- Kategori
- Sosyoloji
Sultan ay

- Koş Ali koş..
- Eş tut sıra ol..
- Oya topu tut..
- Ayşe oyun oyna..
- Kaya sen çık..
*
Bahadır sen oruç tutma!
Tutma tutma boşuna..
*
Bi kere yalan'ın dizboyu. Beş vakit yalan konuşursun bol bol. Bencilsin, başkasını düşünmezsiz. Her şey, her şey 'benin olsun' istersin, başkasında olmasın 'bende olsun' istersin!.
Başkasının mutluluğundan rahatsız oluyorsun. Başkasının başarısını kabüllenemiyor, "onun mutluluğunu nasıl gölgeleyebilirim onu nasıl başarısız kılabilirim?" diye gece gündüz denklem geliştirmeye çalışıyorsun!
İkincisi, vicdanın sıfır! 'Vicdan' diye bir şey bilmezsin! 'Vicdan yenilecek armut gibi bir şey mi dir?' diye de kendine sormadan edemiyorsun! Hakkın olmadığı halde çeşitli entrikalar çevirerek ortalığı velveleye vererek, -amiyane tabirle- kalıbına kitabına uydurarak başkasının hakkına tecavüz etmek istiyorsun ediyorsun!
Hz.Ömer adaletinden yeri gelince söz ediyorsun! Ömer'i referans gösterebiliyorsun ama bir şeyi eline geçirmeyi planladığında 'Adalet' diye bir şeyi tanımıyorsun!
Tutma sen oruç tutma!
*
Onbir ayın sultanı Ramazan ayında Müslümanlar tarafından tutulan oruç ibadeti başta insan sağlığı bağlamında yararları olan ve gün boyu ağız yoluyla mideye herhangi yiyecek ve içecek alınmadan açlık hissini bastırarak yoksul ve aç insanları hatırlatıp onlara yardım eli uzatılmasını öğrettiği gibi açlık duygusuyla birlikte gelişen sinir sisteminin de dengesini sağlamaktadır.
İstatistiğe göre ülkede yüzbin aile evsiz yaşıyor. Yani derme çatma kulübelerde yaşam sürdürmektedir.
Soruyorum şimdi devleti bir kenara bırakarak, "emlak sektöründeki devasa rezidansların sahipleri emlak zenginleri neredeler?" diye..
Memlekette bu işadamları birleşerek yüzbin evsize ev mi yapamazlar?
Din ve ibadet, toplumları doğru yöne teşfik etmek için vardır.
Oruç ibadeti, iyi doğru temiz ve güzel insanlar için olduğunu düşünürüm.
Oruç ibadeti, günahlardan arınmak için değildir diye düşünüyorum..
*
Şimdi sokağa çıkıp bakalım ülkemize..
Güvensizlik sınırı doruklara taşınmış. Kimsenin kimseye güveni kalmadığı gibi herkes herkesin kuyusunu kazma peşinde ve sahteciliğin riyakarlığın yalanın tavan yaptığını görmekteyiz.
Kısaca; kirlendik!
Böylesine kirlenmiş bir toplumda oruç ibadeti hakkında ne düşünülür sizce?