Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

diyetisyen ilkay kivrak cetin

http://blog.milliyet.com.tr/diyetilk

07 Mart '12

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
394
 

Sütün sağlıklı beslenmedeki yeri

Beslenme; bir insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerin gereken miktarlarda alınmasıdır. Süt ve süt ürünleri ana besin gruplarımızdandır, içerdiği besin öğeleri açısından insan vücudunda kolayca sindirilebilir ve rahatça kullanılabilir. Organizmanın büyüme ve gelişimi için gerekli olan besin öğelerinin tamamına yakınını içerir. Süt ;

Çocuklukta ve gençlikte özellikle kemiklerin güçlü olması için gerekli bir besindir.
 
Yapısında bulunan yağ asitleriyle çocuğun beyin gelişimi için gereklidir.
 
İleri yaşlarda osteoporozdan korunmada kalsiyum minerallerinin önemi çok iyi bilinmektedir.
 
Vücutta bilinen büyüme ve gelişmeye katkı sağlar.
 
Doku farklılaşmasında etkindir.
 
Kalsiyum emilimi ve bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkileri vardır.
 
Hipertansiyon üzerinde etkilidir.
 
Kanser riskini azaltır.
 
Vücut ağırlığının kontrolünde etkindir.
 
Diş çürüklerine karşı koruyucudur.
 
Özellikle protein ve kalsiyum açısından zengindir. Ayrıca B2 vitamini, B12 vitamini, A vitamini, tiamin, niasin, fosfor ve magnezyumolmak üzere birçok besin öğesi için önemli kaynaktır.
 
Süt ve Osteoporoz
 
Osteoporoz kemiklerin güçlü ve sağlam kalması için gereken kalsiyumun büyük bir kısmının kaybolması anlamına gelir.
 
Kemikler, çocukluktan başlayarak 25-35 yaşarasına kadar gelismelerini sürdürürler. 35 yaştan sonra kemikler onları yoğun ve güçlü yapan kalsiyumu yitirmeye başlarlar.
 
Özellikle kadınlar MENOPOZ döneminde ve sonrasında daha fazla kemik kaybına uğrarlar. Menopoz süresince dişilik hormonu olan östrojen miktarında düşme olur ve bu osteoporozun asıl nedenidir.
 
35 yaşın altındaysanız güçlü kemikler oluşturmanız, 35 yaşın üstündeyseniz kemik kaybınızı minimumda tutmanız önemlidir.
 
Bunun için düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterli kalsiyum alımı çok önemlidir.
 
Sağlıklı süt için
 
Bütün bu faydalarının yanı sıra süt, hijyenik ortamda elde edilip tüketilmediğinde bir hastalık etkenidir. Açıkta olan sütlerin kaynama süresi ve ısının yüksek oluşu, sürekli hava ile temasın olması sütün besin değerinde kayba neden olur. Özellikle protein, karbonhidrat, yağ gibi sütün temel bileşenlerinde önemli değişiklikler gözlenir. Ayrıca bu tür işlemlerle sütte bulunan birçok vitamin ve mineralde ortalama %60-100 oranında kayıp oluşur. Sütün pastörize edilmesi ile veya uzun ömürlü duruma (UHT) getirilmesiyle bu tür kayıpların daha az olduğu bilinmektedir.
 
Ne kadar süt içmeliyiz?
 
Sağlıklı bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi için tüketilmesi önerilen süt miktarı yaş, cinsiyet ve büyüme-gelişme, emzirme, gebelik, yaşlılık gibi fizyolojik durumlara göre değişmektedir.
 
Çocuk ve ergenler için günde 3-4 su bardağı, yetişkinler için günde 2 su bardağı, gebe ve emzikli ve menopoz sonrası bayanlar için de günde 3-4 su bardağı süt tüketimi önerilmektedir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sütün sağlıklı beslenmedeki yeri Sayın İlkay Kıvrak Hanımefendi Merhaba Ekmekten sonra dünyada ikinci stratejik gıda olan süt tüketimine yönelik yazınız için teşekkür ediyorum. Yazınız da iki konuya açıklık getirmek istiyorum. 1-Osteoporoz Yakın bir zamana kadar Osteoporoz eksikliğinin kalsiyumun az alımından, böbrek, safra taşlarının, kalplere takılan sten (yüzük-küçük boru) tıkamalarının ise kalsiyumun fazla alındığından oluştuğu sanılırdı. Bu yüzden Ostreoporoz için kalsiyumlu gıdalar tavsiye edilir iken böbrek taşı, safra taşı olanlara, kalp steni takılanlara kalsiyumlu gıdalar tavsiye edilmezdi. Yapılan yeni araştırmalar sonucu yukarıdaki kabulleri tekzip ediyor. Finlandiya, Kuopio Üniversitesi’nde görevi esnasında Türk Bilim kadını Neva Çiftçioğlu böbrekteki , safradaki taşların, kalp stenlerini tıkayan unsurların calsiyum değil nano-bakteri olduğunu tesbit etmiştir. Bu buluş ile ilgili akademik tezi akademik bilim dergilerinde yayınlanınca ABD’ye davet edilerek ABD Nasa bilim kuruluna alınmıştır. Nano bakteriyi yeryüzünde, üstelik insanda, yani bu hastalarda bulunduğu açıklandıktan birkaç yıl sonra sanırım geçen yıl gazetelere, internet sitelerine düşen haber spotunuda şöyle deniyordu: Nasa çok önemli bir buluş açıklayacak. Ben de merak edip takip ettiğimde Nasa’nın açıklaması şuydu: Ohio çölünün bilmem kaç metre derinliğinde marstan düştüğü sanılan göktaşında nano-bakteri bulundu! Yukarıdaki hastalıklar etmeni bulunduğu için bu hastalıkların tedavisinin yeni buluşu Neva Çiftçioğlu tarafından patentlenmiş olup bu konuda klinik araştırmalar yeni başlamış ve başlamak üzeredir. 2-Süt Konusu: UHT sütlerde % 15-20 besin kaybınının var olduğu Hacettepe üniversitesi Gıda Mühendisliği öğretim üyesi Sayın yaşar Kemal Erdem bile NTV’de sayın Yavuz Dizdar ile yaptığı tartışmada ‘’itiraf ‘’ etmişti. Pastörize sütler ise: bilindiği gibi bir yıl öncesine kadar 95-97 °C ‘de ısıl işlem görmekte idi. Tarım bakanlığının pastörize süt denetimlerde mikrobiyolojik endişele

Çapar Kanat 
 08.03.2012 0:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2946
Kayıt tarihi
: 28.02.12
 
 

2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden mezun oldum. Halen Diyeteti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster