- Kategori
- Gündelik Yaşam
Gül toplayan elde gül kokusu kalır

Biz insanlar O en yüce makam tarafından sonsuz bir özen ve sevgiyle yaratıldık ve dünya köşküne yerleştirildik. Diğer varlıklardan üstün tutulduğumuz da Yüce kitabımız Kur'an da yazılı..
Biz böyle özel yaratıldığımızdan aynı zamanda, vücudumuz, hareketlerimiz, sözlerimiz ve hatta ses tonumuzla, süper gelişmiş bir araç gibi sürekli bir şeyler yayıyoruz çevremize...ne tür bir enerji yaydığımız, nasıl hareketlere yöneleceğimizi seçmek bizim elimizde ..Sabah kapıdan çıktığımızda komşularımıza çocuklara tebessüm etmek selam vermek, çevremizdekilerin sıkıntılarında yardımcı olmak da bizim elimizde, tam tersine çevremize somurtarak bakmak, sürekli şikayet edip, laf üretip çaba harcamamak ve hep her zaman bencilce davranıp çıkar peşinde koşmak ta..
Çok yakınımdaki bazı insanların kısa aralıklarla hayatlarını kaybetmelerinden sonra dünya, hayat, insan ve ölüm üzerine çok kitap okudum.Olaylara çok değişik açılardan bakmayı ve sorularımın çoğunluğuna makul cevaplar bulmayı başardım. Kimseyi eğitmek haddim olamaz hepsi şahsi fikirlerim.Dileyen saçma dileyen harikulade bulabilir. Sadece değişik fikirleri ve cevap ihtimallerini paylaşmak istedim.
Sonda söylenecek olanı en başta yazıyorum.Evrendeki herşey gibi bizde sevgi ve ışıkla yaratıldık.Beden denen elbiselere büründürüldük.Zaman ölçümüzle aklımızın alamayacağı aşamalarla hazırlanan bir dünyaya salındık...Bizden istenilen ise o kadar basitti ki...Dünyaya insanlara ve diğer canlılara sevgiyle ve güzellikle ve dürüstçe davranmak. Bu bütün kutsal kitaplarda ortaktır. Evet Dünyaya ve varlıklara yaratılışımızın özündeki sevgiyle davranmak. Bu lafın gelişi bir sevgi değil ama, nitelikle bir sevgi.Geleneklerimizde yerleştiği gibi 'yaratılanı yaratandan ötürü sevmek' yargılamadan kabullenerek...Bu sevgiyi temel alıp böyle davranan bir insanın bedeni de adeta bir süre sonra değişir ve aurası ona uyar. Böyle insanlar var çevremizde.Bir odaya girdiklerinde karanlıkta mum ışığı gibi, herkes mutlu olur, ona ulaşmaya yakın olmaya çalışır ve yanında huzur bulur..Peygamberler de bu gruptandır. Evliyalar da ve pek çok lider de...adeta ışık yayar çevresine.Tabii tam tersi karanlık auralı insanlar da vardır ve sebepsiz yere itici bulunurlar.Yani İçimizde ne varsa, öfke sevgi kıskançlık gurur, korku vb. dışımıza kesinlikle yansır.Benimsediğimiz davranış alışkanlıkları bizi ışıtır ya da karartır.
Herkese iyilikler dilerim....
Biz böyle özel yaratıldığımızdan aynı zamanda, vücudumuz, hareketlerimiz, sözlerimiz ve hatta ses tonumuzla, süper gelişmiş bir araç gibi sürekli bir şeyler yayıyoruz çevremize...ne tür bir enerji yaydığımız, nasıl hareketlere yöneleceğimizi seçmek bizim elimizde ..Sabah kapıdan çıktığımızda komşularımıza çocuklara tebessüm etmek selam vermek, çevremizdekilerin sıkıntılarında yardımcı olmak da bizim elimizde, tam tersine çevremize somurtarak bakmak, sürekli şikayet edip, laf üretip çaba harcamamak ve hep her zaman bencilce davranıp çıkar peşinde koşmak ta..
Çok yakınımdaki bazı insanların kısa aralıklarla hayatlarını kaybetmelerinden sonra dünya, hayat, insan ve ölüm üzerine çok kitap okudum.Olaylara çok değişik açılardan bakmayı ve sorularımın çoğunluğuna makul cevaplar bulmayı başardım. Kimseyi eğitmek haddim olamaz hepsi şahsi fikirlerim.Dileyen saçma dileyen harikulade bulabilir. Sadece değişik fikirleri ve cevap ihtimallerini paylaşmak istedim.
Sonda söylenecek olanı en başta yazıyorum.Evrendeki herşey gibi bizde sevgi ve ışıkla yaratıldık.Beden denen elbiselere büründürüldük.Zaman ölçümüzle aklımızın alamayacağı aşamalarla hazırlanan bir dünyaya salındık...Bizden istenilen ise o kadar basitti ki...Dünyaya insanlara ve diğer canlılara sevgiyle ve güzellikle ve dürüstçe davranmak. Bu bütün kutsal kitaplarda ortaktır. Evet Dünyaya ve varlıklara yaratılışımızın özündeki sevgiyle davranmak. Bu lafın gelişi bir sevgi değil ama, nitelikle bir sevgi.Geleneklerimizde yerleştiği gibi 'yaratılanı yaratandan ötürü sevmek' yargılamadan kabullenerek...Bu sevgiyi temel alıp böyle davranan bir insanın bedeni de adeta bir süre sonra değişir ve aurası ona uyar. Böyle insanlar var çevremizde.Bir odaya girdiklerinde karanlıkta mum ışığı gibi, herkes mutlu olur, ona ulaşmaya yakın olmaya çalışır ve yanında huzur bulur..Peygamberler de bu gruptandır. Evliyalar da ve pek çok lider de...adeta ışık yayar çevresine.Tabii tam tersi karanlık auralı insanlar da vardır ve sebepsiz yere itici bulunurlar.Yani İçimizde ne varsa, öfke sevgi kıskançlık gurur, korku vb. dışımıza kesinlikle yansır.Benimsediğimiz davranış alışkanlıkları bizi ışıtır ya da karartır.
Herkese iyilikler dilerim....