- Kategori
- Güncel
Sosyal devlet anlayışı - 2
Bazen hiç farkında olmadan devletin bir kurumuna veya bir bankaya borçlanırsınız. Bu borç size hiçbir zaman bildirilmez, sizde farkında olmadığınız için hiçbir zaman ödemeyi düşünmezsiniz. Çünkü borç miktarı hem çok küçüktür, hem de böyle bir borçlanmadan haberiniz yoktur.
Konuyu biraz daha açmak gerekirse; Bazen devletin vergi dairesine verdiğiniz bir beyannamede yapılan küçük bir hata, sizden sonra ilgililerce incelenmiş ve eksik görülen bir miktar tarafınıza borç olarak yazılmış olabilir, araba verginizi eksik yatırmış olabilirsiniz veya vergi ve benzeri beyannamelerde damga pulu eksik olabilir. Bankalarda ise yapılan işlem için alınan masraf, bazen siz fark etmeden hesabınıza borç olarak işlenmiş olabilir. Böyle durumlarda siz hesabınızla ilgilenmediğiniz süre içersinde borcunuz katlanarak büyür.
Halk arasında ‘devlet alacağını alır’ diye bir söz vardır. Gerçekten de bu söz haklı olarak geliştirilmiştir. Devlet alacağını almaktadır. Aradan yıllar geçse bile devlet bir kartalın avını bulması gibi, borçlusunu yakaladığı anda alacağını alır. Çoğu zaman da bu borç birkaç kat artmış, yapılan işlemlerin masrafları üzerine binmiş ve siz fark ettiğiniz zaman da itiraz etmek için iş işten geçmiştir. Sonuçta bilmediğiniz veya fark etmediğiniz bir borcunuzu kat ve kat fazlasıyla ödemek zorunda kalırsınız.
Bu anlatılanların aksine şayet devlet size borçlu kalmışsa, örnek araba verginizi fazla yatırmışsanız. Gelir vergisini hesaplarken fazla hesap etmişseniz veya her hangi bir şekilde devletten ve devlete ait kurumlardan alacaklı iseniz. Devlet alacaklı olduğu zamanki titizliği, ne yazık ki size borçlu olduğunda göstermemektedir. Fazla ödenen vergi zamanında iade edilmez. Ancak bir sonraki dönem vergisinden mahsup edilir. Zaten bir sonraki dönem vergisi de peşin vergi adı altında bir yıl önceden tahsil edilmektedir. Bu süre zarfında işyerinizi kapatmış veya her hangi bir şekilde faaliyetinizi durdurmuşsanız, alacağınızı devletten tahsil edebilmeniz hemen hemen imkansız hale gelmiş demektir. Bankalarda ise kalan küçük bakiyeleriniz, belli bir süre ilgilenmediğinizden kapatılır.
Devlet masrafı daha fazla olsa bile üç kuruşluk alacağının peşine düşer, birkaç kere ayağınıza kadar gelir. Ancak aynı devlet sizin ondan büyük miktarda alacağınız dahi olsa kılını kıpırdatmaz. Alacağınızı tahsil etmek için türlü çeşitli yollar denemek zorunda kalırsınız. Bu yollarda sizin yaptığınız masraflar da heba olur gider.
İşte bu anlatılan yapı; sosyal devlet anlayışına zıt olarak oluşmuş bir yapıdır. Halkın mutluluk ve refahını düşünen sosyal devlet anlayışında, devlet alacağına ve vereceğine aynı şekilde karşılık verir. Vermelidir. Vatandaş ‘benim devlete borcum vardı. Zamanında uyardılar zamanında ödedim’ derken, bir diğeri ‘benim devletten alacağım vardı zamanında ve çok kolay aldım‘ diyebilmelidir.
Çünkü sosyal devlet anlayışına sahip ülkelerde devlet ve hükümet vatandaşa hizmet eder. Ancak geri kalmış ülkelerde ve totaliter rejimlerde devlet var olabilmek için vatandaşını sömürür.