- Kategori
- Güncel
Tamam hepsi seninde (Sizi seçmeyenlere eylem yapanlara benim halkım diyemediniz..)
Çok değerli bir hanımefendi, şirin mi şirin anne,
Yardım amaçlı maratonların kraliçesi iyilik meleği değerli dost, yürekli dürüst gazeteci;
“Yonca Tokbaş” bugün yaka paça PKK’lı teröristlere bile uygulamadıkları bir şiddeti kullanarak gözaltına alınan “avukatlardan” söz etmiş “bu nasıl bir hukuksuzluktur” diye yazmış, çok şaşırmış…
Ben hiç şaşırmadım!
***
Bir ülkede yönetenlerin her şeyi sahiplenmesi gerekir. Olası sorunları çözmek ülkeyi daha mutlu daha doğru daha huzurlu daha refah bir yere taşımak en doğal ve en zorunlu görevidir.
Bu aşamaların her bir göreve bir görevli atanır, iş biliyorsa devam eder iş bilmiyorsa çeker alırsınız görevden, o kadar. Onun görevini nasıl yapacağı yasalarla, kararnamelerle ve talimatlarla belirlenmiştir.
İyi bir yönetici onların görevini yapan değil onlara görevini yapma fırsatını veren imkânını hazırlayandır.
***
Eğer benim Valim
Eğer benim kaymakamım
Eğer benim imamım
Eğer benim öğretmenim,
Eğer benim polisim
Eğer benim seçmenim
Eğer benim inançlı kız kardeşlerim
Eğer benim “türbanlı” kardeşlerim
Eğer benim hâkimim
Eğer benim savcım
Eğer benim bakanım, milletvekilim
Eğer benim halkım,
Deyip sadece bir kesimi işaret ederseniz, o ülkede hukuktan adaletten demokrasiden özgürlükten söz etmek mümkün değildir.
Bu saydıklarımın hiç biri Başbakandan habersiz ne bir iş yapabiliyorlar ne de bir tek laf edip özgürce konuşabiliyorlar. Bir tek Başbakan konuşuyor o ne derse yapılıyor hatta “kanun” oluyor.
Böyle özgürlük böyle demokrasi mi olur? Hukuk ve adalet tarafsız kalabilir mi?
Günlerdir Taksim de Gezi Parkında ve birçok yerleşim yerinde eylem yapan milyonlara “benim vatandaşım” diyemedi, üç beş çapulcu sarhoş Vandal vb. dedi o kadar, hayret doğrusu…
Adamın yanında yüzlerce danışman milletvekili bakan var nasıl olur da hiç;
“Tamam, hepsi senin” anladık ama bu ülkede sadece “seninkiler” yaşamıyor ki? Demezler anlayamıyorum…
***
Sadece bir tarafa sahip çıkmak sadece bir kesimi mutlu etmek dünyanın hangi ülkesinde ülkeyi yönetenlerin utanmadan sıkılmadan söz ettiği tek amaç olabilir?
Ve dünyanın demokrasiden özgürlükten bahseden hemen her daim halkın tamamını “muhabbetle” kucaklamadan bahseden bir yönetici kendisini seçmeyenleri ötekileştirip kendi seçmenlerine açıkça hedef gösterebilir ki?
***
Sevgili Yonca Tokbaş o kadar güzel şeylerle meşgul o kadar muhteşem iyilikler yapıyor ki maalesef ülkede son yıllarda çok kişinin sessiz kalarak bugüne taşıdığı “karanlıklardan” çirkinliklerden ve ayıplardan haberi yok, olsa bile “ülkesine” yakıştırmadığından söz etmek istemiyor…
***
Koş Yonca koş, içindeki yüreğindeki sevgi ve güzellik hiç solmasın…
Yürekten sevgiler efendim…
Erdoğan ÖZGENÇ