​ Sürü yönetimi elemanı olmak kolay iş değilmiş… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

13 Nisan '16

 
Kategori
Güncel
 

Sürü yönetimi elemanı olmak kolay iş değilmiş…

Sürü yönetimi elemanı olmak kolay iş değilmiş…
 

Ve sadakatin ilk şartının doyurmaktan geçtiğini asla unutma. Bunun içinde sürünü en güzel otlaklara ve arpalıklara götüreceksin. En iyi otlaklara ve arpalıklara götürmezsen, yeterince doyurmazsan Allah muhafaza sürünün bir anda dağıldığını ve başka


Geçen gün gazete haberlerinde okumuştum.

“Samsun Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü “Samsun’da büyükbaş ve küçükbaş hayvan bakımı için yüzlerce “sürü yönetimi elemanına” (yani çobana) ihtiyacımız var” diye açıklama yapmış.

Kurum müdürü; “halk içinde çobanlık farklıymış gibi görülüyor. Eğitim düzeyi artıkça mesleğe bakış algısı farklı olabiliyor. Samsun’da bu işi yapan arkadaşlar 2 bin 500 lira maaş alıyor” dedi.

Samsun genelinde “Sürü Yönetimi Elemanı Benim Projesi” kapsamında yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgi veren Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü, Samsun genelinde büyükbaş ve küçükbaş hayvan bakımı için Sürü Yönetimi Elamanına ihtiyacının olduğunu belirterek açık sayısını kapatmak için kurslar açıldığını, açılmaya devam edeceğini söyledi.”

Bu haberi okuyunca, “Sürü Yönetimi Elemanı” yetiştirmenin sürüler için ne kadar önemli olduğunu anlamış oldum.   

Ünlü siyasetçilerimiz her defasında  “Üç koyun gütmemiş insanlardan bu ülkede siyasetçi olmaz!” diye boşuna konuşmamışlar.

Demek ki deneyimlerinden çıkardıkları bir sonuç var ki, siyasi rakiplerini “daha üç koyunu gütmeden ülke yönetimine talip oluyorlar” diye haklı olarak eleştiriyorlarmış.

Siyasetimizin duayenlerinden merhum Demirel’in yıllar önce bir seçim sloganını hatırladım. Kitlelere “düşün peşime!” diyordu.

İl il gezerken, binlerce kişilik mitinglerde her sözü “düşün peşime” demekti. Halkımızda coşku ile “kurtar bizi baba” diye tezahürat yapardı.

O zamanlar Çanakkale’nin Yenice ilçesinin bir köyünde öğretmendim. Bir sabah köyümüzden bir “sürü yönetimi uzmanını yani “çobanı” gördüm. Sürü arkasındaydı. Çobanın yaptığı sadece bir tutam otu koyunlara göstermekti. Otu gören koyun sürüsü çobanın peşinden ağır ağır gidiyordu. Kulaklarımda Demirel’in sözleri yankılandı “düşün peşime” diye.

O gün kendi kendime gün boyu hem düşündüm hem güldüm.

O günden sonradır ki, hangi siyasetçi “Üç koyun gütmemiş insanlardan bu ülkede siyasetçi olmaz!” demişse hep bu olayı hatırlarım.

İçinde bulunduğumuz siyaset arenasında da siyasi liderlerimizden birisi bu sözü muhalefet liderlerine karşı sıkça kullanmaktadır. “Üç koyun gütmemiş insanlardan bu ülkede siyasetçi olmaz! Bunlara üç tane kaz versen akşama bir tanesini bile geri getiremezler!” sözlerini sık duyduğumuzdan kulağımızda yer etmiş bir deyim haline geldiğini düşünüyorum.

İşte bu yüzden diyorum ki, her sözü herkes söyleyemez. Bizler bu tip sözleri söylersek, yüzümüze gözümüze bulaştırırız. Ama bu sözleri siyasetin ustası söylese yapılan tezahürattan yer gök inler.

Bizler, koyun desek, siyaset desek, gütmekten söz etsek, meramımızı anlatamayız. Çünkü sözün ustası değiliz.     

Oysa ustanın dilinde aynı sözcükler, kendiliğinden dile gelir, bülbül kesilir ne demek istediğini dinleyenler hemen anlar…

“Üç koyun gütmemiş insanlardan bu ülkede siyasetçi olmaz!”Diye bağırarak konuşan siyasi lider haklıdır.

Siyaset bilimi toplumu yönetme sanatıysa, toplum da kalabalıkları temsil ediyorsa ve kalabalıklar da “sürüsüne bereket” diye anılıyorsa, “sürü gütmesini ve yönetimini” bilmeden ileri siyaset yapıla bilir mi hiç? 

“Sürü Yönetimi Elemanı”olmak isteyenler için yaptığım araştırmayı paylaşmakta yarar gördüm.

“Sürü Yönetimi Elemanı” olmak için;

Önce üç koyunla başlayıp çobanlıkta çırak olacaksın.

50-100 koyunla çobanlıkta kalfa olacaksın.

Sayı 300’ü aşınca da usta çoban olacaksın.

Kural budur ki, “Sürü Yönetimi Elemanı” olmaya önce illa ki üç koyunla başlayacaksın!

Sonra ne mi olacak? Tabi ki üç beş koyunda kalmayacaksın.

Daha büyük sürüleri yönetmeye talip olacaksın.

Sürü büyüdükçe sen daha da vaz geçilmez ve aranan “Sürü Yönetimi Elemanı” olacaksın.

Sen, kursunu iyi yerlerde almazsan, hocalarını dinlemezsen, elindeki malzemeyi tanıyamazsın. İyi malzeme seçemezsin. Seçemediğin zamanda etrafında sana sadakatle bağlı olanları dağıtırsın.

Sürünün akıbeti senin felaketin olur.   

Kimine ok batar, kimini kurt kapar, kimi de kasaplık olur gider…

Bu işe meraklı kardeşim; sürü deyip geçme!

Bu işin bir adabı, bir töresi ve uyumu var.

Sadece; otunu vermekle, suyunu vermekle, tuz yalatmakla bitmiyor bu iş.

Önce sürüye baş olacak birilerini bulman lazım.

Çünkü o başlar sürünün önderleri ve aynı zamanda “rol modelleri” olacaklardır…

Sualsiz sorgusuz takip ve itaatin ilk şartıdır sürü önderleri.  

Sürü otlarken, sudan geçerken, uçurumdan atlarken, torbalarla erzak beklerken takip edeceksin sürü önderini. “Rol Modelin” yaptığını yapacaksın. 

Diğer kurallara gelince,

Bir defa sürüden ayrılmayacaksın!

Ayrılırsan, sürüyü ya kurt kapar, ya uçurumdan aşağı düşer, ya da kasaplık olur. Böyle durumda bu sürüden sana hiçbir hayır gelmez.

Sürünün bir tek ferdini bile kaptırmamak için, her uğraşın, her savaşın yöntemi ne olursa olsun, sürüyü dağıtmamak için her yolun mubah olduğunu unutmayacaksın.

Her şeyden önce bilmen gerekir ki, çobanlık bir ihtisas işidir!

Çoban olunmaz, çoban doğulur!    

Bunun içindir ki, senin tüm yeteneklerin doğuştan gelmektedir.

Sürüye adabı, töreyi, uyumu, sadakati sen öğreteceksin…

Sürüden ayrılmayı önlemek de senin görevin.

Yeri gelecek, otunu, yemini, rızkını kesmekle ve ağılın en karanlık, en ücra köşesine atmakla tehdit edip korkutacaksın!

Korkutacaksın ki, ders alsın delibaş koyunlar, uyumsuzlar ve sürü adabına karşı çıkanlar.

Ve sadakatin ilk şartının doyurmaktan geçtiğini asla unutma.

Bunun içinde sürünü en güzel otlaklara ve arpalıklara götüreceksin.

En iyi otlaklara ve arpalıklara götürmezsen, yeterince doyurmazsan Allah muhafaza sürünün bir anda dağıldığını ve başka sürülere karıştığını görürsün.

Sen, sürüyü özelliklede sürü önderlerini doyurdukça senin yokluğunu hiçbir yerde hissettirmezler. Her zaman arkanda olacaklardır. Hadi kolay gelsin!

Ali Galip AKYILDIRIM 

 
Toplam blog
: 264
: 396
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..