- Kategori
- Güncel
Soykırım komedisi ve memleketten yansımalar
Neredeyse sekiz yıldır temcit pilavı gibi gündeme gelen “Ermeni soykırım’ tasarısı Yahudi kökenli komite başkanı Howard Berman’ın yönettiği komediye dönüşen oylama sonucunda kabul gördü. Şimdi tasarı ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin inisiyatifine kaldı. Tasarının gündeme alınabilmesi için Obama’dan gelecek işarete bakıldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Yaşanan süreci sadece tasarı üzerinden değerlendirirken sağlıklı bir çıkarıma varmak için genel bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Basında “One minute”nin intikamı olarak değerlendirmeler yapılsa da asıl belirleyici olan ABD’nin küresel çıkarlarıdır.
Dünya geneline bakıldığında Irak, Afganistan ve nihayet İran üçgenindeki sürdürülmeye çalışılan işgal ve sömürüye dayanan ABD politikalarının uygulanabilmesi için Türkiye’de iktidarda bulunan AKP’ye Obama yönetiminin ihtiyacı tartışmaya yer vermeyecek biçimde net olarak görülüyor.
Uygulanan küresel politikaların gönüllü uygulayıcısı/işbirlikçisi, “ılımlı İslam hükümeti”ni zora koşacak “soykırım tasarısının” kabul görmesi başta çelişkili olarak görülse bile yanılsamadan ibarettir. ABD, beklentilerine dönük olarak iktidara yön vermek için bu kozu kullanarak sadece bir hamle yaptı.
ABD’nin “soykırım tasarısı”nı bir oy ile gündeme alması AK parti iktidarını Türkiye’de zora sokarken, ne ilginçtir ki AB ülkelerinde PKK’ye yönelik operasyonlar ile de dolaylı destekte hızlı bir şekilde geliverdi. Operasyon iç politikada asker/yargı çatışmasında bocalayan Erdoğan hükümetinin elini bir nebze olsun rahatlattı.
Ulusal basında kayıtsız şartsız Erdoğan hükümetini destekleyen liberal/yandaş kalemlerin, “Ergenekon davası” sürecinin yarattığı hukuksuzluklara dikkat çektikleri, sütunlarında Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay özelinde vicdanlarını konuşturmaya başladıklarının notunu da bu yazıya iliştirelim.
Türkiye gerçekten ilginç bir dönemden geçiyor.
Darbe planları yaptıkları iddia edilenler tutuksuz yargılanırken, haber yapan gazeteciler tutuklu olarak yargılanıyorlar. Tam da bu dava/yargılama sürecinden dolayı Türkiye kamuoyunda iktidara yönelik eleştiriler yükselirken gelişmeleri daha geniş bir perspektiften irdelemesi gerekiyor.
Yargı reformu adı altında yürütmenin yargıya egemen olma hevesleri yüksek perdeden eleştirilere neden oluyor.
Bankaların ocak ayı kârı iki milyar dolar! Bankaların neredeyse yüzde altmışı yabancıların olduğuna göre 1.2 milyar dolar daha fonladı uluslar arası sermayeyi yurdum insanı.
Diyarbakır Bursa maçı olaylar nedeni ile tamamlanamadı.
Cemaat sözcüsü iktidarı uyardı...
Vakit gazetesinin bir yazarı ile ilgili tecavüz haberi gündeme düştü.
Yalçın Küçük ülkede yaşanan dava süreçleri ile ilgili ilginç değerlendirmelerde bulundu. Prof .Dr.Yalçın Küçük benim daha önce yazılarımda söz ettiğim tepedeki mutabakat ile ilgili yazdıklarımı teyid etti.
http://www.odatv.com/n.php?n=yalcin-kucuk-odatvye-konustu-0303101200
Necati TÜFEKCİ 06 Mart 2010 ANKARA