- Kategori
- Güncel
Torik balığı (Tarafsız gazeteci- politikacı yan yana gelince)
Teknoloji alıp başını gittiği için yeni nesil bizim neslin sıkça oynadığı “ bilmece bulmacadan” bihaber gibi…
Eskilerin sıkça anlattığı fıkra tadında bir bilmece hikayesi var aniden aklıma geldi. Önce onu anlatayım unutmadan, izin verirseniz.
Her ne kadar gazeteciler yandaş olan yandaş olmayan gazeteciler diye ikiye ayrılsa da artık herkes bilir ki gazeteciler ve politikacılar ayrılmaz bir bütündür sık sık ve mecburen bir araya gelirler.
***
Yine mecburen (?) yan yana gelen bir politikacı, tarafsız (?) bir gazeteciye “bilmece” sorar.
Bilmece aynen şöyle;
“Bir kafesin içindedir, rengi yeşildir ve şiirler okur. Hadi bil bakalım bu nedir?”
Gazeteci:
-Bir papağan olmalı, değil mi?
“Hayır”
-Belki de bir kanarya...
“Hayır”
-Yoksa bir muhabbet kuşu mu?
“Hayır”
Gazeteci düşünür ama aklına bir şey gelmez, politikacının gözünün içine (?) bakar.
Politikacı hemen anlar(?)
“Senin bu bilmeceyi bulman imkansız, ne kadar düşünürsen düşün doğru yanıtı vereceğini de hiç sanmıyorum.
Aslında çok kolay, bilmecenin cevabını ben söyleyeyim;
“TORİK BALIĞI”
?...!
Tarafsız (?) gazeteci çok şaşırır ve “ama sayın vekilim “torik balığı” yeşil değil ki? Der…
Politikacı;
-Ne demek yeşil yok, benim boyama hakkım yok mu; torik balığını yeşile boyadım…
Gazeteci gülerek;
“ Torik balığını siz mi boyadınız?
(….)
“Hadi öyle diyelim sayın vekilim ancak torik balığı kafeste bulunmaz ki...”
Politikacı;
Ne demek kafeste bulunmaz? Ben torik balığı aldığımda, yemek dolabına koyarım. Benim yemek dolabım “tel dolaptır” yani tıpkı bir kafes gibidir...
Tarafsız (?) gazeteci tam pes demek üzereyken bilmece aklına gelir;
“Tamam, çok haklısınız kabul ettim diyelim ama “torik balığı” şiir okumaz ki” der.
Bu sefer de politikacı gülerek cevap verir;
“Eeee, olacak o kadar, bizim bilmece de bu kadarcık şaşırtma olmasaydı hemen çözer çabucak bulurdun doğru cevabı…”
***
Dün Başbakanın beşe yakın konuşmasını dinledikten sonra, Taksim Gezi Parkı eylemlerine ve eylemcilerin kimliğine leke sürmek amacı güdülerek Türk halkının en can alıcı noktası din ve inanç istismarının devreye sokulmak istendiğini anlatan “İyi ki Türban varmış” diye bir yazı yazdım.
Bugünkü meclis konuşmalarında da aynı taktiğin devreye sokulmak istendiğini hatta anlaşılan o ki ileride yapmak istedikleri doğal (?)“mitinglerde” bunu ısrarla kullanacakları düşünüyorum hatta adım gibi de eminim.
Çünkü üzülerek belirteyim ki “hırs ve inatları” yüzünden tutacak başka dalları kalmadı…
***
İşte bu bilmece hikayesi Başbakanın ve ekibinin “Türbanı ve Türbanlı kızlarımızı” kullanacağını nereden anladın, diye soran dostlarım içindir…
***
Üzerinize atılacak en tehlikeli bomba “sevgi” bombası olsun…
Bendeniz çapulcu Erdoğan’dan sizlere sonsuz “sevgiler”
Erdoğan ÖZGENÇ