- Kategori
- Güncel
Suriye'ye yapılan tehditlerin ardında İsrail mi var?

İktidar konu Suriye olunca nasıl da aslan kesiliyor…
Suriye’ye aslan kesilen iktidar, konu İsrail olunca her nedense sus pus oluyor…
Bu neye benziyor biliyor musunuz? Kendinden güçsüz gördüklerine efelenen mahalle kabadayısına!
Aylardan beri Suriye’yi tehdit ediyoruz ve Suriye’ye yaptırımlar uygulamak için can atıyoruz. Ancak Birleşmiş Milletler bir türlü Suriye için yaptırım kararı alamıyor. Gerçi Birleşmiş Milletlerden böyle bir karar çıksa, Rusya ve Çin anında veto edip, tıpkı ABD’nin İsrail’e uyguladığı şemsiye görevini yerine getirecekler.
Biz Suriye’ye niçin efeleniyoruz, tehdit ediyoruz?
Görünen o ki; bu efelenmenin ardında BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) var. BOP gerçekleştirilirken, bölgede diken başları temizlenmeye çalışılıyor. Önce Irak, ardından Tunus halledildi, sonra Mısır ve Libya bir bir hizaya(!) sokuldu. Bu ülkeler hizaya(!) sokulurken, milyonlarca Müslüman hayatını kaybetti.
Biz de BOP’un eş başkanı olarak, bu ülkelerde ölen milyonlarca Müslümanları seyrettik…
Sözde muhafazakâr bir parti olan AKP, BOP’un uygulanmasında bir sakınca görmüyor. Ayrıca ABD’nin yeni silahlarını Afganistan üzerinde denemesine de sesini çıkartmıyor.
Suriye’ye aslan kesilen, başta biz ve diğer ülkeler, her nedense Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Ürdün, Birleşik Arap Emirliklerine seslerini çıkartmıyorlar. Bu ülkeler ‘ileri demokrasi’ ile yönetiliyor da, bir Suriye ‘oligarşi’ ile yönetiliyor sanki...
Kuzey Afrika’da 42 yıllık Kaddafi iktidarını yerle bir eden batı, yanı başındaki Fas’ta hüküm süren krallığı görmezden gelebiliyor. Ya Orta doğunun tam ortasında yer alan Ürdün? Ürdün’ü seçilmişler mi yönetiyor? Ayrıca bu ülkeyi soyup soğana çevirdikten sonra, kaçarak oraya yerleşenler olmasına rağmen bizim iktidarın niye sesi çıkmıyor. Bildiğiniz gibi Uzanlar orada ikamet edip, orada iş yapıyorlar.
Neyse biz dönelim asıl meselemize. Geçenlerde Suriye’de birkaç kendini bilmez Türk Bayrağını yakıp, bir Atatürk portresini parçaladı. Bu kendini bilmezlerin yaptığı hareketler, bizim iktidarın eline büyük bir koz verdi ve Suriye’ye yüklenecek yeni bir alan bulmanın sevinci ile tehdit üzerine tehditler savurmaya başladık. Bu tehditleri hep bir ağızdan yaptığımız için, sesimiz daha gür çıkacak zannederken, her nedense tıpkı, İsrail’in Marmara gemisinde 9 kişiyi öldürmesi kadar ancak çıktı(!)
Bayrak ve Atatürk posterlerinin yakılması rezil bir şey ama 9 vatandaşımızın katledilmesi her halde ondan daha hafif değil!
Hep bir ağızdan Suriye’yi tehdit ederken, Suriye’nin özür dilemesini isterken, özür dilenmezse yapılacaklar sıralanırken, aynı talep İsrail’e de yapıldı. İsrail aylardan beri ne özür diledi, ne ölen vatandaşlara tazminat ödedi. Biz doğuda, çatışmada ölen teröristlere bile tazminat öderken, İsrail bırakın tazminat ödemeyi, bir özür bile dilemedi.
İsrail, 9 vatandaşımızın ölümü nedeniyle özür dilemezken, şamar oğlanına çevirdiğimiz Suriye, kendini bilmez birkaç vatandaşın yaptığı, bizimde asla tasvip etmediğimiz bir olay nedeniyle özür üstüne özür diledi.
Bu eylem nedeniyle Suriye’den hesap sormaya kalkanlar, aynı hesabı İsrail’den neden sormuyor?
Bundan birkaç ay önce sınırların kaldırılması, ortak bakanlar kurulu toplantılarının yapılması konuşulan Suriye ile bu hale nasıl geldik?
Yoksa amaç, Suriye ile söz dalaşına girip, Malatya’ya kurulan Füze Savunma Sisteminin tamamlanmasını sağlayıp, ardından İran’a saldıracak İsrail’e zaman kazandırmak mı?