlight1 
 31.01.2008 15:56
Cevap :
Teşekkürler sevgili Yazarım. Siz eğitimciler ve biz ailelere çok iş düşüyor. Yetiştireceğimiz aydın gençlerimiz bir gün mutlaka umut olacaklar sonraki nesillere. Yolunuz açık ve aydınlık olsun.  31.01.2008 23:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 347
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1352
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster