- Kategori
- Gündelik Yaşam
Susuyorum

15 yıl kadar önce odalarımızın başucu noktalarına layık gördüğümüz, uzay çağının evlerimize girdiğinin kanıtı olan bilgisayarlarımızı hatırlayın...
İnternete girmesi mucizlere bağlı olan, bugünlerde üşengeçlikten kullanmaya dahi erindiğimiz faresi uzun bir kablo ile orada burada dolaşan bilgisayarımız...
Hayatımızı kolaylaştırdı, vizyonumuzu genişletti, yüzlerce kilometrelik bir yolun ilk adımlarını atmamızı sağladı...
Döneminin en iyisi olmalarına rağmen 3-5 farklı ekran açmaya çalıştığınızda, medya dosyalarını oynatmaya, ya da kazara bir CD yerleştirdiğinizde kendini kilitleyen, tüm işlemleri baştan yapmanıza sebep olan, hatta bir çok zaman daha gerilere dönmemize neden olan bilgisayarlarımız...
O dönemin en ileri görüşlü teknolojileri değiller miydi?
Bize hayatımızı kolaylaştıracak yenilikler sunmadılar mı?
Her kim ne amaçla kullanırsa kullansın yardımcı olmadılar mı?
Hepsini yaptılar...
Kontrol her zaman bizdeydi. Süreci ne zaman başlatmak ya da bitirmek istersek o zaman açma / kapama düğmesine dokunacak güce sahiptik. Ortalama zekamız, karşımızdaki güçten biraz daha geri idi ama kontrol hep elimizdeydi...
O bilgisayarlarımızın bizden tek istediği, çalışma sürecinde işlemlere fazla müdahale etmememiz, olumlu hareketler dahi yapıyor olsak süreci hızlandırmamamız yahut yavaşlatmamamızdı...
Eğer ekranda dönen ve beklememiz gereken bir görüntü görüyor isek gerçekten beklememiz gerekirdi. Yoksa bize küser ve süreci durdururdu...
Bugün de aynısı oluyor, üstelik bambaşka bir konu hakkında...
Yaklaşık iki haftadır, yazdığım yazılara göre kendince yorumlar yapan bir kaç okuyucum neden siyaset hakkında artık yazmadığım, neden İmralı ile görüşmeler, APO, terör ve bağlı konularda suskun kaldığımı soruyorlar, aslında apaçık ama üstü kapalı niyetler ile...
susuYORUM...
Öyle bir süreç ki içinde bulunduğumuz günlerde yaşananlar, kendimizce olumlu gözüken ama bir şekilde tarafların doğal görüşme süreçlerine olumsuz etki yapabilecek bir kurguya sahip...
Kendi bilgi dağarcığımız ile kıyaslandığında yüzlerce kat daha fazla bilgiye sahip ve bunları işleme gücüne hepimizden daha haiz taraflar görüşüyor... Gereken zamanlarda, bir çok farklı etmeni daha bu sürece dahil edeceklerdir elbette. Lakin istem dışı etkiler, o süreci de tıpkı 15 yıl önce evimizde kullandığımız bilgisayarlar gibi kilitleyecek, ilerlemesini durduracak ve hatta korkulur ki en başa dönülmesine neden olacaktır.
Yaşama gayesi yalnızca insanca nedenler olanlar, bu süreci olumlu karşılayıp o upuzun yolun ilk adımlarını izlayeceklerdir, zamanı geldiğinde elbette katkıda bulunmak üzere...
O zamana kadar, en umutsuz anlarınızda dahi elinizde olan kontrol mekanizmasına sıkı sıkı sarılıp, adım adım takip edin işlemleri... Aynı anda onlarca ekranda çalışıp kilitlenmesine neden olmayın... Göreceksiniz çok yakın bir zamanda en sevdiğiniz tabletler kadar hayatınızın içine girmiş bir sonuca ulaşacaksınız...
Ben, bu yüzden susuYORUM. Bbu konu ve hatta doğrudan ilişkisi olmadığı halde, tarafları hakkında dahi yazmamaya gayret ediyorum... Ben bilgisayarımı seviyorum...
www.engindeyavasyavas.blogspot.com
twitter/etinmaz