- Kategori
- Futbol
Taraftar olmak..!

"Ben bir Galatasaray taraftarıyım."
Bu cümleyi okuyan birçok kişi, "Koçum benim, helal olsun..!" ya da "Hadi sende yanlış iş yapmışsın..!" dedi. Biliyorum çünkü hepimiz bu toplumun içinde yaşıyoruz. Bizim insanlar hakkında karar vermek için öyle çok fazla bilgiye ihtiyacımız yok. Pek çoğumuz için bir kişinin bizimle aynı takımı tutması onun iyi biri olması veya aksine rakip takımı tutması onun sevimsiz birisi olduğu izlenimine sahip olmamız için yeterli. Peki ya insanı insan yapan geride kalan yüzlerce nitelik. Oysa şu basit örneklere baktığımızda bu parametre ne kadar önemli kalabilir:
Bu örnekler inanın sonsuza kadar gidebilir. Bu sahnelerden biriyle karşı karşıya kalsanız (umarım kimse kalmaz) benim hangi takım taraftarı olmam sizin için ne kadar önemlidir. Kötü örnekleri ele alırsak siz aynı takımı tutmam durumunda beni hemen affeder misiniz veya yaptığım iyiliklerden sonra rakip bir takımı tutmam sizin minnettarlık duygularınızı azaltır mı..! Maça gittiniz, diğer tarafta rakip takımın taraftarlarını görüyorsunuz. Yanınızda ise sizinle aynı takımı destekleyen insanlar var. Sizinle aynı takımı tutması size ve sevdiklerinize bu insanların herhangi birinden bir zarar gelmeyeceği anlamına gelir mi? Maç bitip hayata yeniden karıştığınızda yukarıdaki örneklerde yer alan kötü insanın -maçta hemen sizin yanıbaşınızda oturan kişi- veya örneklerde yer alan iyi insanın karşı tribündeki rakip taraftarlardan biri olmayacağına kimin nasıl bir garantisi olabilir.
Herkesin ailesinde farklı takıma gönül vermiş birileri vardır. Kardeşler arasında ve hatta baba-oğul arasında bile farklı takım tutmalar olabilir. Peki bu durumda kardeşlerin birbirine olan sevgisi mi veya babanın evladına olan şefkatini değişir. Peki kendi yakınlarımıza karşı bu parametre çok birşey ifade etmezken neden hiç tanımadığımız insanlardan soğumamız ve hatta nefret etmemiz için yeterli olmaktadır.
80' yı yıllardı. Galatasaray' ın 3-0' lık yenilginin ardından İstanbul' da Neuchatel Xamax' la rövanş maçı vardı. Teyzemin oğlu Fenerbahçe taraftarıdır.Kendisi o esnada bizim evin su tesisatını yapıyor. Maç başlayıp Galatasaray golleri sıralayınca sevgili abim kendinden geçmiş ve yerlerde yuvarlanmaya başlamıştı. Aradan geçen yılların ardından şimdi aynı insan tam bir Galatasaray düşmanı. Peki ne oldu? İnsan aynı insan. Bir zamanlar kendisinin taraftarı olmadığı ama bu milletin bir takımı olduğu için onun başarısını içinde hisseden bir kişi, şimdi hiç gocunmadan aynı takımın bir yabancı takıma yenilmesini isteyebiliyor. Biz Tük Ulusu olarak diğer milletlerden çok farklı bir yapıya sahibiz. Bir Hollanda' lı için belki milli takım dışında diğer takımları dış ülke takımlarına karşı desteklememek kabul edilebilir olabilir, ancak böyle bir tarz bizim kültürümüze ve yapımıza ters. Çünkü kaybeden hangi takım olursa olsun hepimiz ülke olarak kaybediyoruz.
Takım tutmak hayatın sadece bir rengidir. Bir insanda yaşama dair daha yüzlerce renk vardır. Tüm renkler yanyana gelir ve karşımıza o insanı çıkarır. Aslında herkesin taraf olduğu tek nokta vardır. O da hepimizin İNSAN olduğu gerçeğidir. Bunu hepimizin unutmaması dileğiyle..!
Sevgile Kalın..!