- Kategori
- Futbol
Suçluluk hissi
Geçen hafta eski hakemlerimizden Selçuk Dereli'nin köşesinde "İki, Üç Tane Horozda Yakaladık" başlıklı yazısını tekrar takrar okudum. 2005-2006 sezonunda kendi yönettiği meşhur Denizlispor-Fenerbahçe maçıyla ilgili güzel bir yazı olmuş. Ancak bir hakem yıllar sonra niçin kendini savunma ihtiyacı ile bu yazıyı yazdı diye de düşünmeden edemedim. Evet malum tarihten sonra Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım'ın sürekli olarak bu maçı gündeme getirmesi kendisini böyle bir yazı yazmaya sevk etmiş olabilir. Belki de yıllar sonra Ümit Ozat'ın bizim o maçta dizlerimiz titredi itirafını yapması Selçuk Dereli'yi cesaretlendirmiş olabilir.
Sebebi her ne olursa olsun bir hakemin üzerinden yıllar geçmiş bir maç ile ilgili kendini savunmaya geçmesi insanın aklında bin bir türlü tilkiyi dolaştırıyor. Evet Selçuk Dereli'nin de söylemeye çalıştığı şeylerde haklılık payı var. Evet o gün Appiah'ın şutu girmiş olsa bugün bunları konuşmuyor olacaktık. Belki de 3 temmuz 2011'i çok daha önce yaşayacaktık. Ancak ben bu yazıda bunların peşinde değilim. O maçta Selçuk Dereli'nin verdiği vermediği kararlar da önemli değil artık. Ancak bizim bu maçla ilgili en büyük itirazımız her zaman o şartlarda o maçın oynatılmaya devam edilmesi olmuştur. zaten kendisi de bunun talimatlara uygun olduğunu falan anlatıyor ama 10 dakikada bir konfeti sebebiyle duran bir maçın ısrarla oynatılmak istenmesi kendisini maalesef haksız duruma düşürüyor. Sürekli olarak duran bir maçta oynamak isteyen futbolcular dünyanın en iyi takımı bile olsa konsantrasyon kaybına uğrarlar. Hele bir de sizi ilgilendiren diğer maçta rakibiniz 47. dakikada 3 puanı garantilemişse Messi olsanız ayaklarınız dolaşır.
Bir de bu hafta derbi ile yazılan yazılarda bakıyorum da bütün köşe yazarlarımız Fenerbahçe'nin bu maça antrenmanlarla değilde psikolojik motivasyonla hazırlandığından bahsediyor. Aykut Kocamanla sözleşme yenilenmesini bile bu maça futbolcuların motive edilmesi amacıyla bağdaştırıyorlar. Uğur Meleke gibi teknik analizlerini severek okuduğumuz bir yazarımız bile Play-Off uygulamasının Fenerbahçe için yapıldığını iddia edecek bir yazı yazmış. Fenerbahçe'nin bu maçta yenilse bile hiç bir şey farketmeyeceğini Play-Off'da bütün maçları kazanarak şampiyon olabileceğini detaylı olarak anlatmış. Evetanlattığı senaryolar matematiksel olarak doğru buraya kadar ititrazım yok. Ancak şu anki tabloya göre 4 büyükler Play-Offta olacaklar. Yani her takım 6 derbi maçı yapacak. Böyle bir fikstürde 6 maçın tamamını kazanabilmek için çok geniş bir kadroya sahip olmak gerekir ki şu anda 9 puan öndeki galatasaray'ın bile 2 önemli futbolcusu cezalı veya sakat olması durumunda orta halli takımlar karşısında nasıl zorlandığını görüyoruz. Yani Uğur Meleke kusura bakmasın ama sanki Fenerbahçeli futbolcuların aklını karıştırmak, motivasyonlarını azaltmak için yazılmış bir yazı gibi geldi bana.