- Kategori
- Kent Yaşamı
Sulukule Diye Bir Yer Vardı...

*
Masal masal matitas, anladın değil mi masal anlatacağım. Ama peşinen söyleyeyim “mutlu sonla” bitmiyor. Mutlu sonla bitmeyen bir masal seni ne kadar ilgilendirir, bilmiyorum ama 5366 no’lu yasa ile 1000 yıldan beri bir semt vardı orada bi yerlerde. O semtin insanları ,seni eğlendirir, güzel darbuka, klarnet çalarak, göbek atıp, çiçek satarlardı çoğunlukla. Her toplumda olduğu gibi onların içinde de kötü işler yapanlar vardı ama, bu hepsini bağlamaz değil mi?
İstanbul surlarının dibinde, Roma döneminden beri varolan, adı Sulukule olan bu semte çelik eller, buldozerler, acımadan böğrüne böğrüne darbeyi indirip, semti dağıttı.
Şimdi halk terk-i diyarlarda. Eski mahallerinde her türlü yaşam zorluğuna, dünyanın bütün sıkıntısına rağmen 7/8 lik ritimlerle göbek atıp, darbukalarına neşe ile vuruyorlardı. Her şeye rağmen solmayan neşelerinin yerlerinde yeller esiyor çoktandır…
Üstelik pek çoğunun evinin tapusu da vardı.
Niçin buldozerler burada ortalığı toza dumana katıp, yerle bir etti?
5366 no’lu yasa. “Kentsel dönüşüm ve kültürel miras” gibi cilalı ve hormonlu laflar eşliğinde, TOKİ Arnavutköy Taşoluk’a sürüldüler. Hani bilirsiniz tektip sitelerini, onlardan işte. Lükslerinin içinde; alışveriş merkezleri, 5 yıldızlı oteller ve villalı olanları vardır.
Aylık kirası 500 – 600 tl olan TOKİ Arnavutköy, Taşoluk’ta ise otobüs durağı, okul, market dahi yok. 1000 yıllık mahallelerinde 50 – 200 tl kiraları bir tarafa, yeni sürgün hayatında iş bulamıyorlar, çünkü sürgünde kimse onlara ulaşamıyor.
Kentsel dönüşüm, kültürel miras…
Şimdi yerine; ruhsuz 2 katlı villalarla, western filmlerindeki dekor şehirlerden yaratıp, hijyenik sokaklarında adeta oksijen tüpünden nefes alıyormuşçasına yaşamak için; temelleri vicdansızlığa dayanan, “tektip” sitesi inşa edilecek…
İnsanların hayatlarına dozer vurulmuş, 1000 yıllık semt dümdüz edilmiş yüreğine asfalt dökülmüş insanlar tarafından…
Sulukule için, Gypsy Punk grubu tarafından bir şarkı yapıldı söz müzik ise , Eugone Hütz’e ait…
Sulukule uyandır komşunu
Sulukule sokakları
Yerle bir, yerle bir, yerle bir
Kentsel dönüşüm kabadayıları
Çalıyor Sulukule’nin tacını
Çıkarken daha ilk nota
Başlıyor sokağın ritmi
İşte o zaman çıkıyor ortaya
İflas eden kimin ruhu, ne de bu gözler
Gerçek yorgunu, yalan yorgunu
İnanıyor musun emir kesebilir mi demiri
Mahalleli taştan çıkarırken ekmeğini
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Kentsel dönüşüm tuzağına
Yeni bir otopark adına
Kültürün üstüne dökülen asfalta
Uyandır komşunu
Uyandır katliama
Üstümüzden geçiriyorlar buldozerleri
Satın alabilirlermiş gibi binlerce yıllık tarihi
Ne bu tebessüm, ne de bu gözler
Gerçek yorgunu, yalan yorgunu
İnanıyor musun emir kesebilir mi demiri
Favelalar taştan çıkarırken ekmeğini
İster bir kadeh Porto şarabı eşliğinde
İster fokurdatırken nargile
Uyandır dostum komşunu
İzah et ona, nedir hadise
İster poker çevirirken
İster sevişme ertesinde sigara içerken
Ağızdan çıkan sözün uyandırıcılığı
Sollar TV’yi ve dahi internet ortamını
Benim nabzım Berrios atar
Benim nabzım Soweto atar
Benim nabzım getto atar
Aklın kesiyor mu, emir keser mi demiri
Favelalar taştan çıkarırken ekmeğini
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu
Uyandır komşunu
Uyandır dostum komşunu