- Kategori
- Haber
Suriye davasında önümüzdeki süreci görmek

Suriye'nin düşürdüğü uçağımız dünya kamuoyunu da hareketlendirdi. Ancak içeride başını kaşıyamayan Esad yönetiminin birde diğer uluslarla, hele hele komşusu Türkiye ile savaş belasına bulaşmak için gözgöre göre uçak düşürmesi bana inandırıcı gelmiyor. Aklıma gelen tek ihtimal, kendine İsrailvari bir tavır takındırarak, "dokunanı yakarım" imajı uyandırmak istemiş olabilir ki o da zayıf bir ihtimal.
Tüm ülkelerin; bekaları adına çalışan stratejistleri vardır. Olası kriz-savaş-felaket durumlarını önceden senaryolandırır, bu durumların yaşanması halinde, kendi içinde yaşanacak aksiliklerle ilgili her durumu da çeşitlendirerek önlemlerin alınmasını sağlarlar. Dolayısıyla bir dejavu gibi, yaşanabilecek durumlar için Hükümetleri, Orduyu ve gerekli kurumları hazır hale getirmek maksatlı bu tip çalışmalar çok önemlidir. Geçmiş yıllarda bu tür çalışmaların yapıldığı, özellikle katılımlar açısından oldukça ses getiren, çeşitli düşünce kuruluşlarının senaryolarının irdelendiği toplantıları duymuştuk. Bizim ülkemiz açısından bu tür senaryolar yazılıp tartışılıyor mu orası meçhul.
Bizde genelde olaylar meydana geldikten sonra akıl başa devşirilir ve işin neticesi de o vukuattan sorumlu şahsiyetin becerisine bırakılır. Oysa ülkemiz için sürekli gündemde olan deprem, savaş, terör gibi konularda bu tip çalışmaların yapılması, son derece hayati bir durum.
Şimdi bizim elimizde; Suriyedeki durum ortadayken, gelişmeler için gösterilecek tepkilerin, izlenecek politikaların yeraldığı dosyaların mutlaka olması gerekir. Ama biz ne yapıyoruz; Başbakanın 2-3 gün sonra sert açıklamalar yapması için dua ediyoruz.
Ülkemi seviyorum, hatta birazda fazla seviyorum ama gerçekleri de görüyorum. Büyük Devlet olmak için daha çok fırın ekmek yememiz lazım. Geçmişimizin büyük olması şimdiye çok fazla etki etmiyor. Nihayet aktif bir dış politika izleyen Başbakanımız, Dış İşleri Bakanımız var derken, komşularla sıfır sürtüşme derken, eskisinden daha kötü olduk. Şimdi burnumuzun dibinde bize düşman İran-Irak-Suriye ittifakı ve onların arkasında da dağıldıktan sonra gittikçe toparlanan Rusya Devleti var.
Muhalefetin sürekli dillendirmeye başladığı "Amerika fitili ateşledi bizi Suriye ile savaşa sokacak" söylemi için tek dileyim gerçeğe dönüşmemesi. Ancak bu durum gerçekleşecekse bile, hiç kimse beklemeden, en önemlisi de Ordumuza süpriz olacak şekilde olmasın lütfen! Allah Korusun ama savaşta deprem gibi, sel gibi bizi uykumuzda yakalamasın.
Büyük Devletin gereği eylemlerden önce planlamaların yapılmasıdır. Bu nedenle her türlü senaryonun değerlendirildiği ve uygulanacak stratejilerin en ince ayrıntısına kadar tesbit edildiği çalışmaların yapılmasına gecikmeden başlanılması lazım.