- Kategori
- Mizah
Süzme

Eleştirilmek iyidir. Bir şey yapıyorsanız, eleştirileceksiniz. Hiç bir şey yapmıyorsanız eleştiren olmaz.
Başbakan diyor ki: "Oturmuşlar köşelerine, bana ve aileme hakaret edip, eleştiriyorlar, yalan, yanlış yazıyorlar". Onlar yanlış yazıyorlarsa, siz doğrusunu söyleyeceksiniz sayın Başbakan. Siz doğrusunu söyleyeceksiniz, biz de öğreneceğiz. Gemiciği kendi cebimden aldım. Kendi öz sermayemle çocuklarımı şirketlere ortak yaptım. Deniz fenerini hiç bilmem. Kavun değiller ki koklayasın. Zaten kavunu, rakıyı ve beyaz peyniri sevmem. Mekruhtur. Bunları siz söylemezseniz, basın nereden bilecek. Bilemeyecek, böyle uyduracak. Gazete bu. Kese kağıdı değil ki ağzını büzesin. Bunların ağzını da büzsen, özgürlüğümüz kısıtlanıyor der, yaygarayı koparırlar. Bunları büzmeyeceksin, bunları süzeceksin. Süzülsün iğne ipliğe dönsünler. Süzme yoğurt olur da, süzme basın niye olmasın. Basın dediğin, yazdıklarını süzer de yazar. Basn kanunu bence yeniden yazılmalı ve basın sınıflandırılmalı. Süzülmüş basın, süzülmemiş basın diye, ikiye ayrılmalı. Süzülmemiş basın kesinlikle evlere sokulmamalı. Mahremiyet korunmalı.
Gazete, dergi üst kurulu (GÜDÜK) en kısa zamanda kurulmalı, başına da ehliyetli biri getirilmeli. Bu konuda ehliyet şart. Bak RTÜK nasıl hakkaniyetli ve ehliyetli çalışıyor. GÜDÜK te böyle olmalı. Yalan yanlış yazan olursa cezalandıracaksın. Aynı sütunlarda ahlaki makaleler yayımlatacaksın. Bağdatlı Molla Sübyani nin maceraları. Molla Sübyani Adli Tıbba karşı. Bir zamanlar, Refah Partisi iktidarda iken, bir tartışma başlatılmıştı, "taharet alırken parmak kaçıncı boğuma kadar işlev görmeli". Bu konu da o zamanlar bir türlü açıklığa kavuşmadı. Konu hakkında açıklamalar yayımlatılırsa iyi olur. Süzme basın bari bir işe yarar. Karanlıkta kalmış bir abdest kuralı da, sayenizde açıklığa kavuşur.
Başbakan diyor ki: "Oturmuşlar köşelerine, bana ve aileme hakaret edip, eleştiriyorlar, yalan, yanlış yazıyorlar". Onlar yanlış yazıyorlarsa, siz doğrusunu söyleyeceksiniz sayın Başbakan. Siz doğrusunu söyleyeceksiniz, biz de öğreneceğiz. Gemiciği kendi cebimden aldım. Kendi öz sermayemle çocuklarımı şirketlere ortak yaptım. Deniz fenerini hiç bilmem. Kavun değiller ki koklayasın. Zaten kavunu, rakıyı ve beyaz peyniri sevmem. Mekruhtur. Bunları siz söylemezseniz, basın nereden bilecek. Bilemeyecek, böyle uyduracak. Gazete bu. Kese kağıdı değil ki ağzını büzesin. Bunların ağzını da büzsen, özgürlüğümüz kısıtlanıyor der, yaygarayı koparırlar. Bunları büzmeyeceksin, bunları süzeceksin. Süzülsün iğne ipliğe dönsünler. Süzme yoğurt olur da, süzme basın niye olmasın. Basın dediğin, yazdıklarını süzer de yazar. Basn kanunu bence yeniden yazılmalı ve basın sınıflandırılmalı. Süzülmüş basın, süzülmemiş basın diye, ikiye ayrılmalı. Süzülmemiş basın kesinlikle evlere sokulmamalı. Mahremiyet korunmalı.
Gazete, dergi üst kurulu (GÜDÜK) en kısa zamanda kurulmalı, başına da ehliyetli biri getirilmeli. Bu konuda ehliyet şart. Bak RTÜK nasıl hakkaniyetli ve ehliyetli çalışıyor. GÜDÜK te böyle olmalı. Yalan yanlış yazan olursa cezalandıracaksın. Aynı sütunlarda ahlaki makaleler yayımlatacaksın. Bağdatlı Molla Sübyani nin maceraları. Molla Sübyani Adli Tıbba karşı. Bir zamanlar, Refah Partisi iktidarda iken, bir tartışma başlatılmıştı, "taharet alırken parmak kaçıncı boğuma kadar işlev görmeli". Bu konu da o zamanlar bir türlü açıklığa kavuşmadı. Konu hakkında açıklamalar yayımlatılırsa iyi olur. Süzme basın bari bir işe yarar. Karanlıkta kalmış bir abdest kuralı da, sayenizde açıklığa kavuşur.