​ Suda seken hayatlar / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Suda seken hayatlar

Suda seken hayatlar
 

Ne zaman sahile insem gözlerim hemen yassı bir taş arar,aradığımı bulunca da denizin üzerinde sektirmeye çalışırım.Çocukluğumun güzel anlarından birini yaşarım,taşın su üzerindeki her sıçrayışında.Kimbilir en güzel taşı ne zaman sektirmiştim denizin üzerinde?

Bugün düşünüyorum da hayat engin bir deniz,bizler de üzerinde sekmeye çalışan yassı taşlarız.Bizi suyun üzerine fırlatan güç de kaderimiz...İlk sıçramayla başlayan ömrümüz,son seferde taşın suya batması gibi bitiyor.Su üzerinde daha uzağa,daha fazla sekerek hangi taşlar gider?Tabi ki köşesiz ve pürüzsüz olanlar.Bunu yaşamımıza rahatlıkla uyarlayabiliriz:kariyerimizde ve yaşantımızda daha ileriye gitmek için gerekli donanıma sahip olmak demek, en uzağa gidecek taş kadar şanslı olmak demek bence.Yaşam kalitemiz ve yaşam standartımız suda sekecek taş gibi pürüzsüz ve sorunsuz olabilir mi?

Nereden duyduğumu hatırlamıyorum ama “şans hazır olan insana gelir”diye bir söz bilirim.Spordan bilime kadar tüm alanlarda çalışan insanlar için geçerlidir bu söz.Şans size geldiği zaman gerekli donanıma sahip değilseniz yaşamın içinde bir sabun köpüğünden farkınızı kalmaz.Belii bir süre havada avare avare gezdikten sonra bir anda yoksunuz.Unutmayalım,Edison ampulü mum ışığında buldu.

Bir de belki dünyada sadece bize özgü bir durum olan”bana şans vermediler,verselerdi şimdi holdingim vardı”gibi cümleleri çok duyarız çevremizde.Ya da kendini geliştirip akademik bir başarı sağlayan arkadaşı için “ortaokulda O‘na ben kopya verirdim,benim sayemde adam oldu” cümlesi sizlere tanıdık geliyor mu?

Eğitim sistemimizin (malesef)bir türlü verimli olamaması nedeni ile her yıl onbinlerce gencimiz ,üniversitelerin ömrü boyunca sevemeyeceği bir işte çalışacak bölümlerine kaydını yaptırıyor.Bu negatif döngü bir ömür peşlerini bırakmadığı gibi aile ve çevre yaşamlarına da etkili oluyor.Sadece birkaç soru fazla bilmediği için tıp yerine işletme,uluslararası ilişkiler yerine mühendislik okuyan birçok öğrenci tanıyorum.

Ömrü boyunca sadece hayal kırıklığı albümü yapan insanlar,geçmişin hesabını yaparken “suda seken yaşamlarını” ve her son gibi suda seken taşın da son sekişten sonra sulara gömüleceğini iyi bilirler.Bu nedenle başarılı ya da başarısız her yaşam öyküsü benim için ders niteliği taşır.20’li yaşlar hepimizin dünyayı değiştirecek gücü kendimizde bulduğumuz dönemlerdir.Ya 50’lere geldiğimizde nasıl oluruz?Kolesterol,tansiyon,ülser gibi kötü beslenme alışkanlıklarının faturası bir yana geri kalan ömrümüzü sağlıklı geçirmek 20’li yaşların ideallerini çoktan geride bırakmanın bir resmi gibidir.çocukların eğitim ve gelecek planları dünyanın geleceğinden daha ön plana geçer bir anda.

Evrenin milyonlarca yıllık geçmişi ve sonsuzluğunda,milyonlarca yıldızın arasında bir dünya kuruyoruz kendimize...Ve o dünya içinde kendimizi ya rüzgara bırakıyoruz,rüzgarın sürüklediği yöne gidiyoruz ya da su üzerinde en uzağa en fazla seken bir taş gibi yaşam kalitemizi,yaşam standartımızı ileriye taşıyoruz.Kendi denizimizde batmadan gidebildiğimiz kadardır yaşamımız.Milyonlarca yıldızın arasındaki bir dünyada,milyonlarca çakıl taşı içinde kendimize bir yer buluruz sonrasında...

Fotoğraf:trekearth.com

 
Toplam blog
: 242
: 1784
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..