​ Tabuların yıkılışı / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '11

 
Kategori
Bilim
 

Tabuların yıkılışı

Tabuların yıkılışı
 

Organik kimyanın başlangıcı - Üre.


Binlerce yıldır insanlardan her yerde olan her şeyi idare eden büyük bir gücün varlığına inanmaları ve ona itaat etmeleri istendi. Gerçekte bunu isteyenler o gücün aracılığı ile insanların kendilerine itaat etmelerini istiyorlardı. Bu isteğe boyun eğen insanlar onların yapmak istediklerini kolaylaştırdılar. 

Ancak günün birinde (1500’lü yılların sonları) bir adam (Giordano Bruno) çıkıp bilimsel verilere dayanarak güneşin dünya çevresinde değil, dünyanın güneş çevresinde döndüğünü söylemek cesaretini gösterdi. Bunun öncekine göre ne büyük bir fark olduğunun farkında mısınız? O güne kadar dünyanın insanların sınanacağı bir yer olarak o büyük gücün yarattığı söylenmişti. Böyle bir iddia her şeyi yerle bir edebilirdi. O yüzden bu iddianın sahibi yakılarak idam edildi. Fakat gerçek durum bilimin ilerlemesi ile saklanamaz ve inkar edilemez bir şekilde ortaya çıktı. 

Canlılarda, cansız varlıklardan ayrı olarak o büyük güçten bir parça olduğu söylenirdi. Canlılara ait olan herhangi bir şey üretilemez, yaratılamazdı. Ama 1828 yılında ilk defa organik bir madde olan üre laboratuar ortamında elde edildi (Friedrich Wöhler). Bu olamazdı ama işte olmuştu. Onun yerine yaratılışçılar olarak adlandıracağımız kişiler canlılığa ait başka organik maddelerin elde edilemeyeceğini iddia ettiler. Ama bilim ilerledikçe onların aksine yapılamaz denen birçok madde laboratuar ortamında elde edildi. Bugün bu süreç bir çıkmaza girip durmuş değildir. 

İnsanın nasıl olduğu konusunda birçok yeni bilgi bulundu. Hücre yapısı çok ayrıntılı olarak ortaya çıkarıldı. DNA’nın nasıl bir şey olduğu anlaşıldı (G, T, C ve A harfleri ile gösterilen dört adet baz). İnsan dahil bütün canlıların DNA’larının aynı organik maddelerden oluştuğu anlaşıldı. 2010 yılında DNA laboratuar ortamında elde edildi. İleride bilim tarihi bu yıldan DNA’nın elde edildiği yıl olarak söz edecek. 

Bütün bu gelişmelerde önceki sözünü ettiğim gücün varlığını iddia edenler eğilip bükülüp yeni şekiller almaya çalıştılar. Her bir ilerlemede ilerlemeyi ya inkar ettiler ya da ‘tamam, o yapıldı ama şunu yapamazsınız’ dediler. Bu böyle gidiyor. Ama bilimin ilerlemesiyle yapılamayanların sayısı gittikçe azalıyor. 

Şunu da gözden kaçırmamak gerekir. Bu bilim ve düşünce mücadelesi gerçekte doğaüstü güçler olmadığı için insanlar arasında yapılmaktadır. Peki neden yapılmaktadır? İnsanların özgürlüğü için. Özgür düşünce için. Bir insanın başka bir insana bağımlı olmaması için. İlkel zamanlardaki kölelik sistemini düşünün. Sebebi buydu ve bu tabuların yıkılışı ile günümüzde süren modern kölelik sistemi de yıkılacaktır. Bu konu bu kadar önemlidir. 

http://www.chemistryland.com/ElementarySchool/BuildingBlocks/BuildingOrganic.htm 

 

 
Toplam blog
: 125
: 6625
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

İstanbul 1980 doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. İstanbul'da oturuyorum. Dünya ve çevre hakkında düşü..