- Kategori
- Dans
Tango - Adımların büyüsü

Eski dünyanın yorgun insanları kendilerine yeni bir hayat kurmak için yeni dünyaya akın akın koştuklarında beraberlerinde geleceğe ilişkin umutlarıyla birlikte kendi hayat tarzlarını da taşımışlardı. Bugün yüzyıllar süren ve eskisi gibi kitlesel göç özellikleri taşımamakla birlikte kısmen devam eden bu kıtalararası taşınma deneyiminin kültürel izlerini Amerika kıtasının kuzeyinde ve güneyinde sosyal yaşamın her alanında açıklıkla gözlemlemek mümkün. Konumuz göç olgusunun sosyo-ekonomik sonuçları olmadığından giriş düzeyiyle sınırlı tutmak yeterli. Dersimiz Tango.
Tango, konuyla kıyısından köşesinden ilgili olan herkesin azbuçuk fikir sahibi olduğu gibi -çoğunlukla da klişe bir tanımlama olarak- aşkın ve tutkunun dansı olarak bilinir. Doğrudur da. Tabi hikayenin başını bilenler bu klişeyi toplum içinde rastgele kullanmadan önce şöyle bir üstüne başına çeki düzen verip derin bir nefes alır.
Tango, Buenos Aires'in Avrupa'nın dört bir yanından gelen yoksul göçmenlerin yaşadığı yoksul mahallelerinde yoksun bir hayat tarzından doğmuş, her bir göçmen kültürden izleri içinde barındıran, bu insanların umutlarını, umutsuzluklarını, hayal kırıklıklarını ve heyecanlarını, yer yer öfkelerini, çoklukla umursamazlıklıklarını, neşelerini ve kesinlikle hüzünlerini ifade eden bir tür müzik aslında.
Müzik olur da dans olmaz mı. Tango dansı işte bu müziğin anlattığı duyguların canlanmış, dile gelmiş hali. Dil vücut dili elbette. Dünya üzerinde müzik ve vücut dili yardımıyla anlaşamayacağınız insan Patagonya'da bile bulamazsınız, bu sebepledir ki Tango bugün genelde Arjantin, özelde Buenos Aires sınırlarını çoktan aşmış, dünya tarafından tanınan ve kabul edilen bir fenomen haline gelmiştir.
Derler ki, göçmenlerin büyük çoğunluğu ailesini, eşini, sevgilisini anavatanında bırakıp yollara düşen maceracılardan oluşmaktaydı. Kısaca büyük çoğunluğu erkekti. Zamanla kadın-erkek arasındaki bu sayısal dengesizlik genelev kültürünün süratle gelişip yayılmasına oumnayak olmuştur. Genelevler kadınla erkeğin bir araya geldiği en önemli sosyal mekan haline gelmiştir. O kadar kalabalık olur ki bekleyen insanları eğlendirmek için birşeyler yapmak gerekir. İşte Tango müziği ve dansı kaçınılmaz olarak burada devreye girer, burada gelişir. Bir kadının ve erkeğin en basit, en avam ama en gerçek duygularına hitap eder. Doğal olmayan hiçbirşeyi içinde barındırmaz, koreografisi yoktur; kontrol, kısıtlama sözkonusu olmaz. Herşey bir erkek, bir kadın, müzik ve dans karesinde olup biter. Alabildiğine basit, alabildiğine provokatif ama tam olarak gerçektir.
Bu tür Avrupa'ya ilk ayak bastığında doğal olarak kendi mecrasında akmış, tabir doğruysa "üst" katmanlar arasında benimsenmesi özünden epey değişikliğe uğramasıyla mümkün olabilimiş. Günümüzde yaşanan Tango çeşitli etkileşimler sebebiyle çeşitli mutasyonlara uğramış olmakla birlikte en önemli özelliği olan tamamıyla doğaçlama olma özelliğini korumaktadır. Aynı tango parçası çalınırken hemen her çiftin farklı bir figür uyguladığını görmek olağandır. Toplu danslarda belki kargaşa izlenimi yaratabilir ama aslında her erkek ve her kadın farklı bir iletişim içerisine girmektedir. Herkesin karşısındakine anlatacağı farklı bir hikayesi vardır. Tango, içinde tekdüzelik barındırmaz. Loş ışık vazgeçilmezdir, kadının zerafeti, bakışı, erkeğin ise duruşu, tutuşu, daha başlamadan dansın kalitesi hakkında bazı ipuçları verecektir. Müzik girer, kontrbas ritmi verir, bandoneon en temizinden en günahkarına bütün duyguları açığa çıkarır, keman sizi alır götürür. Bundan sonrası çiftlerin enerjisine ve yaratıcılığına kalmıştır.
Türkiye'de tangonun belki yüz yıllık geçmişi vardır ancak kitlelerle tanışıp sevilmesi ve yayılması belli başlı bazı ustalarımızın son 10-15 yılda sergilediği özverili gayretlerle mümkün olabildi. Bu insanlar sayesinde bugün Türkiye'nin en önemli şehirlerinde, yalnız Türkiye'nin Avrupa'nın değil, Dünyanın en önemli uluslararası Tango festivallerinden bazıları gerçekleştiriliyor. Özellikle İstanbul Tango alanında marka şehirlerden biri haline geldi. Bunu her festivalin bir öncekinden daha geniş katılımlı olmasından ve katılımcıların geldikleri ülkelerin daha da çeşitlenmesinden anlayabiliyoruz. Arjantin'in ve diğer ülkelerin en önemli dansçılarını ve eğitmenlerini kentimizde ağırlama, canlı olarak izleme, kendilerinden birşeyler öğrenme imkanı buluyoruz.
Fazla uzatmak istemiyorum. Tango bir şekilde ilgi alanınıza girdiyse ucundan tutun ve asla ertelemeyin derim. Yalnız bir konuda uyarmam gerekir; Tango iksiri bir kez damarınıza girerse bir daha ondan kurtulmanız imkansızdır. Sizi dönüşü olmayan ama kendinizi keşfetmenizi sağlayacak, sonuçlarıyla sizi şaşırtacak bir yola davet ediyorum.