- Kategori
- Güncel
Stadyum açılışında Başbakan ve bakanlar neden protesto edildi?

Bildiğiniz gibi devlet Galatasaray kulübünün kullanması için yepyeni ve modern bir stadyum yaptı.
Dün akşam bu stadyumun açılış törenleri vardı.
Böylesine görkemli bir stadyumun açılışında siyasiler olmazsa olmaz!
Galatasaray taraftarına şirin görünmek isteyen siyasiler, yeni yapılan Türk Telekom Arena Stadyumunun açılış törenine koştular! Ancak hesaplayamadıkları bazı şeyler vardı.
Neydi siyasilerin hesaplayamadığı şey?
Açılışa katılanların “İleri Demokrasi”yi kullanabilecekleri!
İşte bu “İleri Demokrasi” sayesinde Stadyuma saat 19.30 sıralarında gelip, açılış törenlerinde konuşma yapmak isteyen Sayın Başbakan ve Bakanlar, seyirci tarafından ıslıklanıp, yuhalanınca, apar topar, açılışı yapmadan, öfkeli bir şekilde stadyumu terk ettiler.
Bu neye benziyor biliyor musunuz? “Besle Kargayı, oysun gözünü” deyimine.
Sen beş kuruş harcamadan, devletin imkânları ile modern bir stadyuma kavuş, sonra da stadyumun yapımında verdiği emirle çok büyük emeği geçen Sayın Başbakan ve bakanlarını yuhala!
Bu nasıl bir spor, pardon biat(!) anlayışı?
Böylesine emeği geçen kişilere elbette biat(!) edilmelidir!
Evet, gelelim Sayın Başbakan’ın niye protesto edildiğine:
Bence birkaç neden sayabiliriz.
Öncelikle Türk insanın yapısında biat kültürü yok!
Son günlerdeki yasakçı zihniyete gösterilen bir tepki olabilir…
Yaşanan ekonomik sıkıntıların bir göstergesi olabilir…
Başbakan’ın Fenerbahçeli olmasının etkisi olabilir(!)
Her ne kadar ismi Galata-saray olsa da, padişahlığa karşı duyulan bir tepki olabilir!..
Belki de daha başka nedenler olabilir.
Bu nedenleri araştırıp bulmak iktidarın işi…
İçki içenlere, muhalefet edenlere, önüne gelen herkese kızmakla olmuyor bu işler. Her şeyden önce halka saygı gerekiyor!
Son dönemlerde halka saygıyı gören var mı?
Ağzını açan milli iradeden bahsederken, milli iradeye ağzına geleni söylemek moda oldu!
Halka kızıncaya kadar, 188 kişinin katilleri niye serbest bırakıldı?
Ve ülkeden nasıl kaçtı?
Öncelikle onun hesabının verilmesi gerekiyor.
Bu şahısların yargılanması esnasında 5 yıl dosyayı bekleten Adli Tıp Kurumu ve 9 yıl 6 ay da ancak kararı verebilen yerel mahkemeye kimse söz söylemezken, bu kaçışta en az suçu olan Yargıtay’ın suçlanmasını anlamak mümkün değil.
Bir yandan terör örgütü üyeleri, yargılanma bitmedi diye serbest bırakılırken, öbür yanda bazı mahkemeler, yerel mahkemenin verdiği kararı gerekçe göstererek, dosyanın Yargıtay’da olmasını dikkate almadan, şahısların tutukluluğunun devamı yönünde karar alabiliyor.
Yargıdaki bu çifte uygulamayı çözmek kimin işi?
Halka rağmen nasıl iktidar olunur?
Örneğin Muhteşem Yüzyıl Dizisi izlenme rekorları kırıyor! Birkaç kişi veya her ne kadarsa tepki gösterdi diye diziye iktidar baskısı ile uyarı cezası verilip, bir daha tekerrür ederse, kapatırız gözdağı veriliyor.
Halka rağmen halkı idare etmek denilen olay bu olsa gerek!
Sayın Başbakan ve bakanları toplu bir açılış töreninde protesto ediliyorsa, kabahati kendinde ve bakanlarında aramalıdır.
Bu stadyumu biz yaptık diye kimse böbürlenmemelidir!
Stadyum devletin parası ile yani senden, benden, ondan alınan vergilerden yapıldı.
Kimse cebinden çıkartıp beş kuruş vermedi!
Ayrıca kulüpler arasında yapılan ayrıcalık işin başka yönü!
Örneğin Fenerbahçe, Beşiktaş, Kayseri kendi imkânları ile stadyumlarını yaparken veya büyütürken, devlet hiçbir katkı yapmadı.
Galatasaray’a tanınan bu ayrımcılık, neyin nesi?
Netice itibarı ile Galatasaray taraftarı, kendilerine ve kulüplerine yapılan kıyağın karşılığını en adil şekilde vermiştir!