- Kategori
- Dünya
Sözde Ermeni Katliamı-3
"Sözde Ermeni Katliamı" ve "Ermeni Tehcir Olayı"...
Bu iki başlık arasında, birbirinden farklı iki anlam var...Birinci 'başlık', her ne kadar "sözde" kelimesi ile, "böyle bir katliam olmadığını" anlatıyorsa da, bloğumu yazarken "sık sık" kullandığım "katliam" sözcüğü, anlattıklarım ve anlatacaklarımla pek uyuşmuyor...
Bu bakımdan, bundan sonra devam edecek bloglarımda, "katliam" yerine, "göç ettirme, göç edilmesine sebep olma, sürmek" anlamına gelen "Tehcir" sözcüğünü kullanacağım...Zaten, bu konuda, -daha önceleri, yazdığım- iki-üç bloğumda da "Tecir" sözcüğünü kullanmıştı...
*
Şimdi biraz gerilere gidelim ve bu "Ermeni Techir" olayının nedenlerine girelim...
Osmanlı, Rusya, İngiltere ve Ermeniler...
-- 1870 yılına kadar, Batı devletlerinin politikalarında Ermenilerin bir yeri olmamıştır. Ruslarla ilgisi ise, Rusların, Osmanlıllarla yaptıkları savaşlarda, Ermenilerden faydalanmaktan öteye geçmemiştir.
1870 yılından başlayarak Ermeniler, Avrupa devletlerinin ilgisini çekme çabasına giriştiler. Özellikle İngiltere ve Rusya, Ermenilerin bu girişimini kendi lehlerine çevirerek Ermenileri kullanmaya başladılar.
Rusya, Akdeniz'e-sıcak denizlere- inmek için Balkanlıların kendilerine geçit vermeyeceğini anlayınca Erzurum-İskenderun hattını kullanmak için Ermenilerden yararlanmayı düşündü.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra imzalanan Ayestefonos Antlaşmasına, Rusya, Doğu Anadolu'da Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde ıslahat yapılması hükmünü koydurdu. Böylece, Ermeni sorunu, uluslararası siyaset alanına girmiş oldu.
-- Öte yandan İngiltere de, "Rusya'ya karşı Osmanlı Devleti'nin bütünlüğünü korumak" biçimindeki geleneksel politikasını terk ederek, Osmanlıyı parçalamak ve onun toprakları üzerinde, kendine bağlı "ulusal devlet" kurma politikasını izlemeye başladı.
İngiltere, eğer bölgede, bir Ermeni Devleti kurulacaksa, bunun kendisine bağlı ve Rusya'nın güneye inmesini önleyecek 'tampon' bir ülke olmasını istedi. İngiltere'nin bu isteği Ayestefonos Antlaşması'ndan sonra İmzalanan Berlin Antlaşması'na imza koyan Fransa, Almanya ve İtalya tarafından da destek görmüştü...
Özetle : Rusya, sıcak denizlere inmek için Erzurum-İskenderun hattını kullanmak istiyor; buna karşılık, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya'nın desteği ile, Türkiye'nin doğusunda kendilerine bağlı bir devlet kurmak istiyor.
*
Yaa!...İşte böyle...
Düşman, düşmandır...Dün de aynı, bugün de aynı...Günümüzde ne oluyor?
Rusya, Bğazları kullanarak "sıcak denizlere" girip çıkıyor...
Avrupa ve Amerika da, dün Rusya'nın bölgede, sıcak denizlere inmek için kurmak istediği kendisine bağlı bir "ulusal devlet" yerine, PKK'yı kullanark, bölgede kendilerine bağlı bir "Kürdistan" kurmak istiyorlar...
*
Biz devam edelim...
İngiltere'nin bu girişimi, kendi sınırları içindeki "Ermen, varlığı" nedeniyle, Rusya'yı kuşkulandırırken, Ermenileri de hareketlendirdi.
Ermeniler, faaliyetlerini artırdılar; Batılı devletlerin ilgisini çekmek kurdukları komiteler ve çetelerle Anadolu'nun pek çok yerinde "tedhiş" ve "isyan" hareketlerine giriştiler.
Bu arada, Osmanlı Ordusu'ndaki Ermeni askerleri de kaçarak Ermeni çetelerine katılmış ve hep beraber Türk-Müslüman köylerine saldırarak katliamlar yapmışlar; köylüleri, köylerini terk etmeye zorlamışlardır.(x)
Amaçları, bölgede Ermeni nüfus çoğunluğu sağlamak...
*
Bu durum karşısında Osmanlı Devleti ne yapmalıydı ki?
Bloğumun devamında...
cdenizkent
------------------------ :
(x) Bu konuyla ilgili olarak,,1998 yılı itibari ile TBMM'de yabancı dillerde yazılmış 282 kitap vardı. Sanırım şu anda 300'ü geçmiştir. Ayrıca, Genelkurmay Başkanlığı arşivlerinde de, çok sayıda belge vardır.