- Kategori
- Gezi - Tatil
Sürekli bir kalabalık hali, bir koşturma, zamansızlık olmalı tatilde, aksine saate bakıp oraya buray
Ve bir tatil dönüşü daha, gidene kadar hadi bir sürü hazırlıklar kafada planlar, şunu yapsamlar bunu yapsamlar, heyecanlar, falanlar filanlar..Başlayan tatil çalışan insanın koca bir yılın tüm koşturmasını bir veya iki haftaya sığdırarak hızlı çekim tatil yapması, yapmaya çalışması.
Benim de iznim geldi çattı. Tatilim başladı ve bitti. Pazartesi günü yeniden işe başlama. Her tatil dönüşü de her insanın benzer bir psikolojisi vardır. Bir gidiş bir dönüş psikolojisi hatta.
Bu sene öncelikle rotam Çeşme, Ilıca ve Alaçatı idi. Çeşme’ye çocukluğumdan beri uzun bir aradan sonra ilk defa gittim. Kemer’in eski yıllardaki o hoş ambiansı şimdilerde Çeşme’de, bunu anladım. Çünkü geçen tatilimde Kemer’e bir akşam şöyle ne var ne yok için gittiğimde hayal kırıklığına uğramıştım. Bakımsız bir çarşı, düşen bir kalite, oturan esnaf…vs.
Çeşme nispeten daha hareketli, Ilıca’ya pek ısınamadım. Daha sonra nedir bu Alaçatı sevdası diyerek birde orayı yoklamak istedim. Gezdim, dolaştım tüm Alaçatı’yı. Rumlar 1800’lerde yaşamayı biliyormlarmış anladım. Sokaklar, çiçekler, taş evler, güzel görüntüler…hoştu. Ama bizde nasıl bir şey birden moda olup mantar gibi heryeri sarıyorsa orda da her yer butik otel çılgınlığına sarmış. Her yer butik ! otel olmuş. Heryer taş ev mimarisini taklid eden villa inşaatları ile dolmuş. Satılıklar, kiralıklar…vs. Deniz desen yok, plaj desen rüzgarlı, çok keyifle denize girip yüzülesi değil… Sörf iyi güzel de sörf yapmayan ne yapacak ?
Alaçatı’ya sadece hava değişimi için gider insan, iki üç gün takılır, akşam çıkar iki kere dolaşır, sohpet eder, ve yatar uyur. Budur. Yoksa uzun bir süre zaman geçirilir mi tartışılır ve her zevke göre de değişir. Sanırım Alaçatı’yı birilerinin gitmesi o yeri meşhur edip tanıtanlardan olmuş. Ve ne yazıkki kalabalıklaşan her yer gibi korkarım özelliğini ve doğallığını yitirmesin.
Sonrası Bodrum’du. Torba’nın o mükemmel denizi, o kokusu her şeyi aldı götürdü. Yalnız bu sene kaldığım yer müthiş kaliteli olmasına rağmen artık tatil köyü konseptinde tatil tercih edip etmeyeceğimden şüpheliyim. Sürekli bir kalabalık hali, bir koşturma, zamansızlık olmalı tatilde, aksine saate bakıp oraya buraya yetişilmemeli…Onun için gelecek yaza ölmez sağ kalırsam ne yaparım nasıl bir tatil yaparım kış boyunca düşüneceğim. Belki aklıma güzel fikirler gelir, onları hayata geçiririm.
Baktım orda insanlara, hizmet eden personele, tatile gelen turistlere, Türklere…herkes ayrı bir alem, ayrı bir dünya. Kiminin tatili kiminin ekmek parası, ama tüm personelin hepsi (bir iki tanesi hariç heryerde çıkar öyle sivri kıl birkaç tip) tüm personel vargücüyle insan denen o memnuniyetsiz ve rahatsız varlığı rahat ettirmeye çalışıyordu. Sağolsunlar, Varolsunlar.
Ve her tatil dönüşü benim hissetiğim keşke bir tatil daha yapsamda tatil köyü yorgunluğunu atsam oluyor. Ne demiş atalarımız ; Nerde çokluk, orda …luk !
Hepinize iyi tatiller.
Sevgiyle kalın.