Söylenmemiş Hükmünde Sözler, Yok Hükmünde Yazılar / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '17

 
Kategori
Blog
 

Söylenmemiş Hükmünde Sözler, Yok Hükmünde Yazılar

Söylenmemiş Hükmünde Sözler, Yok Hükmünde Yazılar
 

Onları söylenmemişliğin hükümlülüğünden kurtarıp özgür bırakmalıyız.


Hani eşyalar vardır. Büyük bir hevesle satın alır, bir süre kullanır sonra da bıkar, yenisiyle, daha iyisiyle değiştirir, kullanmaz oluruz.

Ne atarız, ne satarız. Bizim için hükümleri kalmamış olsa da başkaları onlar için can atarken kullanmadan elimizde tutarız.

Hem bir iyilik yapmamış ya da maddi bir şeyi akışkan bir değer olan paraya çevirmemiş oluruz; hem de evimizde, bodrumumuzda, tavan aramızda yer kaplarlar.

Eninde sonunda da, ileri bir tarihte yine bizim tarafımızdan ya da bizden sonra gelen kuşak tarafından bir temizlik sürecinde çöpe gönderilirler.

Hani o eşyanın bir fırın olduğunu düşünün ve onun bir bedel karşılığı ya da bedelsiz olarak yoksul birinin eline geçmesi halinde, o yoksul kişinin içinde kurabiyeler, simitler ya da yemekler pişirip satarak geçimini sağlayacak olduğunu düşünün.

Hatta abartın, ayrıntılara bakın oradan elde edilecek parayla o an için yoksulluk nedeniyle okula gidemeyen çocuklarına çanta, ayakkabı alıp okula gönderdiğini düşünün.

Bu gerçekleşmemiş olur. Ciddi anlamda değer kazanacak bir mal tamamen değersiz hale gelir ve çöpe gider.

Tam olarak o eşya ile benzeşmese de, gerçekte çok değerli oldukları halde farkına bile varılmayan; bir anlamda çöpe giden sözler ve yazılar da vardır.

Bir kısmı çeşitli nedenlerle hiç dile getirilmemiş, bir kısmı da söze ve yazıya dökülmüş olmalarına rağmen doğru araçlarla, doğru yollarla, doğru alıcısına ulaştırılmamış fikirler, bilgiler, çözümlemeler, değerlendirmeler de vardır.

O önemli sözler, yazılar sahipleri tarafından, gerçek alıcılarına, gerçekten değerlendirebilecek durumda olanlara; onları değerlendirip zenginleştirecek, kullanacak, insanlığın hizmetine sunulacak hale gelmesine katkı sağlayabilecek kimselere doğru araç ve yöntemlerle ve duruma göre uygun zamanlarda ulaştırmadıkları için boşlukta kaybolup giderler. 

Belki de az da olsa bir kısmı insanlık tarihinin yönünü değiştirecek sözler ve yazılardır onlar.

Yanlış yerde ve zamanda dile getirildikleri için ya da hiç dile getirilmedikleri için zebil ziyan olurlar.

Onlar belgesellerde gördüğümüz Alaska’nın buzlu nehir yataklarında saklı altın zerrelerinden, yüce dağların ya da balta girmemiş ormanların derinliklerinde bulunan paha biçilmez tıbbi bitkilerden daha çok yakınlaşırlar insana. Yakınlaşır ve birer kuyruklu yıldız gibi kayıp giderler.

O söz ve yazıların sahipleri fikirlerinin tam olarak değerlerini bilmiyorsa sorumluluk onlardan haberdar olan ve değerini bilen kimselerin omuzlarına düşer.

Her konuda, her kategoride yazı yazan, farklı çevrelerden, alt yapılardan gelen biz Milliyet Blog yazarları bunun herkesten çok farkında olmalıyız.

Hem farklı ve işe yarayabileceğini düşündüğümüz kendi fikirlerimizi bu sayfalarda okurla buluşturmalı; hem de onları gördüğümüzde yerde almalı, kaynağını da zikretmek suretiyle değerlendirip onurlandırmalıyız.

Onları söylenmemişliğin hükümlülüğünden kurtarıp özgür bırakmalıyız.

Çok küçük de olsa insanlığa yarar sağlayacak bir değerin bu işlevi yerine getirme sürecinde pay sahibi olmalıyız.

13.10.2017 10:52

 
Toplam blog
: 284
: 245
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..