- Kategori
- TV Programları
Survivor/ Ünlüler adası alt üst oldu!

Yorumsuz!
Bu ne hal?
Dudaklarımdan dökülen soru cümlesi ile başlamak istedim yazıma, hakikaten bir felaket!
Bu kadar hızlı dağılıp, darma duman olacaklarını beklememiştim ünlüler adasının, ama taş taş üzerinde kalmadı.
Ünlüler adasında Tolga Karel, ilk bölümlerde yumuşak tavırları ile bütün Türkiye’yi şaşırtmıştı. Bence şaşırtmaya da devam edecek. Tolga Karel’in adaya gelmeyi kabul etme sebebini adadan, konsey sırasında açıklamıştı. “Kötü alışkanlıklarımı bırakmak için buradayım” derken de çok samimi olduğu gözlerden kaçmadı.
Magazin basınında oynadığı başarılı dizilerden çok kullandığı alkolün etkisi ile yaptığı taşkın hareketler daha çok konuşuluyordu. Oysa sanatçı yönü geniş bir skalada Tolga Karel’in; müzisyen, fotoğrafçı, besteci…
Bu kadar çok yeteneği varken adını bambaşka haberlerle magazin sayfalarına taşıması şöhretini gölgelemiş ve artık sanatçı yönünü unutmuştuk! Evliliği ve baba olması Tolga Karel’in aklını başına getirmiş ki adaya gidip, kötü bütün alışkanlıklarını da dönüşte adada bırakmak istemesi aslında takdirle karşılanmalı.
Tolga Karel, yarışmalar sırasında oldukça hırslı! Ne de olsa takımının kazanmasını istiyor. Anlayışlı olmak lazım; eğer işiniz spor değilse, takım oyuncusu değilseniz, sadece kazanma odaklıysanız, bireysel başarınız sizin için daha önemliyse kontrolünüzü yitirebilirsiniz. Bunu çok iyi bilirim çünkü işim takım oyunculuğuydu.
Yarışmalar sırasında sesine, tavırlarına sahip olamama nedeni de bu! Ama takım olmak kazanırken değil, kaybederken sizin farkınızı gösterir. Kazanırken herkes mutludur, dolayısı ile de ortalık güllük gülistanlıktır. Kaybedince de gerçekler gün ışığına çıkar. Önemli olan kaybederken metanetini yitirmeden sessiz kalabilmektir.
Her şeye rağmen Tolga Karel, adanın zor şartlarını kabul etmiş, adanın keyfini sürmek ve dost kazanmak için elinden geleni yapıyor.
Şimdi dün akşama dönmeden önce Akın ve Ahmet Dursun’un kızların lokmasına göz koyması beni kendimden geçirdi! İki kafadar bu isteklerini “50 kilo ile 90 kilo aynı yemekle doymaz, bunun nedeni ile yemek haklarınızdan bize verin ki biz doyalım!” diyerek yenen her lokmada gözlerinin olduğunu kanıtlamışlardı. Bence çok saçma sapan bir istek! Madem o adadasın hakkına razı olacaksın, ayrıca nefsin terbiyelerinden biri açlığa tahammüldür!
Şimdi gelelim dün gece ekrandan fışkıran el kol hareketleri, bağırma çağırma seslerine.
Ahmet Dursun, Serenay’a avazı çıktığı kadar bağırıp sonra da bir şey yokmuş gibi kenara çekilince olmadı! Tolga, son oyunda menemene yaklaşmanın hırsı ile kontrolünü yitirdi ve biraz Eda’nın heyecanlanmasına sebep oldu. Sonuç: menemen karşı takımın midesine gitti!
O arada Merve ve Akın’ın taşkın hareketleri izleyenlerin gözünden düşmelerine neden oldu. Akın, Ahmet Dursun’un Serenay’a gereksiz azarına susup, Tolga’nın yarışmanın son düzlüğünde adrenalini kontrol edememesine neden bu kadar tepki verdi. Merve’nin etrafında Akın’ın pervane tavırlarına bakılacak olursa acaba… Birini sineye çekip, bir diğerine kıyamet kadar sinirlenip, dayılanmak pek de oturmuş karakter özelliği değil.
Akın, Ahmet Dursun, İsmail Baki aralarına Gökhan’ı da katıp Tolga’yı adadan kaçırmayı başardılar. Ahmet, Akın ve İsmail oldukça sıkı dedikodu yapıp, birbirlerini pek de iyi dolduruyorlar. Ben pek erkeğe yakıştırmadığım bu tavırlara da anlamsız anlamsız bakıyorum.
Tolga, olaya tam vakıf olsaydı bence Eda’nın karşısına İsmail Baki’yi çıkarırdı. Ben 2. ya da 3. Bölümden sonra İsmail’i ilk elenecekler listesinin başına yazdım. Yarışma performansını beğenmediğim gibi karakterinin dedikoducu yanını da hiç sevmedim. Keşke yarışmaya katılmasaydı da gözümdeki “komik adam” imajını silmeseydi.
Olan Eda’ya oldu, adaya veda etti!
Bilindiği gibi adaya giden ünlüler aslında popülerliği yitirmiş, akıllara gelmek için oradalar. Bu arada da işleri eskisi gibi de yoğun değil. İşiniz başınızdan aşsa ne işiniz var elalemin adasında? Her kaldıkları hafta içinde para kazanıyorlar ( geçen sene tek tek fiyat listelerini açıklamıştım), fakat fiyatlar ünlüler arasında sorun olmaya başlayınca Acun Medya 20 bin olarak fiyatları sabitledi. Dolayısı ile de kimse ünlüler adasından gitmek istemiyor. Haliyle de adada koloninizi oluşturmanız çıkarınıza gibi görünüyor ve bence de en kolay yöntem. Peki, kimsenin aklına yerle yeksan olan karakterleri nasıl gelmiyor? Bakalım Tolga “yalanlarla yaşayacağına, yılanlarla yaşamayı “ tercih etmesi ile sorunları ortadan kaldırabilecek mi?
Şimdi şu delikanlı (!) Turabi’ye gelelim!
Astığı astık, kestiği kestik Turabi meğer marjinal gece kulüplerinin aranılan striptizcisiymiş. Sadece kulüpte striptiz ve direk dansı da yapmıyormuş. Evlere serviste de sosyetenin en aradığı isimmiş. Evde yapılan çılgın partilerde bu kadar aranılıyorsa nasıl bir servis verdiğini de tahmin etmişsinizdir sanırım.
Kimsenin ekmek parasını kazanma yolu beni ilgilendirmez, ama o kadar delikanlı tavırlar ve söylemler içinde olunca da doğrusu “limon satarım, taş kırarım ekmeğimi taştan çıkartırım” söylemini ve tavrını bekliyorum.
Tanınmak için yıllardır çaba sarfeden Turabi sanırım bu sefer gerçekten tanındı ama pek de sevilmedi. Yıllardır ünlü olmak için verdiği çaba sonunda meyvelerini verdi. Ne diyeyim Allah kolaylık versin!
Hayatta her işinizi kolayca halletmeniz dileği ile…
https://twitter.com/eceer6
https://www.facebook.com/pages/Ece-Er-%C4%B0le-Ba%C5%9Fb