​ Stresle başa çıkmak mümkün mü? / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Klinik Psikolog Nurcan Arslan Kanber

http://blog.milliyet.com.tr/nurcanarslan

09 Ekim '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Stresle başa çıkmak mümkün mü?

Stresle başa çıkmak mümkün mü?
 

Stresle başa çıkma yöntemlerini ne ölçüde uygulayabiliyoruz?


Stres, çağımızın en büyük problemi ve pek çok hastalığın zeminini hazırlayan ciddi bir tehlike. Günlük yaşamımızdan kesitlere baktığımızda işlerin yoğunluğu ile trafikte geçirilen sürenin artması, yeri geldiğinde ek iş ya da fazladan mesai yapıp aynı zamanda ailemize, sevgilimize, arkadaşlarımıza zaman ayırmaya çalışmak, sürekli bir yerlere ve birilerine yetişme çabası bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu yoruyor.

Daha yeni başladığımız bir haftanın, sonunun nasıl geldiğini anlamadan geçmesi bu koşuşturmaca içinde bazen kendimizi kaybetmemize neden oluyor. Durup nefes alacak zamanı bulduğumuzda ise yaşamın elimizden kayıp gittiğini düşünerek hayıflanmaktan başka yapacak bir şey bulamıyoruz. Yorgun bir beden, altüst olmuş bir sinir sistemiyle bu yılgın yaşam mücadelesi kendimize ayırmamız gereken zamandan çalmak, kendimizi unutmak anlamına geliyor. Tüm bu gerçekler de stres ve strese bağlı meydana gelen hastalıkların sebebi oluyor.

Stres artık pek çok hastalığın başlangıcı ve vücudumuzu kemiren büyük bir sorun. Yapılan araştırmalara göre kanser, kalp rahatsızlıkları, bağışıklık sistemi hastalıkları ve kolesterol dahi kronik stresin sonucu olabilir.

Stresle başa çıkabilmek için birçok yöntemin var olduğu bilimsel gerçekler eşliğinde açıklanıyor. Ancak çalışma ve sosyal hayatımızın yoğunluğu içerisinde sıkışmış biz büyük şehir insanları bu metotların ne kadarını uygulamada başarılı olabiliyoruz? Araştırma sonuçlarına baktığımızda görünen o ki, işin sırrı öncelikle yaşadığımız dünyada her olayı kabullenmek ve yaşadıklarımıza anlam verebilmekte. Her şeyin anlamlı bir nedeni olduğunu düşünerek acıyı, stresi ve üzüntüyü de ruhsal gelişimimizin bir parçası olarak görebilmeli, bunların bizi biz yapan etmenlerden olduğunu düşünerek kabullenme yoluna gitmeliymişiz.

Tabii bunları araştırıp ortaya koyan kişiler söz konusu gerçekleri hayatlarına ne kadar yansıtabiliyorlar, tartışılır; ancak bu ifadeler yanlış değil. Zaten bazı şeyleri incelemeden kabullenme aşamasında sorun ortadan kalkıyor, stres büyük ölçüde aşılıyor. Bence hayatlarımızdaki bu yoğunluğun ve dolayısıyla stres ve mutsuzluğun artmasının nedeni elde etmek istediklerimizin nicelik ve nitelik olarak artmış olması. İdealist olmak bir yana, aşırı isteklerde bulunup sürekli onların peşinde koşmaya çalışmak ve bu yolda kendimizi gereğinden fazla yıpratmak ne kadar doğru? Sanırım doğru olan şey kaldırabileceğimiz kadar yükü omuzlamak ve kapasitemizi belirleyerek ona uygun bir yaşam tarzı seçmektir.

Ara sıra da olsa kendimizi ufak kaçamaklarla şımartmak içimize ve özümüze dönerek stresin dozunu azaltmamıza yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.  

Çeşitli bitki çayları da strese karşı önerilen bitkisel takviyeler olarak karşımıza çıkar. Melisa yaprağı, şerbetçi otu, rezene, anason ve az miktarda lavantanın sinirleri rahatlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir.

Ve elbette beslenmemize dikkat ederek ölümcül diyetlerden kaçınıp B vitamini yönünden zengin gıdaları tüketirsek metabolizmamızın çökmesini de engellemiş oluruz. 

 
Toplam blog
: 69
: 3739
Kayıt tarihi
: 23.08.12
 
 

Anadolu Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra, İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde Kl..