- Kategori
- Güncel
Tacizin ağır yükü

alıntı
Adli Tıp Kurumunun babası Prof. Dr. Şemsi Gök tarafından bayrağı teslim alan Prof.Dr.Sevil Atasoy’un görev süresinin bitiminden sonra başa gelen, kurumun dünya standartları seviyesine çıkartılması yönünde çalışmalar yapan Prof.Dr.İmdat Elmas’ın bu konuda ne derece başarılı olacağını bizlere zaman gösterecek. Ancak kurum hakkında bu yıl açılması istenen meclis soruşturmasına zemin hazırlayan olumsuz gelişmeler, yeni kurum başkanının bu konuda ne derece hassas olması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyor. Kurum tarafından mahkemelerde kanıt olarak sunulan raporlar neticesinde alınan kararlar hakkında basında yer alan suçlamalar yeni başkanın işlerini kolaylaştıracak gibi görünmüyor.
Taciz vakalarının vazgeçilmez başvuru adresi Adli Tıp, mağdurların fiziki ve ruhsal etkilenmeye maruz kalmadıkları yönünde verdiği raporla, “acaba sebebi benmiydim” noktasına gelen küçük yaştaki çocukların hayatlarındaki olası gelişmeleri-gelişmemeleri izlemek üzerine bir sisteme sahip olmalıydı. Bu çocuklar yoğun bir güven sorunuyla yetişiyorlar, yanlış kararlar ve dayatmalar üzerine kurulu bir hayatı sürdürmek zorunda kalıyorlar. Ebeveynlerinden saklama yolunu seçenlerse cinselliklerini bulamamanın ızdırabında tatminsiz bireylere dönüşüyorlar. Kabul edişin, kendine bile itirafdan korkulanın, anlatabilecek düzeye gelene kadar verilen uğraşın, dinmeyen öfkenin içinde birekenlere. Mutlu olmanın getirdiği ağır yükün altında ezilmemek için harcanan bir hayatın sonunda huzura kavuşanların sayısı çok az.
Hafıza kaybı kisvesi altında suçtan kaçma yollarında mutlu ve de kutlu hayatlarına dönen insanların, işlemedikleri suçlardan aylarını ve hatta yıllarını cezaevlerinde geçirmek zorunda kalanların, tecavüz mağdurlarının, hırslı hırsızların, kapanmamış cinayet dosyalarının sorumluluğunu kimler alacak??
Hiç kimse elbette, burası Türkiye…
Prof.Dr.İmdat Elmas’ın bir röportajında yıllardır toksikoloji laboratuvarlarının kullanılmadığını, bir çok aletin işlevini yitirdiğini, fen ve kimya alanında donanımlı bilim insanlarının yetiştirilemediğini, araştırma ve geliştirmelerin neredeyse sıfır düzeyinde olduğunu okumuştum. Bu olumsuzlukların nedenleri konusunda bir yorum getirmesede, iyileştirmeler yapılacağını belirtmiş. “Dünyanın çözemediği olayları çözüyoruz”iddiasına sahip eski başkandan daha gerçekçi bir yaklaşım. Umalım ki kimse alıkoymasın onu yolundan.