Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '13

 
Kategori
Futbol
 

Spor işlerine bir “bakan” değil, bir “Bakan” gerekli!..

Spor işlerine bir “bakan” değil, bir “Bakan” gerekli!..
 

Spor, laf yarışı, laf kalabalığı değildir.

Sporcu olsun, spora “bakan” olsun, bunlardan uzak durmalıdır. Ama son zamanlarda, spor söz konusu olunca, kendini bir okulda "münazara"da sananlar var.

Sansınlar, o da bir “tarz” deyip geçmek mi gerekir?

Kendisine “Abi” denilmesinden hoşlanan “spor”la ilgili bir bakanımız var:

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç...

Yani Suat Abi!..

(Gençlerin, samimiyet belirtisi olark  "Suat Abi" dediği 1972 doğumlu Suat Kılıç’a, koskoca adamlar, resmiyeti/ makamı düşünüp “Sayın Bakanım” diyecekler.)

Gençlerin abisi, hayalindeki gençliği, dolayısıyla "sporcu gençliği" yaratma peşindedir.

(Sanatçı Fazıl Say’ın gençlik için örnek olamayacağı söyler; çünkü o “kötü örnek”tir. Der ki: “Dinine, devletine, vatanına, milletine, bayrağına bağlı nesillerin inşası için çabalıyoruz.”

Ya öncekiler nasıl yetiştirilmiş ki?..)

 *****

Bakan Suat Kılıç, 17. Akdeniz Oyunları’nın yıldızıydı!..

Mersin’i çok sevmişti; mesken tuttu.

Mersinli sporseverleri de çok düşünüyordu.

10 ve 5 TL’den satışa sunulan, daha doğrusu dağıtılmayan biletleri sonradan 1 TL’ye indirerek, kıyak yaptı!..

Başka yaptıkları da vardı: Kişisel ilişkilerle aile işlerini "devlet" işleriyle karıştırmak...

Eşine, tekvando madalya töreninde madalya verdirten Bakan olarak tarihe geçti.

Tevfik Sırrı Gür Stadı’nda oynanan Türkiye-Fas arasındaki futbol maçı finalinde, kupayı Fas alınca, kızgın taraftar misali stattan ayrıldı, kupa törenine katılmadı.

Olimpiyat logolu araçla geneleve gidilmesine, ben farkında değilsem kusura bakılmasın, ses çıkarmadı.

(Düzce’de stat açılışını, gençlere ne kadar değer verdiğini göstermek için, 16 yaşındaki oğluna yaptırması da cabası...)

*****

2020 Olimpiyatları’ndaki “tanıtım”da Spor Bakanlığı’nın, dolayısıyla Suat Kılıç’ın imzası vardı. “Tanıtım filmi"nin içeriği bir yana, salondaki düzen, gençlerin öne çıkartılmasındaki yöntem, konuşma içerikleri “müsamere”yi aratmıyordu.

Tanıtımda gençler ön sıralarda oturdular, sonuç açıklanacağı zaman başkaları...

(Mersin’den epeyce söz ettik, gel de, Tarsuslu şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ı anımsama:

Ümit Yaşar, bir şiirinde, savaşta yoksulların en önde, zenginlerin en geride olduğunu, savaş bitince, zenginlerle yoksullar yer değiştirdiği dile getirir.

Bilmem oldu mu?)


Sonra...

“Hayaldi, gerçek oldu” demeye hazır olanların hayalleri yıkıldı.

“Olimpiyatlar niye İstanbul’a verilmedi?” soruna eleştirel açıdan yaklaşanlara, kimi “vatan haini” dedi, tweetsever Bakan Suat Kılıç da, tweet attı:

“Kına stokları tükenmiştir!”

“Bir yandan Türkiye için 16 saat kesintisiz uçarak gecesini gündüzüne katanlar. Öte yandan Türkiye kaybetti diye kına yakanlar.”

Bakan, artık, spora bir “bakan”dı.

*****

Dün, bir yazının bir bölümü ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir törendeki konuşmasının bir bölümü ilgimizi çekti.

Önce, o yazının, Cumhuriyet'ten Arif Kızılyalın'ın "Sihirli Değnek mi?" başlıklı yazısının o bölümü:

“Suat Abi! Sporu ziraatçilerle, avukatlarla yöneten beyefendi var ya, o! Hani olimpiyatı kaybedince sevinenler oldu diye “Kına yaksınlar” tweetini yazan kişi. Samsun ya da Bafra’daki bir balıkçı kahvesinde bu sözler sarf edilebilir, ama tepesinde, “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim” yazan Spor Bakanlığı’nın 1 numaralı ismi bu açıklamayı yapıyorsa, “kabine” değişikliği artık şart olmuştur. Bir bilgi, Suat Kılıç’ın alternatifi de hazır ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliğinden bu yana izlediği, her adımını da beğendiği bir spor adamı. Adını sonra açıklayacağım.”

Arif Kızılyalı'nın dediklerini bütünleyen o konuşmayla ilgi haberden alıntı:

“Erdoğan, 'Biz bu projenin içerisine bir de Spor Hastanesi kuralım' dedi. İstanbul milletvekillerinin hazır bulunduğu imza töreninde Erdoğan, 'Hakan Şükür nerde diye sordu?' Şükür'ün, 'Burdayım Başbakanım' demesi üzerine Erdoğan, arkasına dönerek, 'Bu işin takipçisi sen olacaksın, Türk sporuna hediyeniz olacak ona göre' dedi.”

Son söz:

Spor işlerine bir “bakan” değil, bir “Bakan” gerekli!..

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Turgut ÇELİK :Hocam çok güzel bir yazı.Bu yazınızı bağlayan Biliyor son söz" Mum dibine ışık vermezmiş" sözü neler anlatıyor.Böyle bir Edebiyat deryasında yüzen hocamızı geç tanıdım,olsun buna da şükürler olsun.Saygılar sunuyorum.

Mehmet Burakgazi 
 18.09.2013 8:15
Cevap :
Mehmet Bey... Yaşasın sözcükler!. Kimileri, küçük harfle yazarsan başka, büyük harfle yazarsan başka... Bizde kendini "büyük" sanan, "dev aynası"nda görenler, aslında "küçük"tür. Kişi, "en büyük" benim demekle olmuyor. Saygılar, selamlar.  20.09.2013 10:45
 

hocam abd'de kina yok!!! O is icin taaa ulkeye mi gelelim!

Newyorker 
 13.09.2013 21:48
Cevap :
Değerli Newyorker... Hele, ABD'ye "kına"ya gereksinim duyulsun, "açıkgöz"lerimiz hemen "ihracat" işine girişirler. Birilerine "kına" yakılacaksa, buraya kadar zahmet etmenize gerek yok; sizi temsil edebilirim. Saygılar, selamlar.  15.09.2013 9:25
 

KınacıBüyükKılıçSuatReyiz'i yedirmeyiz!..eyvallah SayınHocam...

nedim üstün 
 13.09.2013 10:37
Cevap :
Nedim Bey... Yani "Biz yiyeceğiz" demek istiyorlar. Yarasın. İstanbul'dan saygılar, selamlar.  13.09.2013 19:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2386
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster