15 Aralık '13
- Kategori
- Kişisel Gelişim
Şov mu eğitim mi?
Kişisel Gelişim Uzmanlığı bir sahne işi değildir ve olmamalıdır. Elbette sahne çok önemli ve etkileyicidir ve insanları etkilemek zorunluluğu vardır. Bazen duygulanmayı ve çabucak sonuç veren tavsiyeler, teknikler isteyebilirsiniz ve seminerlerde ağlamak, coşmak veya hırsla dolmak arzusunda olacaksınız. Bunların bir kısmı bir yere kadar olmalı tabiki; fakat deyim yerindeyse sadece gaza getirip dönüşümü beklemek hayal olur. Bu gibi sahne şovlarının sonucunda gereksiz kendine güvenmek, temelsiz kararlar almak, sır adı altında hayatı hafife almak, her türlü işi beceri gözetmeksizin başarabileceğini düşünmek, meşakkatli yolları geçmeden ve en önemlisi bedel ödemeden sahip olmak istemek gibi birçok olumsuzluğu yaşamak mecburiyetinde kalınmaktadır.
Dönüşümü veya gelişimi istiyorsunuz ve onun peşinden gidiyorsunuz. Bu uğurda kim ne verirse onu alacaksınız. Eğer severseniz takip edeceksiniz, sevmezseniz yok sayacaksınız. Günümüzde bir işi daha hızlı ve daha çok para kazanarak yapmanın yollarını öğrenme güdüsü bizi bu şovlara itmekte birkaç seas sonrasında her şeyin mükemmel olacağına inandırmaktadır. Burada bahsetmeye çalıştığım kendisini takip eden kitleyi sürekli olarak kendisine muhtaç, sürekli takipçi ve entelektüel anlamda esir durumunda tutma bireylerin özüne zarar veren uygulamalar olduğudur ve bu anlayış popüler açıdan insanların çok sevdiği fakat uzun vadede zarar veren uzmanlık anlayışıdır.
Bu açıdan manipüle etmek sizlere yapılacak en büyük zarardır. Hâlbuki gerçek dönüşüm, kaliteli kitaplarla, kaliteli filmlerle, kaliteli insanlarla zaman geçirmeye dayanan ve pratik uygulamalar içeren bir süreçle mümkün olur. Bir insanı, onun kendi hedeflerine doğru dönüştüren şeyler, kitaplar, filmler, şiirler, hikâyeler, kaliteli insanlar gibi kaynaklar ve uygulama dolu bir süreçtir.