- Kategori
- Seçim
SP’nin Kurtulmuş aşısı AKP için alarm!
Saadet Partisi, yeni bir bahar havası yaşıyor.
Medyanın ilgisi ve yapılan mitingler, Numan Kurtulmuş aşısının tuttuğunu gösteriyor.
SP’nin yükselişi, tarihsel olarak “aklın yolu”na yaklaşanların bunun karşılığını alabildiğini ifade ediyor.
Numan Kurtulmuş’u ilk dinlediğimde, “işte, dindar kesim içinden bir Ecevit çıkıyor” demiştim.
Gelişmeler beni yanıltmadı.
Şaibesiz, sade, samimi, gerçekçi, insan haklarını dinsel motifler kadar önemseyen, Türkiye’yi çoğulcu yapısıyla kabullenen, farklılıkları zenginlik olarak gören dürüst, kaliteli bir lider.
Gerek televizyon konuşmaları gerek mitinglerde yaptığı konuşmalar, çizdiği akılcı-dürüst profil, yeni bir liderin doğmakta olduğunu işaret ediyor.
Bu liderlik, “yenilikçilik” iddiasıyla gömleğini değiştirip, düne kadar düşman bellediği “Siyonist-emperyalist” kampın dümen suyuna giren “eski” arkadaşların da korkusu haline geliyor.
Büyük kentlerde gerçekleştirilen mitingler, AKP’ye kaptırılan kitlelerin hızla partiye geri dönmekte olduğu fikrini güçlendiriyor.
Sayın Kurtulmuş’un “milli görüş” ilkelerini korumakla birlikte, değişik sosyal kesimlere dönük açılımları da ciddi destek görüyor.
Bir çok siyasi gözlemci, Numan Kurtulmuş’un Saadet Partisi’ne kattığı rüzgarın, bir süre sonra AKP için bir karayele dönüşebileceği fikrinde birleşiyor.
Trabzon’da da bunun yansımalarını görebiliyoruz.
Faruk Özak’ın operasyonuyla AKP içinde tasfiyeye uğratılan eski “milli görüş” yandaşlarında yaşanan kırgınlık ve pişmanlık duygusu, yerel seçim listeleriyle daha da derinleşti.
Trabzon’daki AKP yönetimlerinin hemen her kademesinden dışlanan “milli görüş” geleneğinin insanları, eski partileriyle ne zaman barışacaklar, bunu elbette zaman gösterecek.
Ama kesin ayırtına varılan nokta, AKP’de Faruk Özak’ın güçlü olduğu bir partide bir daha kendilerine kolay kolay yönetim sırasının gelmeyeceğidir.
Öte yandan SP Trabzon Belediye Başkan Adayı Mahmut Çizmecioğlu’nun baskısını giderek artıran seçim kampanyası, pişmanlık içindeki eski arkadaşlarını da “tahrik” ediyor.
Bunun farkındaki AKP yönetimi, “Aman oyları bölmeyin” propagandasıyla kan kaybını durdurmayı deniyorlar.
Oysa Saadet Partililer için AKP de, diğer partiler gibi, “Siyonist-emperyalist” sistemin bir uzantısı olarak kabul edilmektedir.
Üstelik “davadan kaçanların”, bir dava varmışçasına ortaya koydukları “bölmeyelim” sözüne, Saadetçilerin itibar etmesi mümkün değildir.
Saadet Partisi’nin disiplinli seçmeni, şehrin gerçek abilerinden Mahmut Çizmecioğlu’ndan vazgeçebilir mi?
Trabzon’a yabancı, halkın gerçekleriyle alakasız, akıl dışı seçim vaatleriyle samimiyet sınavından çakan AKP’nin belediye başkan adayı, acı günde tatlı günde Trabzon halkının yanında yeralan Mahmut Abi’ye tercih edilebilir mi?
Üstelik geleceğe yatırım yapan Saadet Partisi, yeni lideriyle yakaladığı çıkışı, aynı siyasi ahlakın aynı erdemin aynı dürüstlüğün Trabzon’daki sembolü olan Mahmut Çizmecioğlu ile daha da artırmak zorundadır.
Trabzon halkı, iki “abi” arasında bir tercihe doğru yönleniyor.
Bir yanda belediyeye yaptığı sevgi ve dürüstlük aşısıyla halkın vicdanına yerleşen Volkan abi; diğer yanda yeni lideriyle, yeni sosyal ve ekonomik politikalarıyla halkın güvenini kazanmakta olan Saadet’in adayı Mahmut Abi.
Kültürümüzde “abi” olmak ve “abiliği” korumak kolay değil.
Trabzon halkı, düne kadar abi olduğunu sandığımız bir insanın, bir siyasetçinin dramını konuşuyor.
Siyasetçimizin ihtirası ve iştahı, afaki ve ölçüsüz konuşmaları, mütevaziliği kefene sokan çok bilmiş tavrı, seçim hilelerine başvurması, “her şey benden sorulur” efelenmesi abiliğinin sonunu getirdi.
Keşke bunlara tanık olmasaydık.